2942 Sayılı Kanun Kapsamında Kamulaştırma Bedelinin Kesin Süre İçinde Depo Edilmemesi Nedeniyle Davanın Reddi Kararının Yargıtay Temyiz İncelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, davacı idarenin mahkemece verilen kesin süreler içinde kamulaştırma bedelini yatırmaması üzerine, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının, istinaf incelemesinde davacı yönünden esastan reddedilerek onandığı; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabul edilip hükmün düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilse de, kamulaştırma bedelinin yatırılmaması gerekçesiyle davanın reddi sonucunun korunduğu ve bu kararın temyize götürüldüğü bir yargı sürecini anlatmaktadır.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/1536 Esas, 2025/1912 KararKARAR
: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/675 Esas, 2023/283 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare yönünden başvurunun esastan reddine, davalı yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 124 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için verilen sürelerin usulüne uygun olmadığını, kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin dekont suretlerini dosyaya sunduklarını ileri sürmüştür.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma bedelinin iadesine dair hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelini depo etmesi için 17.03.2023 tarihli celsede 15 günlük süre verildiği, davacı idarenin kamulaştırma fark bedelini depo etmemesi üzerine bir sonraki celse olan 14.04.2023 tarihli celsede kamulaştırma bedelini depo etmek ve dekontunu sunmak üzere davacı idare vekiline ikinci kez 15 günlük süre verildiği ve kesin süre sonuçlarının hatırlatıldığı, her iki sürenin de davacı idare vekilinin yüzüne karşı verildiği, 08.05.2023 tarihli celsede ise kamulaştırma bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, karar (ve istinaf başvuru) tarihinden sonra 12.06.2023 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ekindeki banka dekontuna göre davacı idarenin kamulaştırma fark bedelini depo ettiğinin anlaşıldığı, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre verilen ikinci sürenin kanun gereği kesin olduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesinin olanaklı olmadığı, hâkimin bunu resen gözetmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince ikinci olarak verilen 15 günlük sürenin kesin olarak verildiği ve kesin süreye uymamanın sonuçlarının ihtar edildiğinin görüldüğü, bu açıklamalar karşısında İlk Derece Mahkemesinin kanun gereği kesin olan süre içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan vermiş olduğu ret kararının yerinde olduğu, kaldı ki karar celsesinde davalı vekilince davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup, istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesinin talep edildiği, dolayısıyla işin esasına girilerek karar verilmesi yönünde bir beyanının bulunmadığı da göz önüne alındığında İlk Derece Mahkemesinin kanun gereği kesin olan süre içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan vermiş olduğu ret kararının yerinde olduğu, bu nedenlerle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin gerektiği, ancak davalı tarafın istinaf başvurusu değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma işlemleri tamamlanmış olup, dava konusu taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyası ile bloke edilen bedelin davacı idareye iadesine ilişkin hüküm kurulmaması gerektiğinin gözetilmemesinin yerinde olmadığı, ne var ki İlk Derece Mahkemesince bu hususun dikkate alınmamasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare yönünden başvurunun esastan reddine, davalı yönünden başvurunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, sunulan banka dekontuna göre depo kararının İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 22.05.2023 tarihinde yerine getirilmiş ise de davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesi yönünde bir beyanının bulunmadığı gözetildiğinde verilen karar yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.