Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini onarken, savunma hakkı kısıtlaması gerekçesiyle muhalefet şerhi düştü.
Özet: Sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının reddi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay çoğunluğu yargılama sürecinin usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğunu, delillerin hukuka uygun elde edildiğini ve vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandığını belirterek hükmün onanmasına karar vermiş; ancak muhalif üye, sanığın tanıkları sorgulama hakkının engellenmesi ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği gerekçesiyle çoğunluk kararına katılmamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2022/426 E., 2022/874 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 18. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2020/37 E., 2022/102 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.MUHALEFET ŞERHİDosya kapsamında mahkemece sanığın huzurunda dinlenen tanıklar ... . ve ... . .'nin beyanlarında, hazırlık aşamasında bahsettikleri ... isimli şahsın sanık olmadığını, kendilerinin beyanına konu ...'ın Şanlıurfalı olduğunu belirttikleri, sanığın ise Kahramanmaraş nüfusuna kayıtlı ve Yozgat doğumlu olduğu gözetildiğinde, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat mahkemesince ya da soruşturma beyanlarının okunulmasıyla yetinilen ancak sanıkla yüzleştirilmeyen tanıklar ... ., ... ., ... ., ... . ., ... ., ... ., ... . ve gizli tanık ...'in doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanığın tanıkları sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.