Yargıtay 7. Hukuk Dairesinden, Türk Medeni Kanununun 713/2 maddesi kapsamında maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan taşınmazın tapu iptali ve tescili isteminin reddine ilişkin yerel mahkeme kararının onanması.
Özet: Davacılar, murislerinin ve kendilerinin 30 yılı aşkın süredir davasız ve aralıksız kullandıkları, tapu kütüğünde maliki anlaşılamayan veya ölü olduğu iddia edilen paydaşlara ait payların iptaliyle adlarına tescili talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi, tapu kayıt maliklerinin bilinen şahıslar olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve ilgili payların Hazine adına tesciline karar vermiştir. Davacıların, kayıt maliklerinin kadastrodan önce ölmüş olduğu ve kararın hukuka aykırı olduğu yönündeki temyiz itirazları, mahkeme kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek, ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2007/726 E., 2011/1023 K.Taraflar arasında görülen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin 2. fıkrasına göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davasında davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3 27... parsel sayılı taşınmazda murisleri...’ın paydaş olduğunu, taşınmazda paydaş olarak görülen ... karısı ...’nın 25 yıl önce ölmüş olduklarını, ayrıca adı geçen kişilerin kim olduklarının bilinmediğini, taşınmazın önce müvekkillerinin murisleri sonra kendileri tarafından 30 yılı aşkındır davasız ve aralıksız bir şekilde kullanılmakta olduğunu ve 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesindeki şartların oluştuğunu ileri sürerek adı geçen paydaşlar adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Dahili davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş aksi hâlde son mirasçı sıfatı ile taşınmazın müvekkili adına tescilini istemiştir.2. Dahili davalılardan...Defterdarlığı vekili cevap dilekçesinde; kanuni şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIŞanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.11.2011 tarihli ve 2007/726 Esas, 2011/1023 Karar sayılı kararıyla "...taşınmazın tapu kayıt maliklerinin bilinen şahıslardan olduğu..." gerekçesiyle davanın ispat yönünden reddine; 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmü ve 501. maddesi gereğince ...Mahallesi 327/76 ada ve parselde kayıtlı ... karısı ...nin 1/14 hissesi ile...'ya ait 2/14 hissenin iptaliyle davalı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili dava dilekçesinde;1. Kadastrodan önce ... kızı...ile ... karısı ...nin ölmüş olduğunu,2. Bu nedenle tapu kaydına müsteniden tespitin yapıldığını,3. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeple;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.