Fuzuli şagillik, ecrimisil ve inançlı işlemle tapu iptali tescil davalarına ilişkin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, fuzuli işgal nedeniyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle açılan asıl dava ile inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil talebiyle açılan birleşen davanın yargı süreçlerini özetlemektedir; ilk derece mahkemesi asıl davayı reddedip birleşen davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi asıl davada davacının istinaf başvurusu olmaması nedeniyle kesinleşen ret kararını onamış, birleşen davada ise inançlı işlemin ispatlandığı ve kredi ödemelerinin depo edildiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil kararını onayarak istinaf başvurusunu reddetmiş, yüksek mahkeme ise bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/718 E., 2025/1616 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Erzurum 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/261 E., 2024/206 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.II. CEVAPAsıl ve birleştirilen davalarda davalı vekilleri, davaların reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "birleştirilen dava yönünden davacı ...'in yemin beyanından açıkça anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki satış işlemi gerçek bir satış olmayıp, dava dışı ... ile yapılan bir ticari ilişki sebebiyle devrin yapıldığı açıktır. Bu halde taşınmazın üzerinden çekilen kredi parasının bu ticari ilişkiye sermaye sağlamak için kullanıldığı tarafların kabulünde olup, paranın iadesi hususu ...'in taraf olduğu başka bir davanın konusu edilebileceğinden her ne kadar mahkememizce ... tarafından paranın kullanılmamış olması sebebiyle istinafın paranın depo edilmesi yönündeki görüşü benimsenmemiş olsa dahi, istinaf ilamı kesin olduğundan Mahkemece istinaf ilamına aykırı karar verilmesi usulen mümkün olmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin ilâmı doğrultusunda” asıl davadaki müdahalenin men’i ve ercimisil taleplerinin reddine, birleştirilen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı–birleştirilen dava davalısı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “Asıl dava müdahalenin men'i ve ecrimisil istemine ilişkindir. Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/44 E., 2020/217 K. sayılı 17.09.2020 tarihli kararı ile müdahalenin men'i ve ecrimisil davasının reddine karar vermiş, bu karara karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış, karar bu şekilde kesinleşmiştir. Hâl böyle olunca davacı ... vekilinin asıl dosyaya ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine olanak bulunmamaktadır.Birleştirilen dosyada davalı vekilinin birleştirilen dosyaya ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; kaldırma kararı sonrası mahkemece davalı tarafından dava konusu taşınmazla ilgili olarak bankaya ödenen kredi bedelleri tespit edilmiş, tespit edilen 87.857,26 TL bedelin davacı tarafından bankaya depo edildiği anlaşılmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine özellikle, davanın inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası olduğu, usulüne uygun delillerle dava konusu taşınmazın inançlı işleme dayalı olarak davalıya devredildiğinin ispatlandığı, davalı tarafından yapılan bir kısım kredi ödemesi tutarı olan bedelin davacı tarafından depo edildiği, depo edilmesi gereken tutarın taşınmazın değeriyle orantılı olan tutar değil, davalı tarafından ödenen tutar olduğu” gerekçesiyle asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla asıl davada davacı-birleştirilen dosya davalısı ... vekilinin asıl dosya yönünden temyiz başvurusunun istinaf başvuru harcının verilen süreye karşın yatırılmadığı gerekçesiyle yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; dilekçelerdeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddia ve savunmalarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil; birleştirilen davada inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.