Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, kıyı vasfındaki taşınmazın tapu kaydının iptaliyle oluşan zararın Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi gereğince Hazineden tazmini ve belirlenen bedelin yeterliliğine ilişkin temyiz kararı.
Özet: Davacılar, tapu kaydının kesinleşen mahkeme kararı ile kıyı vasfıyla terkin edilmesi ve taşınmazın kamu malı niteliğinde olmasına rağmen özel mülkiyete konu edilmesinden doğan zararlarının, Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazmini istemiyle dava açmış; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı üzerine istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesi, tapu sicilini tutmakla görevli devletin tazminat sorumluluğunun doğduğunu belirterek vekalet ücretine ilişkin hükmü düzelterek esas hakkında davanın kabulüne karar vermiş olup, bu karar aleyhine taraflarca temyiz yoluna başvurulmuştur.

MAHKEMESİ
: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/1074 Esas, 2024/739 KararKARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Van 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/707 Esas, 2023/181 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 6 22... parsel sayılı taşınmazın 10.900,74 m²lik kısmının kesinleşen mahkeme kararı ile tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verildiğinden uğramış olduğu zararın faizi ile birlikte 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin oldukça düşük belirlendiğini, soyut ifadelerle belirlenen değerin hatalı olduğunu, emsal karşılaştırması için yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bedelin düşük olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.2.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, soyut ifadelerle belirlenen değerin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz değerinin emsal karşılaştırması yöntemi ile belirlenmesi için yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, bedelin düşük olduğunu, belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.3.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, emsalin dava konusu taşınmaza aynı değerde olmadığını, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin Van 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/673 Esas sayılı dosyasında ... tarafından taşınmazın tapu kaydının iptali ve kıyı olarak terkini talebi ile dava açıldığı, davalıların karşı dava ile tazminat talep ettiği, mahkemece yapılan yargılamada karşı dava tefrik edilip, asıl dosyada iptal ve terkin hükmü kurulduğu, kararın istinaf edilmeden 29.04.2021 de kesinleştiği, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde kıyı olmasına rağmen özel mülke konu edildiği, dava konusu taşınmazın 2015 yılında tapu kaydı beyanlar hanesine şerh düşüldüğü, bu haliyle mülkiyet hakkının kullanılamaz olduğu ve tapu sicilini tutmakla görevli devletin tazminat sorumluluğunun doğduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ancak, vekâlet ücretine ilişkin hükmün hatalı tesis edildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.3.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekillerinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacıların dava konusu taşınmazı tapu kaydına 04.02.2015 tarihinde konulan ''10.935, 78... ' lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır.'' şerhi ile birlikte 11.01.20 19... .02.2019 tarihlerinde satın almak suretiyle hissedar oldukları anlaşılmıştır.4. Dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh konulması ile Devlet tapu sicil kaydındaki şerhin tesisini sağlayarak kaydın bu hâli ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirmiştir.4721 sayılı Kanun'nun 1020 nci maddesinin; "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.'' hükmü nazara alındığında tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devir alan davacının iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemez. Hâl böyle olunca, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine,2.Davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının BOZULMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.