Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında maden geliri, faiz hesaplaması ile vekalet ücreti uyuşmazlıkları ve Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme temyizi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın hazine adına tescili davasında Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kısmen kaldırarak yeniden hüküm kurmuş ve davanın kabulüne karar vermiştir; bu kararda, maden geliri yöntemine göre değer biçme talebi reddedilmiş, ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonra yasal faiz uygulanması, vekalet ücreti ile kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin hükümlerdeki hataların düzeltilmesi gerektiği belirtilmiş, bunun üzerine davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk DairesiSAYISI
: 2025/935 Esas, 2025/1698 KararKARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/223 Esas, 2024/241 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bilecik ili, ... ilçesi, ... köyü 1 27... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değeri tespit edilirken maden gelirinin de dikkate alınmasını, gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın aktif maden sahası içinde olduğunu, objektif değer artış oranının düşük, kapitalizasyon faiz oranının da yüksek belirlendiğini, taşınmazın değerinin maden değerine göre tespit edilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin düşük belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davalı adına işletme ruhsatı bulunmadığı anlaşıldığından taşınmazın değerinin maden geliri yöntemine göre belirlenmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazının yerinde görülmediği, ancak 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/ 83... /69 karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, iptal kararından önce açılan davalarda kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği, gerekçesi açıklanmadan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesi uyarınca seri dava kabulü ile vekâlet ücreti takdirinin yerinde olmadığı, kamulaştırma fark bedelinin hak sahibine derhal ödenmesine karar verilmemesi, kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin hükmün infazda tereddüt yaratacak şekilde kurulmasının yerinde görülmediği, karar tarihi 10.06.2024 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 12.06.2024 olarak yazılmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ettiği, ayrıca faizin dava tarihinden itibaren ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1.Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmazın işletme ruhsatı alınan sahada bulunması nedeniyle kamulaştırılmasına karar verildiğinden 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kamulaştırmayı gerektiren hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kârın dikkate alınamayacağı gözetilerek tarım arazi niteliğine göre 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.