Danıştay, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin OHAL Komisyonu ret kararı sonrası ileri sürdüğü hak ihlali iddialarını reddederek, istinaf mahkemesi kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden kanun hükmünde kararname ile çıkarılan davacının, OHAL Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetme işlemine karşı açtığı davanın idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesini temyiz etmesi üzerine; hakkında idari soruşturma yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan görevden çıkarıldığı, ceza yargılamasında beraat ettiği, anayasal haklarının ihlal edildiği ve birçok idari usul ve esas hatası bulunduğu yönündeki itirazlarına rağmen, yapılan temyiz incelemesinde bölge idare mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek davacının temyiz istemi reddedilmiş ve kamu görevinden çıkarma işlemi nihai olarak onaylanmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/13152 E.  ,  2025/9917 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: 2025/13152
Karar No
: 2025/9917
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ...
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemelerince irtibat ve iltisak tespitinde bulunulamayacağı, yasama ve yürütme organlarınca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, idari soruşturma açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru hakkı tanınmasının savunma hakkı yerine geçmeyeceği, hakkında herhangi bir somut bilgi veya belge bulunmadan işlem tesis edildiği, kişiselleştirme yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının dava konusu işleme ve İdare Mahkemesi kararına dayanak alınmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, adil yargılanma, eğitim, mülkiyet ve çalışma haklarının ihlal edildiği, doğal hakim ilkesinin gereklerine uyulmadığı, ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden davanın reddedildiği, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, aynı eylem veya suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı, ayrımcılık yasağının ihlaline neden olunduğu, hukuk devleti ilkesinin gereklerinin gözetilmediği, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olup kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği, bireylerin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmasının mülkiyet hakkının koruması kapsamında olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
:...
Düşüncesi
:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.