Kardeşi adına alınan ancak inanç sözleşmesine dayalı olarak üçüncü kişi üzerine tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescil talebinin delil yetersizliğiyle reddi ve temyizde onanması.
Özet: Davacı tarafından, kardeşinin mali sıkıntıları ve güven ilişkisi nedeniyle kendi satın aldığı tarlanın inançlı işlemle davalı adına tescil edildiği iddiasıyla tapu iptali ve tescil, aksi halde bedelinin ödenmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermesi, bu kararın istinaf mahkemesince usul ve yasaya uygun bulunarak onanması üzerine, temyiz başvurusu yapan davacının itirazlarının hukuka aykırılık teşkil etmediği ve yerel mahkeme kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek Yargıtay tarafından onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/5337 E.  ,  2026/1530 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/934 E., 2025/1111 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/262 E., 2025/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.12.2015 tarihinde dava konusu 1 11... parselde bulunan tarla vasfındaki gayrimenkulünü ... 'dan 202.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin satış bedelinin 192.000,00 TL'sini nakit olarak elden ödediğini, kalan 10.000,00 TL için ise senet düzenlendiğini, kalan miktarın satıştan yirmi gün sonra yine elden nakit olarak ödediğini, müvekkilinin çocuğu olmadığını, ... isimli kardeşini, anne ve babası vefat ettiği için evladı yerine koyarak küçük yaştan itibaren büyüttüğünü, dava konusu taşınmazı yaşlandığı için kardeşine almak istediğini, o dönemde kardeşinin mali sıkıntılarından dolayı kardeşinin yönlendirmesi ile dünürü saydığı ve yanlış yapmayacağını düşündükleri ... adına taşınmazı tescil ettirdiklerini, davalıdan gayrimenkulün devrini istediklerini, davalı tarafın gayrimenkulün kızının ve torunlarının güvencesi olduğunu beyan ettiğini, davalının dava konusu arsayı satın alacak gücünün bulunmadığını, satışın gerçek bir satış olmadığını, tapuda bedelin çok düşük olduğunun göz önüne alınması gerektiğini belirterek dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini, aksi takdirde bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında inanç sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın dosyaya yazılı bir delil sunmadığını, davacının amacının ileride kardeşine kazandırıcı bir işlem yapmak olduğu kabul edilse dâhi, bu neticeye ulaşmanın bir çok hukuki ve pratik yolu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin davacının toplanılmasını talep ettiği delilleri toplamadığı, tanıkları dinlemediği ve bu sebeple hatalı karar tesis ettiğini, dava konusu gayrimenkulün esas sermayesini oluşturan S.S. ... Yapı Kooperatifinde bulunan iki adet hisse ve Bursa ili, ...Mahallesinde 354 m² arsanın tapu kayıtları, satış akit tablolarının celp edilmediğini, banka kayıtlarının celp edilmediğini, davalının dava konusu arsayı satın alma gibi maddi bir gücü bulunmamakla birlikte, eski malikini dâhi tanımadığını, dava konusu tarlanın yerinin dâhi bilmediğini, Mahkeme tarafından satışın gerçek bir satış olmadığını ispatlayan tapudaki satış bedelinin çok düşük olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, davalının alım gücünün araştırılmadığını, en önemli delil olan tanıkların ise dinlenilmediğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.