Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin tescilli endüstriyel çadır tasarımına tecavüzün tespiti, refi, meni ve tazminat ile tasarımın hükümsüzlüğü taleplerini ele alan gerekçeli kararı.
Özet: Bu gerekçeli karar, davacının tescilli çadır ve kamp malzemeleri endüstriyel tasarım haklarının davalı tarafından ihlal edildiği iddiasıyla tecavüzün tespiti, refi, giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren asıl dava ile davalının ise davacının tasarımının hükümsüzlüğünü talep ettiği karşı davayı detaylandırmakta olup; davacı, bir bilirkişi raporuna dayanarak davalının ürünlerinde benzerlikler bulunduğunu ileri sürerken, davalı rapordaki eksikliklere ve kendi ürünleri ile davacı tasarımları arasındaki belirgin farklılıklara dikkat çekerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/564 Esas - 2025/544
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2023/564KARAR NO
: 2025/544.....dava. TazminatKARŞI DAVA
: Tasarım HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ
: 30/11/2023KARŞI DAVA TARİHİ
: 25/12/2023KARAR TARİHİ
: 31/12/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 23/01/2026Mahkememizde görülmekte bulunan asıl dava, Endüstriyel Tasarım Tecavüzün Tespiti, Ref'i, Giderilmesi, Maddi ve Manevi Tazminat ile karşı dava, Tasarımın Hükümsüzlüğü istemli davaların yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVA
:Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı ...tarafından müvekkiline ait tescilli tasarım haklarının ihlal edilmiş olduğunun taraflarınca tespit edildiği delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebinde bulunarak mahkemeye başvurdukları ... İş sayılı dosya kapsamında davalının adreslerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, yapılan inceleme sonucunda aleyhine tespit talep edilene ait olan adres ve web adresleri üzerinde yapılan incelemelerde .... sayılı tescile konu tasarımlar ile bilgilenmiş kullanıcı gözü ile çok ufak farklılıklar haricinde genel izlenim itibariyle aynı tasarımlar olduğunu belirten bir değerlendirmenin söz konusu olduğu, ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabul edildiği, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünler ile bu ürünlerin imaline ilişkin kayıtlara el konularak muhafaza edilmesi, ilgili web adreslerinde erişimin engellenmesine karar verildiğini belirterek müvekkili şirkete ilişkin bilgilere yer vermiş, şirketin 20 yıldır çadır ve kamp malzemeleri sektöründe faaliyet göstermekte olduğu, dava konusu tasarımlara ilişkin tescil bilgilerinin verildiği, tescile konu ürünlere tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden durumların bulunduğu, buna ilişkin tespitlerin bilirkişi raporunda açıkça yer aldığı bilgilerine yer vererek, 6769 sayılı kanunun ilgili maddelerine atıfta bulunmuş, davalının bu hakları ihlal eden nitelikteki davranışları ile davalı eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, durdurulmasına, önlenmesine ve hükmün ilan ile 1.000,00.-TL maddi , 50.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili uyap sisteminden göndermiş olduğu ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini toplam 84.434,38.-TL'ye yükseltmiştir.CEVAP-KARŞI DAVA
:Davalı şirket vekili cevap-karşı dava dilekçeleriyle özetle; dava konusu tasarım ve bu kapsamda .... sayılı dava kapsamında sunulmuş olan bilirkişi raporunda delil tespit aşamasında müvekkilinin iş yerinde herhangi bir ürün bulunmamasına karşın şirket çalışanı olduğunu beyan eden ... isimli şahsın telefonundan alınan çadır görsellerinden davalının tasarım hakkına yönelen ihlallerin ortaya çıktığını, çeşitli sosyal medya mecralarında müvekkilinin üretip ticaretini yaptığı çadırların görülebilir olduğunu, vekilin üretmiş olduğu çadırlarla davacının tasarım hakkını ihlali ve bunun yanı sıra durumun haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek sayın mahkemeden taleplerde bulunduğuna ilişkin açıklamalara yer vermiş, davanın reddine ilişkin hukuki gerekçelerini sunmuş, .... sayılı dosya kapsamında alınan bilir kişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, davacı yanca dava dilekçesinde ... isimli şahıstan alınan görseller şeklinde belirtilen delillerin dosyaya eklenmesinin hukuki olmadığını, bu görüntülerin rıza ile mi ya da başka şekillerle mi alındığının açık olmadığını, bilirkişi unvanlarının tasarım uzmanı ve yazılım web internet multimedya uzmanı olduğunu, tasarımlara tasarım hukuku kapsamında bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakılınca belirgin bir farklılık olması gerektiğini, incelemeyi yapan heyette sektör bilirkişisi bulunması gerektiğini, rapor düzenleyen bilirkişilerin bu konudaki yetkinliklerinin eksik olduğunu, taraf tasarımlarının benzer olduğunu söylenmesinin mümkün olmadığını belirterek tasarım ve tasarıma dair kanun maddelerine yer vermiş, esinlenme serbestisinden bahsetmiş, yine tasarıma ilişkin değerlendirme kriterlerini kanuna dayanarak açıklamış, bu açıklamalardan hareketle tasarımlardaki en önemli farklardan birisinin müvekkili çadırlarında güneşlik vazifesi gören çıkıntı kısmının altında 3 adet direk ile yere doğrudan sabitlenir olması ancak talep eden şikayet tasarımlarında 2 adet direk bulunmasını, müvekkili çadırlarında kapı kısmı U formu ile oluşurken talep eden şirkette düz bir kapı tasarımının olduğunu, müvekkili tasarımlarında güneşlik tepe kısmının sona erdiği kısımdan uzatılmakta olup talep eden şirketin tescilli tasarımında güneşliğin kapının üzerinde konumlandırıldığını, müvekkili tasarımlarında ön kapının içinde dış etkilerden korumaya yarayan çadırın imal edildiği malzemeden devamlı oluşturulmuşken, talep eden şirket tasarımında böyle bir mekanizmanın mevcut olmadığını, buradan hareketle tasarımlar arasında önemli farklar bulunduğunu belirtmiş, diğer taraftan talep eden şirket adına söz konusu olan tescilli tasarımın yenilik kriterinden uzak olduğunu ve tasarımların harcı alem vasıfta bulunduğunu, müvekkilinin 2007 tarihli kataloğundan örneklerle söz konusu ürünün müvekkili tarafından üretimini ve ticaretini gerçekleştirmekte olduğunu ve en az 2007 yılından bu yana piyasada var olan ürünler olduğunu dolayısıyla 2022 yılına dayanan tescilin söz konusu olamayacağı, diğer taraftan ....elektronik ticaret platformu .... Baba isimli siteye dayandırarak kamuya sunulan benzer ürünler bulunduğunu belirterek Sönmez yapının tasarımını tescilinden çok daha önce teşhire sunulan bu ürünler nedeniyle dava konusu tescilli tasarımın yenilik kriterinden yoksun olduğunu ve bu nedenle tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.KARŞI DAVAYA CEVAP;Asıl davada davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesiyle, karşı davacının benzer olduğu ve benzer olmadığını iddia ettiği tasarımların müvekkiline ait tescilli tasarımlar ile ilişkisinin tam ters şekilde bulunduğunu, hükümsüzlük iddiasına dayanak olarak gösterilen tasarımların pencere sayıları konumlandırılması cephelerin eğimleri tentenin şekli ve deseni çatı yapılanmasının tamamen farklı olduğunu, kamp çadırlarında olması gereken zorunlu unsurlar dışında hiçbir ortak unsurun söz konusu olmadığını, benzer olduğu iddia edilen tasarımın şişme kamp çadırı tasarımı dahi olmadığını ve müvekkiline ait tescilli tasarımların yenilik kriterini ortadan kaldırmadığını, sunulan Ali Baba isimli internet sitesi üzerindeki ürünlerin ise tescil tarihinden sonra sunulmuş olan ürünler olduğunu ve Çinliler tarafından müvekkiline ait tescili tasarımların kopyalandığını, hatta Çinli firmaların mail göndererek söz konusu tasarımların uygulandığı çadırların üretim aşamasındaki karşılaştıkları problemler için bunu nasıl çözeceğiz şeklinde sorular yönelttiğini ve bu taklitçilerle de hukuki mücadelelerin devam ettiğini belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Asıl ve karşı davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada; davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacı tasarım hakkına tecavüz edilip edilmediği, karşı dava; davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.DEĞERLENDİRMELERSeçenek Özgürlüğü ve Teknik ZorunlulukKonu çadır olunca biçimlendirme açısından malzemenin etkisiyle de şekillenen, çok sayıda formda ve stilde ürün yer aldığı ve benzer stiller ve formlarda olanların dahi detay seviyesinde çok sayıda tasarım farklılığı oluşturulabildiği, bu kapsamda tasarımcının seçenek özgürlüğünün çok geniş olduğu ve çadır genel formu, gölgelikleri, pencere şekil ve düzenleri, malzeme kullanımı ve kombinasyonları, tavan panoramik pencereleri ile baca çıkışlarının tasarımcıya özgürlük sunduğu, yine tasarlanan ürünlerde bilirkişilerce teknik zorunluluk araştırmasının yapıldığı, dolayısı ile üründe yer alan ve fonksiyonel olarak amaca yönelik örtücü üst örtü dışında bir teknik zorunluluk olmadığı tasarım açısından üst örtü formu ve detay çözümleri de dahil olmak üzere, diğer tüm kararların tasarımcının seçenek özgürlüğünü oluşturduğu,Tasarımların KarşılaştırılmasıTespit dosyası kapsamında erişilen ve çalışan telefonundan elde edildiği ifade edilen görselleri ile yine tespit istenen tarafa ait sosyal medya ve youtube hesapları üzerinden erişilen görsellerin benzer olduğu, tespite konu ürünler içerisinde tespit isteyen tarafa ait tescilli ürünler ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karışıklığa sebep olabilecek seviyede benzer ürünler yer aldığı,Davalı karşı davacının sunmuş olduğu mesnet ürünlere ilişkin değerlendirmeler:Yapılan değerlendirmeler çerçevesinde davalı karşı davacının mesnet olarak sunmuş olduğu ve aşağıdaki ürünleri içeren internet adresleri üzerinde yapılan incelemede ürünlerin kamuya sunulma tarihlerine erişilemediği, satış siteleri üzerinden sunulan sayfaların web arşiv bilgilerine de ulaşılamadığı,Bu çerçevede yukarıda sunulan ürünler üzerinden bir karşılaştırma yapılmayacak, itiraz kapsamı mesnet olarak sunulan geçmiş tarihli katalog verileri üzerinden değerlendirilmiştir,.... numaralı tasarım ile davalı karşı davacı tarafından itiraza mesnet sunulan tasarım ürünleri üzerinden yapılan karşılaştırmada mesnet olarak sunulan katalogda yer alan ... isimli çadırların genel form itibarı ile tamamen farklı olduğu, diğer iki mesnet ürün olan .... isimli çadırların ise tecilli üründeki güneşlik kullanımı, yan pencere düzen ve pencerelerin yapısı açısından belirgin düzeyde farklı olduğu ve ürünlerin genel izlenim itibariyle bilgilenmiş kullanıcı gözünde karışıklığa sebebiyet vermeyecek derecede farklı ürünler olduğu ve tescilli ürünlerin tescilleri açısından bir engel oluşturmadıkları,....numaralı tasarım ile davalı karşı davacı tarafından itiraza mesnet sunulan tasarım ürünleri üzerinden yapılan karşılaştırmada mesnet olarak sunulan katalogda yer alan Begonya ve Kırçiçeği isimli çadırların genel form itibarı ile tamamen farklı olduğu, diğer iki mesnet ürün olan ....isimli çadırların ise tecilli üründeki güneşlik kullanımı, yan pencere düzen ve pencerelerin yapısı açısından belirgin düzeyde farklı olduğu ve ürünlerin genel izlenim itibariyle bilgilenmiş kullanıcı gözünde karışıklığa sebebiyet vermeyecek derecede farklı ürünler olduğu ve tescilli ürünlerin tescilleri açısından bir engel oluşturmadıkları,.... numaralı tasarım ile davalı karşı davacı tarafından itiraza mesnet sunulan tasarımürünleri üzerinden yapılan karşılaştırmada mesnet olarak sunulan katalogda yer alan .... ve Kırçiçeği isimli çadırların genel form itibarı ile tamamen farklı olduğu, diğer iki mesnet ürün olan .... isimli çadırların ise tecilli üründeki güneşlik kullanımı, yan pencere düzen ve pencerelerin yapısı açısından belirgin düzeyde farklı olduğu ve ürünlerin genel izlenim itibariyle bilgilenmiş kullanıcı gözünde karışıklığa sebebiyet vermeyecek derecede farklı ürünler olduğu ve tescilli ürünlerin tescilleri açısından bir engel oluşturmadıkları,İLGİLİ MEVZUAT6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun tazminatı düzenleyen ilgili hükümlerinde;“Tazminat MADDE 150- (1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.Yoksun kalınan kazanç MADDE 151- (1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.” Denilmektedir.Davacı, dilekçesinde yoksun kalınan kazanç hesabının; “151/II b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" gereğince yapılmasını talep etmiştir.Tazminata Konu Net Kazanç Hesabına İlişkin Değerlendirmeler ve MetodolojiÖncelikle belirtmek gerekir ki, davalı tarafın itirazlarında ileri sürdüğü üzere, SMK m.151/2-(b) uyarınca hak sahibinin talep edebileceği “tecavüz edenin elde ettiği net kazanç”, ihlal nedeniyle elde edilen gelirden ilgili maliyetlerin çıkarılmasıyla bulunmalıdır. Bununla birlikte, her bir ürün bazında ayrı bir maliyet muhasebesi tutulmadığı durumlarda, ihlale konu ürünlere özgü maliyetlerin tek tek ayrıştırılması mümkün olamamakta, üretim girdileri ve giderler ortak olduğu için, ihlal ürününün birim maliyeti kesin olarak tespit edilemediği,Bu durumda, uygulamada ve doktrinde de kabul edildiği üzere, mütecavizin genel kârlılık oranının ihlale konu ciroya uygulanması yöntemi kullanılmaktadır. Böylelikle, ürün bazlı maliyet dökümü yapılamasa dahi, şirketin ortalama kâr marjı üzerinden dolaylı olarak tüm gider kalemleri hesaba katılmış olmaktadır.Bu yöntem, somut olayda olduğu gibi, satılan ürünlerin maliyet kalemlerini tek tek çıkarma imkânı olmadığında, şirketin elde ettiği kâr marjı üzerinden dolaylı bir maliyet düşümü sağlamaktadır. Başka bir deyişle, şirketin genel karlılık oranı kullanıldığında, bu oran ürün bedellerinin içinde yer alan tüm giderlerin (hammadde, işçilik, vs.) ortalama olarak düşülmesi sonucunda kalan payı temsil etmektedir. Bu nedenle, somut olayda “İhlal konusu ürün cirosu × ortalama kârlılık oranı” formülüyle hesap yapmak, mevcut verilerin yetersizliği karşısında zorunlu ve makul bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.Dosya kapsamında her bir ürünün tek tek maliyet dökümünün bulunmadığı, şirketin ortalama kârlılık oranı, esasen tüm bu maliyet kalemlerinin düşülmesi sonrası elde edilen net kazanç yüzdesi olduğundan, ürünler bazında maliyet çıkarılmaksızın da oransal olarak maliyetler dikkate alınmış olacaktır. Dolayısıyla, şirketin finansal verilerinden elde edilen kâr marjının ihlal konusu ürün satış hasılatına uygulanması suretiyle hesap yapılması eldeki verilerin kısıtlılığı dikkate alındığında makul olduğu,İhlalle bağlantısız “diğer gelirler”in (faiz, kur, yatırım teşvik vb.) kazanca eklenemeyeceği ve “tecavüz konusu hak dışındaki bütün faktörler”in ayıklanması gerektiği .... 01.07.2021 tarihli kararında açıkça belirtildiği,Diğer yandan, davalı tarafın itirazlarında belirttiği üzere bazı faturaların dava konusu tasarımla ilgisiz ürün satışlarını (örneğin ....) içerdiği, dava dosyası kapsamındaki faturalar ve açık kaynaklar üzerinde tarafımızca yapılan inceleme ve araştırmalara göre, davalı şirketin bazı ürün satışlarının dava konusu tasarımın ihlali kapsamında olmadığı,Aşağıda belirtilen ürün gruplarına ait satışlar, ihlal dışı kabul edilerek yapılan hesaplamada net kazanç dışında tutulduğu,....
: Araçların arka kısmındaki çeki demirine monte edilen özel kamp çadırlarıdır. Bu TowBar tipi çadırlar, yerden yüksekte konumlanıp doğrudan araca bağlandığı için klasik zemin çadırlarından farklı bir kullanım alanına sahiptir. Tasarım ve kullanım amacı itibariyle, dava konusu şişme çadır tasarımından tamamen farklı bir üründür. Nitekim, davalı faturalarında “....” olarak geçen bu ürünlerin (örn. 07.03.2023 ve 24.03.2023 tarihli faturalar) satışları ihlal hesaplamasına dâhil edilmediği,Diğer Çadır/Branda Ürünleri
: Davalı şirketin portföyünde, çeşitli branda veya çadır sistemleri de bulunmaktadır. Örneğin, faturalar arasında görülen “Kaynak Çadırı, PVC Branda” satışları bu kapsamdadır. Kaynak çadırları, boru hattı kaynak çalışmalarında kaynakçıları hava koşullarından korumak amacıyla kullanılan özel branda yapılarıdır. Bu tür ürünlerin tasarımı ve kullanım alanı, dava konusu şişme çadır tasarımı ile benzerlik taşımadığı, dolayısıyla, incelenen faturalar içinde bu tip ürünlerin satışları da ihlal hesaplamasına dahil edilmediği,Yaşam Çadırı/ Çadır (Şişme Olmayan)
: Genel amaçlı yaşam çadırları ya da klasik kamp çadırları olarak anlaşılan ürünler de dava konusu tescilli tasarımdan farklı olduğu,Hesaplamaya dâhil edilen diğer faturaların ürün açıklamalarından ise çoğunlukla ‘şişme çadır’, ‘şişme çadır seti’, ‘şişme kamp çadırı’ gibi genel isimlendirmelerden ibaret olduğu, stok kodu, ürün ismi veya teknik özellikler bakımından ayrıştırmaya elverişli detayların bulunmadığı, bu nedenle söz konusu faturaların hangi ürün satışlarına karşılık geldiğinin, dava konusu tescilli tasarımın kapsamına girip girmediğinin teknik olarak tespitinin mümkün olmadığı,Bu durum karşısında, davaya konu tasarımla ilgisi bulunmayan ürün satışlarını kapsam dışında bırakmak amacıyla, yalnızca ürün açıklamasında doğrudan ‘şişme çadır’ ibaresi geçen faturaların hesaplamaya dahil edildiği, ayrıştırılamayan veya dava konusu tasarımla ilgisi doğrulanamayan kalemlerin ise hesap dışında bırakıldığı, böylelikle itirazlar gözetilerek, yalnızca ihlale konu olabileceği tespit edilebilen satışlar üzerinden net kazanç hesabının yapıldığı,Uygulamada ve Yargıtay kararlarında, ihlale konu satışların diğer ürünlerden ayrıştırılamaması halinde, mütecavizin genel kârlılık oranının ihlal dönemindeki ciroya uygulanması yoluyla net kazanç hesabı yapılabileceği kabul edilmektedir. Zira SMK m.151/2-b hükmü, ‘sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın’ esas alınmasını öngörmektedir. Bu hesaplama yapılırken ürün bazlı maliyet ayrıştırması mümkün değilse, davalının ticari defter ve beyannamelerinde yer alan ortalama faaliyet kârlılığı, ihlale konu ciroya uygulanarak bulunacak tutar esas alınmaktadır.Bu bağlamda, yukarıda ifade edilen hususlar ve eldeki verilerin kısıtlılığı dikkate alınarak davalıya ait defter ve beyannamelerde görülen ortalama kârlılık oranı ilgili dönemdeki ihlale konu ürün satışlarından elde edilen ciro toplamına uygulanmak suretiyle ihlal nedeniyle elde edilen muhtemel net kazanç hesaplaması aşağıda yapılacaktır.Bir başka değinilmesi gereken husus davalının “tecavüze konu ürünlerin satışına ilişkin delil olarak gösterilen .... sayılı faturanın, raporda yansıtıldığı gibi 54.661,02 TL bedelli olduğu belirtilmişse de, bu faturanın gerçek bedelinin 7.500,00 TL olduğu açıkça görülmektedir.” şeklinde fatura bedelinin yanlış yazıldığı yönündeki itirazıdır. Hesap bilirkişisi raporunun ekinde dosyaya kazandırılan söz konusu fatura incelenmiş ve faturanın davalının iddia ettiği gibi 7.500,00 TL bedelli olmadığı, 54.661,02 TL bedelli “Yaşam Çadırı 10,5 m2” ürünü satışına ilişkin olduğu,Muhtemel ihlale konu ürünlerin satışından elde edilen toplam ciro 5.024.070,46.-TL olarak hesaplandığı,İhlal Dönemi Karlılık OranıDavalı ...’nin ihlal dönemi olan 2023 yılı gelir tablosu bilgileri üzerinden yapılan karlılık oranı hesaplamasında SMK 151/2-b Maddesi gereği olarak Net Satışlar hesaplanırken işletmenin ana faaliyetleri dışında kalan satışlarını ifade eden “Diğer Gelirler” hesaplamaya dâhil edilmediği,Faaliyet karı hesaplanırken doğrudan satışlarla ilgili olmayan sabit gider niteliğindeki “Genel Yönetim Giderleri”nin hesaplamaya dâhil edilmediği,Yapılan hesaplama neticesinde davalı ... yılı karlılık oranının yaklaşık % 8,4 olarak hesaplandığı,Netice itibarıyla, dosya kapsamından ihlâl konusu ürün satışlarına ilişkin maliyet ve gider kalemleri ayrı ayrı tespit edilememektedir. Bu nedenle, ilgili döneme ait yukarıda hesaplanan yaklaşık % 8,4 genel kârlılık oranının ihlâl konusu ürünlerin kârlılığını makul şekilde yansıtacağı değerlendirilmektedir. Zira dosya kapsamındaki verilerden, söz konusu ürünlerin genel kârlılık oranından farklılaştığını gösteren herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanmamıştır. Bu durumda, en uygun ve somut verilere dayalı yöntem olarak genel kârlılık oranının uygulanması gerektiği,İhlal Nedeniyle Elde Edilen Muhtemel Net KazançHesaplamaya dâhil edilen faturaların ürün açıklamalarında, stok kodu, ürün ismi veya teknik özellikler bakımından ayrıştırmaya elverişli detayların bulunmaması nedeniyle söz konusu faturaların hangi ürün satışlarına karşılık geldiğinin, dava konusu tescilli tasarımın kapsamına girip girmediğinin teknik olarak tespitinin mümkün olmadığı,Bu durumda, dava konusu tasarımla ilgisi bulunmadığı açıkça belirlenen veya tasarımla örtüşüp örtüşmediği doğrulanamayan ürün satışları kapsam dışında tutulmuştur. Hesaplamaya yalnızca ürün açıklamasında doğrudan “şişme çadır” ibaresi geçen faturalar dâhil edilmiştir. Eldeki verilerin sınırlılığı gözetilerek, ihlale konu olabileceği makul şekilde kabul edilen satışlar esas alınmış ve bu kapsamda ihlale ilişkin toplam ciro 5.024.070,46 TL olarak tespit edildiği,Dava dosyasında yer alan faturalar incelendiğinde, “şişme çadır” ibaresiyle kayıtlı satışların toplam ciro içinde dikkate değer bir paya sahip olduğu görülmektedir. Nitekim davalının 2023 yılı toplam satış hasılatı yaklaşık 8.000.000 TL iken, bu satışların 5.024.070,46 TL’sinin “şişme çadır” ibareli ürünlerden oluştuğu, Bununla birlikte, şişme çadır ürün grubunun sektörde hem bireysel (outdoor, hobi) hem de kurumsal (afet, fuar, askeri) olmak üzere çok geniş bir kullanım alanı ve çeşitliliği bulunmaktadır. Kamp, festival, fuar, tanıtım etkinlikleri, taziye çadırı, ameliyathane yapıları, acil durum ve insani yardım barınakları gibi birbirinden farklı çok sayıda model piyasada mevcuttur. Bu çeşitlilik, “şişme çadır” ibaresi geçen her bir satışın doğrudan dava konusu tescilli tasarımla örtüştüğü sonucunu çıkarmayı imkânsız hale getirdiği,Dosya kapsamındaki faturaların stok kodu veya teknik özellik bakımından ayrıştırmaya elverişli olmaması, hangi satışların ihlale konu tescilli tasarıma karşılık geldiğinin somut olarak belirlenmesini güçleştirmektedir. Bu nedenle, şişme çadır satışlarının toplamı üzerinden doğrudan tazminat hesabı yapmak, mevcut verilerin sınırlılığı nedeniyle isabetli görülmediği,Bu durum karşısında, uygulamada ve Yargıtay kararlarında da benimsendiği üzere, Mahkeme’nin TBK m. 50–51 uyarınca hakkaniyetli bir takdir yapabilmesi için, ihlale konu olabilecek satışların toplam “şişme çadır” satışları içerisindeki payının makul bir oranla sınırlandırılması isabetli olacaktır. Somut olayda, sektörün ürün çeşitliliği ve davalı satışlarının kompozisyonu dikkate alındığında, toplam 5.024.070,46 TL tutarındaki “şişme çadır” satışlarının %10–%20’si aralığında bir kısmının dava konusu tasarımla örtüştüğü yönünde varsayım yapılması, ihtiyatlı ve dengeli bir yaklaşım olarak değerlendirildiği,Bu varsayım çerçevesinde, ihlale konu satışların toplam cironun %20’sine tekabül ettiği kabul edilirse, bu durumda ihlal konusu satış cirosu 1.004.814,09 TL olmakta, %8,4 kârlılık oranı uygulandığında, davalının bu satışlardan elde etmiş olabileceği muhtemel net kazanç 84.404,38 TL olduğu,Netice itibariyle,Asıl dava bakımından davacı tarafa ait tescilli ürünler ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karışıklığa sebep olabilecek seviyede benzerlik dolduğu, dolayısıyla davalı tarafın eylemlerinin davacı tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, 84.434,38.-TL maddi tazminat ile 25.000,00.-TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olduğu, talep doğrultusunda tazminatlara dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi işletilmesi gerektiği, hükmün ilanında davacının menfaatinin bulunduğu,Karşı dava bakımından ise davalı karşı davacı tarafından sunulan mesnetler karşısında .... numaralı tasarımların ayırt edici olduğu ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatlerine ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
:Asıl Davanın Kısmen Kabulüne,Davalı tarafın eylemlerinin davacı tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, durdurulmasına, önlenmesine,84.434,38.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,25.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,Masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın ulusal çapta yayın yapan üç gazeteden birinde ilanına,Alınması gereken (109.434,38.-TLx%068,31)=7.475,46.-TL harçtan, peşin alınan (1.465,00+269,85)=1.694,85.-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan (7.475,46-1.694,85)=5.790,61.-TL nispi bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap edilen takdiren 55.000,00-TL maktu, kabul edilen manevi tazminat için hesap edilen takdiren 25.000,00.-TL nispi ve kabul edilen diğer maddi istemler için hesap edilen takdiren 55.000,00.-TL maktu olmak üzere üç ayrı vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davanın kabul ret oranının takdiren %80 olarak kabulüne,Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması nedeniyle, davacının peşin yatırdığı 1.694,85.-TL'nin tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 19.436,41.-TL yargılama giderinin %80'ının davalılar alınarak davacıya verilmesine,Davalının işbu dava bakımından yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),Karşı davanın reddine,Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 269,85.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 345,55.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı şirketin işbu dava bakımından yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),Dair, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdırMASRAF DÖKÜMÜHarçlar
: 909,36.-TLTespit Giderleri
: 4.999,85.-TLİcra Giderleri
: 5.257,20.-TLGider Avansı
: 8.270,00.-TLTOPLAM
:19.436,41.-TL