Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, uzun süredir temsil ve yönetim organı bulunmayan ticari şirkete kayyım atanması talepli davanın istinafına ilişkin inceleme kararı.
Özet: Bu dava, iki ortaklı bir limited şirketin beş yılı aşkın süredir yöneticilerinin görev süresi dolduğu için yasal organlardan yoksun kalması ve temsil edilememesi nedeniyle, şirketin menfaatlerini korumak, devam eden hukuk ve icra süreçlerini takip etmek ve vekalet verebilmesini sağlamak amacıyla yönetim kayyımı atanması talebiyle açılmış olup, davalı ise öncelikle yetki itirazında bulunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:29/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:23/03/2023
DAVANIN KONUSU
:Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:29/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, Antalya 4.Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasında kayıtlı "TTK 245, 636/2,3 ve 640.m. gereğince, Kumluca Ticaret Sicili’ne “...” sicilde kayıtlı ... San. İth.İhr.Ltd.Şti ünvanlı şirketin, davacı ortak ... ile devamına, davalı ... 'in şirket ortaklığından çıkartılmasına" dair ikame ettikleri ticari davada, Antalya 4.Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve 02/09/2022 tarihli ara kararı ile "1-Sirketi müstereken temsil yetkisi bulunan sirket müdürleri ... ve ...'in yetki sürelerinin 25.05.2017 tarihinde bittiği, ...'ın aynı zamanda davacı olduğu, mevcut hali ile şirketi temsile yetkili kimsenin bulunmadığı görülmekle eldeki dava yönünden şirketi temsil etmek üzere TMK.426. Maddesi geregince temsil kayyumu atanması için dava açmak üzere davacı tarafa 1 aylık kesin süre verilmesine" dair karar verildiğini, davacı ... ile davalı ...'in Kumluca Ticaret Sicili’ne 25.05.2007 tarihinde “...” olarak tescil edilen ... San. İth.İhr.Ltd.Şti unvanlı şirketin % 50 ‘şer hisseli ortakları olduklarını, yani şirketin davacı ve davalıdan oluşan "İki" ortaklı olup başka bir ortağının bulunmadığını, 25.05.2007 tarihinde "...Kooperatifi N Blok Kat: ... No: ... Finike" adresinde Kumluca Ticaret siciline tescil edilen şirketin her iki ortağının da 10 yıllığına müteselsilen yetkili Müdürler olarak seçildiklerini, Kumluca Ticaret Sicil Müdürlüğünün 22.08.2022 tarihli Mahkeme dava dosyasına gönderdiği yazısıyla sabit olduğu üzere, şirket yetkili müdürlerinin görev sürelerinin 25.05.2017 tarihinde sona erdiği, yeni karar alınamadığından 5 yıldan fazladır şirket tüzel kişiliğinin organsız kaldığının tespit edildiğini, kayyım atanması istenilen şirkete ait maden ruhsatlarının Ankara 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayıda kayıtlı (Yenilenmekle ... Esas) sayıda kayıtlı icra dosyasından 2012 yılında gizlice ve davalı ...'in muvazaalı borç kabulü ile şirket aleyhindeki takibin kesinleştirilip Finike İcra Dairesinin ... Talimat Sayılı dosyasından 2012 yılında ihaleyle danışıklı ve hileli şekilde değerinin çok altında bir bedelle alacaklıya satıldığının öğrenildiğini, bunun üzerine davacı müvekkili ... ve yetkili müdürü olduğu ... San. İth.İhr.Ltd.Şti adına 29.06.2022 tarihinde Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayıda kayıtlı usulsüz tebliğle ilgili dava açıldığını, Mahkemece 30.06.2022 tarihli kararla takibin davacı yönünden tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de davacının şirket müdürlük süresi sona erdiğinden şirket adına temsil sorunu oluştuğunu, yine usulsüz ve muvazaalı işlemlerin yapıldığı Ankara 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayıda kayıtlı (Yenilenmekle ... Esas) icra dosyasına itiraz edilmiş ise de yine davacının şirket müdürlük süresi sona erdiğinden şirket adına temsil sorunu oluştuğunu, davalı ve vekilinin suç oluşturan eylemlerinden dolayı 28.06.2022 tarihinde Ankara C.Başsavcılığının ... B.M. Kayıtlı şikayet edilerek savcılık soruşturması başlatıldığını belirterek, TTK 623 ve 636.maddesinde "mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmü ile TMK 426-427.maddesi hükmü uyarınca, yukarıda 4.maddede dosya numaraları belirtilen davalar ile icra takibinde, yeni davaların ikame edilmesi ve açılan dava icra takiplerinin şirket menfaatleri gereği korunması ve tüzel kişiliğin temsili bakımından, 5 yıldan fazladır yasal organlardan yoksun kalmış olduğundan dolayı temsil edilemeyen ... San. İth.İhr.Ltd.Şti tüzel kişiliğini temsil etmek üzere davaların ve icra dosyasının takibi için avukata vekalet verebilmesini de sağlayacak şekilde, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, şirket merkezinin Finike olduğunu, bu konudaki yargılama yetkisinin Finike Mahkemelerinde olduğunu, bir an için şirketin davada taraf olmayacağını varsaysak bile bu durumda müvekkilinin adresi olan Ankara mahkemelerinin yetkili olacağını, davanın öncelikle yetki nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin aleyhine açmış olduğu şirket ortaklığından çıkarılması ve davacı ...'ın yetkili müdür ve kayyım olarak atanması talepli davalarında şirketi temsil etmek üzere kayyum atanması için dava açmaları gerektiği yönünde kendilerine süre verildiğini ve davacının bu taleple bu davayı açtığını, aynı davanın davacı tarafça daha önce de Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında da açılmış olup o davanın reddedildiğini, temyiz incelemesi de yapılmış olmak suretiyle kararın kesinleştiğini, buna rağmen davacının bu davaya konu olan Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki davayı açtığını, müvekkili ile davacının her birisinin 1/2 hisseli olarak, mermer ocağı işletmek amacıyla kurdukları şirketin davacının tasarrufları veya iş ve işlem yapmaması ve yapılacak işlere engel olması sebepleriyle battığını, hiçbir mal varlığı kalmamış olup, 15 yılı aşkın süredir hiçbir faaliyette bulunmadığını, davacının sürekli müvekkiline karşı davalar açıp, müvekkilini zor durumda bırakmaya çalışmakta olduğunu, bunların içinde iftira dahil her şeyin mevcut olduğunu, tamamını müvekkilinin temin ettiği makine, ekipman, iş makineleri, şantiye ekipmanları, personel, ulaşım yolu, elektrik, su ve benzeri altyapı yatırımları ile faaliyete geçirilen ve sayılan yatırım için müvekkili tarafından 2.000.000 USD civarında harcama yapılan bu işletmenin davacı tarafından, şirket müşterilerinin satın aldıkları mermer bedeli olarak gönderdiği parayı kendi zimmetine geçirmek için yok edildiğini, şirketin şu anda hiçbir aktif mal varlığı bulunmadığını, ... Limited Şirketinin korunacak bir menfaati kalmadığını, sahip olduğu bütün makina ve ekipmanların davacı tarafından yok edildiğini, maden ruhsatlarının cebri icra yoluyla satıldığını, ortada sadece ticaret sicil kaydı bulunan bir şirket olduğunu, davacı iddialarının bir kısmı üzerine yaptığı suç duyurusu üzerine Finike Asliye Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyadan yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin beraatine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin şirkete hiç biri zarar vermediğinin mahkeme kararı ile sabit olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Her ne kadar davalı vekili şirket merkezinin Finike İlçesi'nde olması nedeni ile yetki itirazında bulunmuşsa da Antalya Ticaret Mahkemeleri'nin yetki çevresinin Finike İlçesi'ni de kapsadığı, ayrıca şirkete karşı açılacak davaların şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu hususları dikkate alınarak davalının ikametgahı olan Ankara Mahkemelerinin yetkili olmadığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiş, davalının diğer itirazlarının ise 4.ATM'de görülen davada değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla bu hususta inceleme yapılmamıştır. Antalya 4.Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve 02/09/2022 tarihli ara kararı ile "Şirketi müştereken temsil yetkisi bulunan sirket müdürleri ... ve ...'in yetki sürelerinin 25.05.2017 tarihinde bittiği, ...'ın aynı zamanda davacı olduğu, mevcut hali ile şirketi temsile yetkili kimsenin bulunmadığı görülmekle eldeki dava yönünden şirketi temsil etmek üzere TMK.426. Maddesi gereğince temsil kayyumu atanması için" davacı vekiline süre verildiği, her ne kadar yargılama sırasında Antalya 4.Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında aktif dava ehliyeti nedeni ile davanın usulden reddine karar vermişse de; Antalya BAM 11.HD'sinin 13/02/2023 tarih ... Esas ve ... sayılı kararı ile yerel mahkemenin kararı kaldırılarak geri gönderildiği ve ... Esas numarasını almış olduğu bu durumda davalı şirket ile davacı arasında menfaat çatışması da olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davacı / davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeni davaların ikame edilmesi, açılan dava ve icra takiplerinin şirket menfaatleri gereği korunması ve tüzel kişiliğin temsili bakımından şirkete temsil kayyumu atanması talep edildiğini, ancak Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.03.2023 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararıyla sadece Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında şirketi temsil etmek üzere kayyım atanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... ile davalı ...'in ... San. İth.İhr.Ltd.Şti'nin %50'şer hisseli ortakları olduğunu, şirketin 25.05.2007 tarihinde Kumluca Ticaret Sicili'ne tescil edildiğini, her iki ortağın da 10 yıllığına müteselsilen yetkili müdürler olarak seçildiğini, ancak Kumluca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazısıyla sabit olduğu üzere şirket yetkili müdürlerinin görev sürelerinin 25.05.2017 tarihinde sona erdiğini ve yeni karar alınamadığından şirketin 5 yıldan fazla süredir organsız kaldığını, kayyım atanması istenilen şirkete ait maden ruhsatlarının Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yenilenmekle ... Esas) sayılı dosyasından 2012 yılında gizlice ve davalı ...'in muvazaalı borç kabulü ile şirkete aleyhindeki takibin kesinleştirilip Finike İcra Dairesi'nin ... Talimat Sayılı dosyasından 2012 yılında ihaleyle danışıklı ve hileli şekilde değerinin çok altında bir bedelle alacaklıya satıldığını öğrendiklerini, bu nedenlerle Antalya 4. Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davalı ...'in şirket ortaklığından çıkarılmasına dair ticari davada temsil yetkisinin sağlanması, Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı İİK 16-18.m. şikayet davasında ... San. İth.İhr.Ltd.Şti adına temsil yetkisinin sağlanması, Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yenilenmekle ... Esas) sayılı dosyasında "hiçbir belgeye dayalı olmayan" hileli ve muvazaalı icra takibiyle şirketin, alacaklı gösterilen kişiye hiçbir borcu olmadığı halde terkedilen adrese tebliğler yaptırılıp takibin şeklen kesinleştirilmesi ve şirketin tek malvarlığı olan maden ruhsatlarının yolsuz ve usulsüz şekilde alacağa mahsuben alacaklıya ihale edilmesi nedeniyle alacaklı gösterilen ... aleyhine İİK 72. maddesine dayalı menfi tespit davası açılması, ihalenin hem borçlu olunmaması hem de usulsüz ve yolsuz şekilde alacaklıya alacağa mahsuben geçmesi nedeniyle oluşan yolsuz maden ruhsatı tescilinin iptali ve şirket adına tescili için (TTK 555/1) tedbir talepli yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı dava açılması, Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu gösterilen şirket menfaatlerinin korunması ve işlem yapılabilmesi için ... San. İth.İhr.Ltd.Şti adına temsil yetkisinin sağlanması, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde şirkete ait maden ruhsatlarıyla ilgili yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla bu davaların ikame edilmesi ve açılan dava icra takiplerinin şirket menfaatleri gereği korunması ve temsili bakımından ... San. İth.İhr.Ltd.Şti tüzel kişiliğini temsil etmek üzere şirkete yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesinin talep edildiğini, ancak sadece Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında şirketi temsil etmek üzere kayyım atanmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, organ eksikliği sebebine dayalı olarak limited şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında şirketi temsil etmek üzere kayyım atanmasına karar verildiği görülmüştür.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde davalı ile birlikte %50 şer hisse ile ortak ve müşterek yetkili oldukları ... San. İth.İhr.Ltd.Şti.’nde temsil ve yönetim yetkilerinin süresinin dolmasına rağmen yeni yönetim organının seçilmediğini, şirketin organsız kaldığını, davalı ile aralarında ortaklıktan çıkarma davasının bulunduğunu, bu davanın konu olduğu Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan dava dâhil olmak üzere şirketin taraf olduğu davalarda şirketin temsil edilmesi, şirket hakkında yürüyen icra takibi sebebiyle şirket lehine işlemler yapılması ve gerekirse menfi tespit davası açılması, şirketin tek faaliyet konusu olan maden ruhsatına ilişkin yolsuz tescil ve benzeri işlemler hakkında gerekli davaların açılması için yönetim organı olmayan limited şirkete yönetim kayyımı atanması talebinde bulunmaktadır.
Mahkeme ise, davayı kabul ederek yalnızca Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki dava bakımından şirketin temsili için temsil kayyımı atanmasına karar vermiş; davacının esaslı talebi olan yönetim kayyımı atanması hususunda herhangi bir değerlendirme yapmamıştır.Davacının bu karara bir itirazı olmayıp, esasen yönetim kayyımı atanmasını istemesine rağmen bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamasını istinaf sebebi yaptığı anlaşılmaktadır.
Kayyımlık müessesesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında düzenlenmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ( TTK) kayyıma ilişkin hükümler sınırlı sayıda yer almıştır. Bununla birlikte, TTK’nin 1. maddesinde “Türk Ticaret Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır.” denilmiştir. Böylece, Yasa Koyucu, TTK’da kayyım atanmasına dair ayrı hükümlere yer vermeyi gerek görmemiş, mükerrerlik ile karmaşa oluşturmamak için, genel bir yollama ile Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri ticaret şirketlerine, dolayısıyla bir ticaret şirketi türü olan limited şirketlere de uygulanmasına imkan tanımıştır.
Şirketin organsız kalması durumunda yönetim kayyımı atanmasına ilişkin taleplerin dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 427/4 maddesidir. Esasen organsız kalmak hem anonim hem de limited şirket için bir fesih sebebidir. Bu şirketlere yönetim kayyımı atanabilmesi için öncelikle şirketin yönetim organından yoksun kalması ve bu yoksunluğun başka bir yolla giderilememesi zorunludur. Anonim şirkette genel kurulun toplanmaması, eğer yönetim kurulu varsa ve süresi de dolmamışsa, şirkete yönetim kayyımı atanmasının sebebi sayılamaz ( Alper Gümüş, Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık, İstanbul, 2006, s. 105; Utku, s. 141).
TTK'nın 636/2 maddesi limited şirketlerde organ yokluğunu ve bunun sonuçlarını düzenlemiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 636. maddesinde;
"... (2)Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. ....
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir...." hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 08/03/2018 tarihli ilamında da açıklandığı üzere; TMK'nın 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gereklidir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur.
Limited şirketlerde yasal olarak bulunması zorunlu olan organlar, genel kurul ve yönetim organıdır. TTK’nın 623. maddesi, limited şirketin yönetiminin ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenlemesini şart koşmuştur. Bu itibarla, şirket sözleşmesinde yapılacak düzenleme ile şirketin yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa ya da tüm ortaklara veyahut ortak olmayan üçüncü kişilere verilebilecektir. Limited şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlendiğine göre, şirketin yönetimine müdahale yetkisinin kullanılması, şirket sözleşmesine müdahale etme şeklinde de gerçekleşebilir. Bununla birlikte, mahkemenin müdahale yetkisi sınırsız değildir. Yetki, kanunun izin verdiği hususlarda (kanuna uygunluk), haklı sebep teşkil eden vakıaların şirket açısından olumsuz etkisini ortadan kaldıracak nitelikte (gereklilik) ve ölçüde (ölçülülük) kullanılabilir (CENKCİ, Esra, “Limited Şirket Yönetimine Müdahale: Mahkemenin Müdürün Yetkilerini Kaldırma Ile Sınırlandırma Yetkisinin Kapsamı”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 73, sy. 1 (Nisan 2024), s. 97).
Yönetim kayyımı atanması talebi ile nihai bir hukuki koruma amaçlanmamaktadır. Yönetim kayyımı atanması talebi, hukuki niteliği itibariyle geçici hukuki himaye tedbiridir (KEÇECİOĞLU, Burak; Anonim Şirkette Kayyımlık, Onikilevha yayınları, Kasım 2024, 1. Baskı, s. 172-173 ve dpn. 217,218 de anılan eserler ve Yargıtay 11. HD'nin 2004/1500 E, 2004/2826 K; 1982/5597 E, 1982/151 K sayılı ilamlar). Öğretide, KEÇECİOĞLU, anonim şirketlerde kayyımlığı incelediği eserinde, kötü yönetime ilişkin kanunda öngörülen başta TTK m. 530 olmak üzere ilgili davaları açmaksızın salt şeklinde şirkete yönetim kayyımı tesisine ilişkin talepte bulunulabilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki TMK m. 427 uyarınca yönetim kayyımlığının temel amacının, şirketi yönetim kayyımı ile birlikte daha iyi bir yönetime kavuşturmak ve şirkete bu sayede işlerlik kazandırma değil, şirkette karşılaşılan çeşitli sorunlar veya davalar kapsamında şirket yönetiminin geçici süre yönetim kayyımı tarafından sağlanması olduğunu belirtmiştir (KEÇECİOĞLU, s. 147). Limited şirketlerde sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır ve limited şirketlerin niteliği gereği yukarıdaki açıklamalar açıklamalar limited şirketler için de uygundur.
Açıklanan nedenlerle, organ eksikliğinin esasen şirketin fesih sebebi olması ve TMK'nın 427/4. maddesi uyarınca atanacak olan yönetim kayyımlığının geçici hukuki himaye tedbiri mahiyetinde olması sebepleriyle iş bu davada olduğu gibi organ boşluğunun doldurulması amacıyla genel olarak yönetim kayyımı atanması talebinde bulunulması mümkün değildir. Bu nedenle davacının yönetim kayyımı atanması talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, istinaf başvurusunun reddedilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, talebin niteliği ve istinaf edenin sıfatına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...