Taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davalının usulsüz tebligat, hile ve kötü niyet itirazlarının reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı ile davalı arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin davayı kabul ederek davalı adına kayıtlı hisselerin davacı mirasçıları adına tesciline hükmetmesi ve davalının istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, davalının usulsüz tebligat, delillerin dikkate alınmaması, adil yargılanma hakkı ihlali, kısmi davanın usulsüzlüğü, düşük harç, yanıltma ile alınan vekaletname, ödeme yapılmaması ve kötüniyet iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun Yargıtay tarafından kararın usul ve yasaya uygun bulunarak reddedilmesiyle alt mahkemelerin kararı onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/5711 E.  ,  2026/1531 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2024/3055 E., 2025/1707 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sivas 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/88 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilli ile davalı arasında 04.06.2021 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca davalı tarafın 64 25... parsel, 64 26... parsel ve 64 27... parsel sayılı taşınmazlardaki kendisine isabet eden hisselerini sözleşmede belirlenen bedel karşılığında satmayı vaad ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkili kendisine düşen edimi yerine getirdiğini belirterek davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 64 25... parsel, 64 26... parsel ve 64 27... parsel sayılı taşınmazlarda davalının 1/48'er hissesine ait tapu kaydının iptali ile...Noterliğinin 16.04.2024 tarih ve ...yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki payları nispetinde davacı mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dosyasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, dosyaya sunulan delillerin hiçbirinin dikkate alınmadığını, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiğini, söz konusu davanın kısmi dava olarak açılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, harca esas değer çok düşük belirtilerek dava açılmış olup öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, usulsüz yapılan işlemleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla usulsüz tebligata ilişkin itirazlarının kabul edilmediği takdirde, davayı inkâr kapsamında cevap ve delillerinin dikkate alınması gerektiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. ve 3. maddesinin Yerel Mahkeme tarafından re'sen gözetilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkilinin satış vaadinde bulunduğu ve imzaladığı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin aldatarak ve yanıltarak, üzerinde baskı kurularak, güven telkin edilerek alınan vekâletname ile yapılan işlemlerin de hukuken geçerliliği bulunmadığını, müvekkilinin gıyabında yapılan işlemlere ilişkin kendisine bilgi dâhi verilmediğini, satış vaadinden kaynaklı müvekkiline 60.000,00 TL ödeme yapıldığı iddia edilse de müvekkiline ödeme yapılmadığını, vekil ...'ın davacının kardeşi olduğu dikkate alındığında davacının kötüniyetle hareket ettiğini, dava konusu taşınmazların gerçek değerinin çok altında bedelle davacı adına tescil edilmesi amacıyla davanın açıldığını, taşınmazın gerçek değeri dikkate alındığında, müvekkilinden düşük bedelle satış vaadinde bulunmasını ve işbu bedelle taşınmazın satılmasını beklemenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.