Tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açılan davada, davalının ürünlerdeki marka kullanımı, işletme devri ve lisans sözleşmesi geçerliliği mahkemece inceleniyor.
Özet: Davacı, özellikle kalite ve standart belgelendirme hizmetlerini de kapsayan tescilli görsel markasının, davalı tarafından dondurma ürünleri ve tanıtım materyallerinde izinsiz kullanıldığını iddia ederek, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve maddi tazminat talep ederken; davalı ise markanın kullanım hakkını bir işletme devriyle edindiğini, davacı ile üçüncü bir şirket arasında imzalanan lisans niteliğindeki 2018 tarihli protokolün halen geçerli olduğunu, feshedilmediğini ve kendisinin yeni üretim yapmadığını, yalnızca devraldığı hazır ürünleri sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/86 Esas - 2025/539
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2024/86KARAR NO
: 2025/539....DAVA
: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ
: 21/02/2024KARAR TARİHİ
: 31/12/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 31/12/2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Ref'i, Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı taraf dava ve replik dilekçelerinde özetle; davacının ... nezdinde ... sayı tahtında 41 ve 42. Sınıflarda tescilli görselli bir markanın sahibi olduğunu, ... Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürlüğü’nün 21.07.2023 ve 28.07.2023 tarihli yazıları ile davalının bu markayı kendi ürünlerinde kullandığının tespit edildiğini, halbuki taraflar arasında bu markanın kullanımına ilişkin herhangi bir lisans sözleşmesinin bulunmadığını, davalının ürünlerinin üretimi esnasında bahsi geçen .... tarafından bir kontrol veya denetim hizmetinin de verilmediğini, davalının davacının markasını dondurma kaplarında, şemsiyelerde ve dondurmaların konulduğu dondurucu ve buz dolaplarında kullanmakta olduğu, halbuki dava konusu edilen markanın tescili kapsamına “kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi hizmetleri”nin de girdiğini, dolayısıyla davacının markası ile birebir aynı olan davalının markasal kullanımlarının davacının tescilli markasından kaynaklanan haklarının ihlali anlamına geldiğini, davalının cevap dilekçesinde bahsettiği, ... .... Şti. arasında 02.07.2018 tarihinde akdedilen işbirliği protokolüne davalının taraf olmadığını, ayrıca söz konusu protokolün süresinin 5 yıllık olduğunu ve bu sürenin otomatik olarak uzamadığını, zaten de söz konusu protokolün, 12.2. maddesi gereğince, davacı tarafından 01.04.2020 tarihinde feshedildiğini, ayrıca davalının iddialarının aksine, söz konusu protokolün “devredilmezlik” başlıklı 9. Maddesi gereğince markanın kullanım hakkının davalıya devredildiğinden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, davalının davacının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına kaldırılmasına ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00.-TL maddi tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06.11.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 456.451,80.-TL'ye yükseltmiştir.CEVAP
:Davalı şirket vekili beyanlarında özetle; davalının 02.10.2020 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulduğunu, kuruluşundan itibaren 3 yıl süre ile .... isimli şahsın davalının yetkilisi olduğunu, ......’ndeki hisselerini....” markalarıyla ticaret mevkiine sunulan dondurma ve benzeri ürünlerin kamuya sunumunun ....’nin bu protokol kapsamında davacının banka hesabına 22.02.2019 ve 04.03.2020 tarihli dekontlarla ödemeler yaptığını, imzalanan protokolün 5 yıl geçerlilik süresi bulunduğunu, bu protokolün lisans sözleşmesi hüviyetinde de olduğunu, davalının devraldığı markaları ve hisse devir işlemleri neticesinde davacı ile sözleşme imzalayan .....’nin dava konusu edilen ürünlerinin üretildiği işletmesini de devralmış olduğunu, bu devirle birlikte sözleşmeden/lisanstan doğan haklar ile bu ambalajların da davalıya geçtiğinin kabulünün gerektiğini, zira işletme devrinin, külli halefiyet gereği, lisans ve yapılan sözleşmeler gibi fikri mülkiyet haklarını da içerdiğini, sözleşmedeki devir yasağının TTK m. 11 emredici hükmün etkisini ortadan kaldırmasının hukuken olanaksız olduğunu, bir an için lisansın devredilmediği varsayılsa bile davalının herhangi bir üretim yapmadığını, sadece üretilmiş hazır haldeki ürünleri logo ve açıklamayı içeren mahfazalarıyla birlikte devir aldığını ve ürünlerin yeniden satışını yaptığını, dava konusu edilen logo ve açıklamayı içeren az sayıdaki ambalajın, ...Ltd. Şti. tarafından işletme devri suretiyle davalıya devredilmiş olduğunu, davalının da bu ürünlerin bir kısım işletmelere toptan satışını yaptığını, davacının bu ürünleri 05.01.2023 ve 21.07.2023 tarihinde perakende satın aldığını ve davaya konu ettiğini, lisans niteliğindeki 01.06.2018 tarihli sözleşme devam ederken ve anılan perakende satış tarihlerinden en az iki yıl önce bu ürünlerin mahfazası üzerine bu logo ve açıklama konulduğundan, ambalaj üzerindeki açıklamanın marka hakkına tecavüz oluşturduğunun ileri sürülemeyeceğini, ayrıca lisans sözleşmesi usule uygun feshedilmediğinden ve/veya (varsa) fesih karşı yana bildirilmediğinden halen de geçerliliğini sürdürmekte olduğunu, davalının sınırlı sayıda devraldığı bu ürünlerle ilgili olarak, tüm iyi niyetiyle, davacı ile gerekirse yeni bir sözleşme yapılması için görüşmeler yürüttüğünü ancak olumlu netice alamadığını, bunun üzerine de davalının 2023 yılı Temmuz ayında, ticaret mevkiindeki sınırlı sayıdaki bu ürünlerin tamamını piyasadan çektiğini ve içindeki dondurma ürünleriyle birlikte imha ettiğini, her ne kadar davacı taraf 01.06.2018 tarihli sözleşmenin 01.04.2020 tarihinde feshedildiğinden bahsetmişse de bu feshin ...Ltd. Şti.’ne bildirildiğine ilişkin bir evrakı dosyaya sunmadığını, fesih beyanının, usulüne uygun olarak muhatabına tebliğ olunmadan hukuken hüküm doğurmayacağının açık olduğunu, zaten de SMK m. 152 hükmü gereğince tescilli marka sahibinin vermiş olduğu izinle piyasaya sunulan ürünler üzerinde davacının marka hakkı tükendiğinden davalının dava konusu edilen ürünleri satın alması ve tekrar satışa arz etmesi biçimindeki eylemlerin zaten hukuka aykırı olmadığını, ayrıca da davacının huzurdaki davasına mesnet aldığı SMK m. 7/2-a ve m. 7/3 hükümleri kapsamında marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için davalının davacının markasını tescilli olduğu emtialarda kullanıyor olması gerektiğini, davacının markasının ise 30. Sınıfa giren “dondurmalar” yönünden değil, 41 ve 42. sınıflara giren hizmetler yönünden tescilli olduğunu, davacının davalı şirketin yetkilisi hakkında marka hakkına tecavüz suçunu işlediği iddiasıyla .... soruşturma sayılı dosyası üzerinden dosyaladığı şikayetin de alınan bilirkişi raporu sonucunda marka hakkına tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile reddedildiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.Tarafların tüm delilleri toplanmış, değişik iş dosyası celp olunmuş, talimat bilirkişi raporları dosyaya ibraz ettirilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi incelemesi yapılmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacı markasına tecavüz edilip edilmediği tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı ile davalı arasında lisans sözleşmesinin olup olmadığı veya devam edip etmediği noktasında toplanmaktadır.DEĞERLENDİRMELER;DAVACININ TESCİLLİ MARKASINDAN DOĞAN HAKLARININ DAVALI TARAFINDAN İHLAL EDİLİP EDİLMEDİĞİ HUSUSU;6769 sayılı SMK’nın 29. maddesi, marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenlemiştir. 29. maddesinin (a) bendine göre, 7. maddenin ihlali, marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.6769 sayılı SMK’nın 7. Maddesine göre de; “... (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması halinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması halinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a)İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması.b)İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya o işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması.e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması”.SMK’nın 29. Maddesinin devamına göre de; aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:“(1) a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c)Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”.Bütün bunlara göre; somut olayda davalının piyasaya sürdüğü “dondurma” ürünlerinde gerçekleştirdiği markasal kullanımların davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz edip etmediğinin tespiti için;Bu kullanımların aynı veya benzer olup olmadığı,Mütecaviz olduğu iddia edilen kullanımların, tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde kullanılıp kullanılmadığı,Bu kullanımın halk nezdinde, ilişkilendirme ihtimali dahil, karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığı, değerlendirilmelidir.Davacının tescilli markasıyla dava konusu edilen markasal kullanımların aynı/benzer olup olmadığı:Somut olayda karşılaştırılan işaretler/tescilli markalar ve markasal kullanımlar birlikte incelendiğinde; işaretleri oluşturan unsurların hepsinin birebir aynı olmadığı gözetildiğinde, markaların ayniyetinden söz edilemeyecektir.Markaların benzerliği incelemesine geçildiğinde; bu incelemenin hangi kriterlere göre yapılacağı hususunda, doktrindeki ve yargı kararlarındaki yerleşmiş görüşler dikkate alınmalıdır. Buna göre de, öncelikle, birden fazla unsur ihtiva eden markalarla ilgili “markanın esas unsuru” ve “markanın bir bütün olarak ele alınması” incelemelerinin ve sonra da “markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerliğinin karşılaştırması” incelemesinin yapılması gerekmektedir. Şöyle, ki;Bir markada esas unsur, potansiyel müşteriler için ilk anda göze çarpıp hafızada yer eden unsurdur . Markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesi görsel, duyusal ve kavramsal açıdan en önemlisi potansiyel müşterinin bakış açısından yapılacaktır3. Ayrıca, bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı vs.den oluşan şekil olup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır . Zira; potansiyel müşteriler somut olaydaki gibi kelime, şekil, renk gibi karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir. Ayrıca, potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır .Davacının huzurdaki davasına mesnet aldığı markası, renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada ihtiva eden karma bir markadır; işarette iç içe geçmiş iki çemberin orta kısmına konuşlandırılmış renkli ve simetrik bir figür ile çemberlerin arasındaki boşluğa, düz yazım karakterindeki büyük harflerle yazılmış “... GIDA GÜVENLİĞİ ENSİTÜSÜ” kelime öbeği kullanılmıştır. Dava konusu edilen markasal kullanımlara bakıldığında, birebir aynı işaretin geçtiği görülmektedir; diğer bir ifadeyle, dava konusu edilen işaretlerde/ tanıtma vasıtalarında, davacının tescilli markasının birebir aynısı kullanılmıştır. Bu yüzden de somut olay yönünden, marka hakkının ihlalinin oluşup oluşmadığı yönündeki tespit için gereken birinci koşulun gerçekleştiği, daha ayrıntılı bir inceleme/ değerlendirme yapılmasına gerek kalmaksızın, söylenebilecektir. Bundan sonra;Davacının markasının kapsamına giren emtialar ile dava konusu edilen markasal kullanımların gerçekleştiği emtiaların aynı/benzer olup olmadığı:6769 sayılı SMK m. 29 hükmü kapsamında incelenmesi gereken hususlardan biri de, markaların emtialarının benzer olup olmadığı hususudur. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;Benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği,Benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,Son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profilleri,Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,Birbirleri yerine ikame imkânlarının ve birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı,Aralarında ham madde/yarı mamul/mamul ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır.“Aynı mal veya hizmet” kavramı son derece açıktır. “Benzer mal veya hizmet” kavramında yer alan benzerliğin tespitinde ise piyasanın anlayışı ile halkın karıştırması ihtimali esas alınmalıdır. Aynı mallarda karıştırma tehlikesi yüksek olduğu gibi mallar arasında benzerlik oranı yükseldikçe karıştırma oranı da yükselecektir.Ortalama tüketici, markaları aynı anda incelemeye tabi tutmadığı gibi küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde inceleyemez. Sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışır. Ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunması dahi karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterlidir .Ancak; ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal ve/veya hizmetlerin türüne göre değişebilmektedir. Eğer söz konusu olan mal ve/veya hizmet, kitlesel tüketim mal veya hizmetleri ise, ortalama tüketici makul derecede iyi bilgilendirilmiş ve bu derecede tedbirli, dikkatli kimsedir. Söz gelimi çiklet, çikolata, bisküvi gibi fiyat bakımından ucuz ürünlerin satın alınmasında tüketiciden beklenen dikkat düzeyi düşük olacaktır . Aynı şekilde, nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerin alınması sırasında gösterilen özenin düşüklüğü, markalar arasında daha açık farklılıklar bulunmasını gerektirir . Yani, “ortalama tüketici”nin seviyesi, ilgili mal ve/veya hizmetlerin hangi tüketici kitlesine hitap ettiğinin tespit edilmesiyle bulunur. Mal/hizmetlerin günlük tüketim niteliği, hızlı alım satıma konu olması, ucuz olması ve önceki markanın hafızada bıraktığı izin tüketicinin tercihinde önemli etken olması gibi faktörler, ilgili “ortalama tüketici”nin seviyesinin belirlenmesinde önem arz eder. Somut olayımızda da; dava konusu edilen markasal kullanımlarım gerçekleştiği emtialar incelendiğinde; bu emtiaların “dondurmalar” olduğu, yani nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerden olduğu ve hitap ettikleri tüketicilerin markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı,Davalı tarafından kullanılan markanın ... Gıda güvenliği Enstitüsü adına 41 ve 42. Sınıflarda tescilli olan .... sayılı markanın birebir aynısı olduğu, ayrıca dava konusu ürünler üzerinde kullanılan ".... tarafından ürün kalitesi güvence altına alınmıştır" açıklamasının da hem markanın asli ayırt edici unsuru olan ... ibaresini içermesi, hem de ilgili üniversitenin ..... önde gelen Üniversitelerinden olması nedeniyle bahse konu kullanımların orta düzey tüketiciler tarafından doğrudan davacı ... ile ilişkilendirileceği, ilgili ürünlerin davacının izin ve kontrolü altında üretilen ürünler olduğu algı ve izlenimi yaratacağı,.... tüm Türkiye çapında tanındığı dolayısıyla tanınmış marka korumasından yararlanabileceği, markanın mal ve hizmetleri arasında "kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal ve hizmetlerin test edilmesi " hizmetlerinin de bulunduğu, dava dışı ....ile davacı arasında aktedilen işbirliği protokolü gereği davalının markasal kullanımlarının davacının marka hakkının ihlali niteliğinde sayılamayacağı ileri sürülmekte ise de davacı tarafından dava dosyasına sunulan ..... Müdürlüğünün bahsi geçen 2.07.2018 tarihli iş birliği protokolunun davacı tarafından iptal edildiğine ilişkin .... ne 1.04.2020 tarihinde gönderdiği yazıdan bahsi geçen dava dışı firmanın dava konusu edilen logo /markanın kullanma hakkının hukuken mesnetsiz kaldığı anlaşılmaktadır. . Davalının bu firmanın halefi olduğu kabul edilse dahi markanın kullanım hakkının geri alınmış olması nedeni ile davalının somut uyuşmazlıkta söz konusu protokole dayalı olarak bir hak iddia edemeyeceği ve davalı kullanımlarının davacı marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.Davalı tarafından söz konusu ürünlerin daha önceki sözleşmeden kaynaklı ürünler olduğu, şirket devrinden sonra önceki şirketin elindeki kalan mallar olduğu ,markanın tükenmesi ilkesi gereği tecavüzden bahsedilemeyeceği belirtilmiş ise de davacı tarafından dava dışı üçüncü kişi şirkete markanın kullanılmaması gerektiğine ilişkin yazı gönderildiği , markayı kullanma hakkının davacı tarafından geri alındığı dolayısıyla davalının önceki sözleşmeye dayanarak bir hak talep edemeyeceği ve markanın tükenmesinden bu nedenle bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır.Davalı tarafın tazminata esas defter ve belgeleri bilirkişi marifetiyle incelenmiş, bilirkişi tarafından davacının tazminata esas talep edebileceği miktar hesaplanmış ancak mahkememizce sehven bilirkişi tarafından belirlenen miktar aşılarak davacının neye göre talep ettiği anlaşılamayan talep arttırım dilekçesi yönünde karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H ÜK Ü M
:Davanın Kabulüne,Davacı marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, markanın dondurma kutuları, buz dolapları , dondurucu şemsiye ve bunun gibi araç ve gereçlerden, kartvizit, mektup, posta kartı, katalog fiyat listeleri , menü ve bunun gibi antetli kağıtlardan ve evraklardan sökülmesi suretiyle tecavüz teşkil eden ürünün ortadan kaldırılmasına,Marka hakkına tecavüz dolayısıyla bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz , makine gibi araçlara diğer ürünleri üretmeye engel olmayacak şekilde el konulmasına, el konulan ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesine, marka hakkına tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhasına,Kararın kesinleşmesini müteakip, masrafı davalıdan alınmak kaydıyla mahkeme karar özetininin ulusal çapta yayın yapan üç gazeteden birinde ilanına,466.451,80.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,Alınması gereken (466.451,80.-TLx%068,31)=31.863,32.-TL eksik bakiye karar harcı ile 732,00.-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap edilen takdiren 74.632,29 TL nispi ve kabul edilen diğer maddi istemler için hesap edilen takdiren 55.000,00.-TL maktu olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 3.280,00.-TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,Davalının yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),Dair, davacı vekili ile davalı şirket vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdırMASRAF DÖKÜMÜGider avansı
: 17.840,00.-TLTOPLAM
: 17.840,00.-TLilk 600.000,00 TL için (466.451,80 TL) %16 74.632,29 TLsonraki 600.000,00 TL için %15 0,00 TLsonraki 1.200.000,00 TL için %14 0,00 TLsonraki 1.200.000,00 TL için %13 0,00 TLsonraki 1.800.000,00 TL için %11 0,00 TLsonraki 2.400.000,00 TL için %8 0,00 TLsonraki 3.000.000,00 TL için %5 0,00 TLsonraki 3.600.000,00 TL için %3 0,00 TLsonraki 4.200.000,00 TL için %2 0,00 TL466.451,80 TL için TOPLAM 74.632,29 TL