2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, istinaf etmeyen tarafın bölge adliye mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığına ilişkin ve kamulaştırma bedeli tespit yönteminin incelenmesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararını düşük bedel ve bilirkişi raporu eksikliği gerekçeleriyle istinaf eden davalıların başvurusu, bölge adliye mahkemesince arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak belirlenen değerin ve uygulama metodolojisinin yasalara uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiş; ilk derece kararını istinaf etmeyen davacı idarenin, bölge adliye mahkemesinin bu istinaf ret kararına karşı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz istemi usulen reddedilmiştir.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/2636 Esas, 2025/1751 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/473 Esas, 2023/598 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş olup davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incelemesi sonucunda;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalının istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı idarenin, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 23... parsel (eski 947 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %135 objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınmak suretiyle değerlendirme tarihi itibarıyla değer biçildiği, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A.Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;Davacı idarenin temyiz dilekçesinin REDDİNE,B.Davalılar Vekilinin Temyizi Yönünden;Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.