Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı ihlali kararı sonrası, vakfa vasiyet edilen taşınmazın tescili ve tapu iptal davasında yargılamanın yenilenmesi kararını onadı.
Özet: Davacı cemaat vakfının, Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkı ihlali tespitine istinaden yargılamanın yenilenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince 5737 sayılı Vakıflar Kanununun ilgili geçici maddesi uyarınca vasiyetnamenin tenfizi ile taşınmazın vakıf adına tesciline karar verilmesinin ardından, davalıların temyiz itirazları Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak reddedilmiş ve yerel mahkeme kararı onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/3005 E.  ,  2026/1545 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: 2023/12 E., 2025/16 K.
Mahkeme kararı davalılar Maliye Hazinesi ve Vakıflar 1. Bölge Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Vakıf tarafından Anayasa Mahkemesine ihlal başvurusu yapıldığını, Anayasa Mahkemesinin 2018/25252 başvuru kararı ile müvekkili vakfın mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına dair karar verildiğini ileri sürerek yargılamanın yenilenmesine, davanın kabulüne, vasiyetnamenin tenfizi ile tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “Mahkemece yapılan ve yargılamanın iadesine konu oluşturan yargılama sonucunda davacının istikhak, vasiyetnamenin tenfizi ve tapu iptali tescil isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince kararın onandığı, hükmün yasal yollardan geçerek 18/06/2018 tarihinde kesinleştiği; dava konusu vasiyetnamenin geçerli bir vasiyetname olduğu, vasiyet edenin dava konusu taşınmazı davacı vakfa vasiyet ettiği, davacının cemaat vakfı olup önceki mevzuata göre taşınmaz mülkiyeti edinmesi mümkün değil ise de; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 1936 Beyannamesinden sonra cemaat vakıflarına vasiyet edilen veya bağışlanan taşınmazlarla ilgili vakfa iade imkanı getirildiği, davacının bu imkandan yararlandırılmamasının ve dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesinin Anayasa'ya aykırı bulunduğu, ihlal kararının bir sonucu olarak eldeki davada davacı yararına yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluştuğu; mahkemenin önceki hükmünün Anayasa Mahkemesi kararına göre ortadan kaldırılmasına, davaya konu edilen vasiyetnamenin tenfizi koşulları oluştuğundan dahili davalı ... idaresine karşı açılan davanın kabulüne, vasiyet eden tarafından düzenlenen vasiyetnamenin tenfizine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek davacı vakıf adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı Hazinenin dava konusu taşınmaz üzerindeki mülkiyeti yargılama aşamasında kesin hükümle ortadan kalktığı için onun aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
IV TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Maliye Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; ilgili vakfın hakkının olup olmadığının sorulması gerektiğini, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hukuken geçerli bir vasiyet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyetnamenin geçerli olduğu tarihte geçerli olan kanunun uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı Kurum Vakıflar Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.