Konya Asliye Ticaret Mahkemesi, özel sigorta sözleşmesinden kaynaklı trafik kazası araç değer kaybı tazminatı davasında kusur ve değer kaybı tespiti.
Özet: Elektrikli aracının karıştığı kazada meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye rağmen yetersiz olduğunu iddia eden davacı, belirsiz alacak davası açmıştır; davalı ise ödemenin yeterli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin yaptırdığı bilirkişi incelemesi sonucunda, kazaya karışan ve davalı tarafından sigortalanan diğer aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve davacı aracındaki değer kaybının Yargıtay içtihatları doğrultusunda 70.000 TL olduğu tespit edilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
hakim
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
KARARIN MAHİYETİ
: KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilimize ait olan ... plakalı araca 12.04.2025 tarihinde ... ( poliçe no: ... ) plakalı aracın kazası nedeniyle çarparak hasarlanmasına sebep olmuştur. Hasarın giderilmesi için davalı sigorta şirketi nezdinde dosya açılmış ve müvekkilin aracı davalı sigorta tarafından tamir ettirilmiştir. Dosya no ... dür. Müvekkilin aracı elektrikli son model bir arabadır. Bu kaza nedeniyle araçta değer kaybı yaşanmıştır. Maddi tazminatın tahsili için davalı sigortaya yazılı müracaat yapılmıştır. Bu müracaatın neticesinde davalı şirket 29.500,00 TL ödeme yapmıştır. Bu miktar müvekkilin aracının değeri düşünüldüğünde son derece az bir miktardır. Dolaysıyla aracın değer kaybının istenilmesi için iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Henüz aracın ne kadar değer kaybettiği bilinemediği için davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, Aracın değer kaybından dolayı şimdilik 1.000,00 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak müvekkile verilmesine ( sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ), Vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep ederim" şeklinde talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; " Tarafımızca aracın REEL PİYASA şartlarına göre hesaplanan değer kaybı tutarı ödenmiş olduğundan ve davacı vekilinin bakiye değer kaybı talebine ilişkin dayanağı bulunmadığından ilgili davanın reddine, aksi halde Reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, gerçek hasar tutarı ve kazadan önceki hali de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına, Genel Şartlara göre hesaplama yapılması halinde, 04.12.2021 TARİHİNDE VE 31679 SAYILI RESMİ GAZATE’DE YAYIMLANAN “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” UYGULANMASINA, Değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK (TRAFİK) SİGORTASI GENEL ŞARTLARI uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine," şeklinde cevap dilekçesi sunmuş olduğu görüldü.
Dava; "Tazminat" davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili, ... plakalı araca 12.04.2025 tarihinde ... ( poliçe no: ... ) plakalı aracın kazası nedeniyle çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, Hasarın giderilmesi için davalı sigorta şirketi nezdinde dosya açılmış ve müvekkilinin aracı davalı sigorta tarafından tamir ettirildiğini, Müvekkilin aracı elektrikli son model bir araba olduğunu, Bu kaza nedeniyle araçta değer kaybı yaşandığını, Bu yüzden aracın değer kaybını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "... plakalı Otomobil Sürücüsü ... ' bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı K.T.K nun 84. Maddesi asli kusurlardan Madde-56/1-c (Önlerinde seyreden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek “Yakın takip” Arkadan Çarpma) Kural ihlali olup %100 (yüzde yüz) ORANINDA KURAL İHLALİNİN olduğu; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... ' bu kazada herhangi bir kural ihlali Yapmadığı (%0.00 Yüzde Sıfır) olduğunu bildirir trafik bilirkişi raporudur." şeklinde görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Mahkememizin ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; " DAVAYA KONU ... PLAKALI ARAÇTA VE DAVA KONUSU TRAFİK KAZASI SONUCUNDA ARAÇTA OLUŞAN DEĞER KAYBININ, (YARGITAY İÇTİHATLARI VE KONYA BAM İÇTİHATLARINA GÖRE) 70.000,00 TL (YETMİŞ BİN TL) OLACAĞI, DOSYADA BULUNAN TRAFİK KUSUR BİLİRKİŞİ ORHAN GÜMÜŞ — TARAFINDAN DÜZENLENEN 14/12/2025 TARİHLİ KUSUR RAPORUNDA, DAVALI SİGORTA ŞİRKETİNİN ZMMS POLİÇESİ İLE SİGORTALADIĞI ... PLAKALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜ, DAVA DIŞI SÜRÜCÜ ... , %100 ORANINDA KUSURLU OLDUĞU GÖRÜŞÜNÜN BELİRTİLDİĞİ, KUSUR ORANINA GÖRE DAVACI ...'NUN, DAVALI ÇUİCK SİGORTA ŞİRKETİ 'DEN (ARAÇTA MEYDANA GELEN DEĞER KAYBINA İLİŞKİN) (ZMMS POLİÇEDEKİ TEMİNAT MİKTARI GÖZETİLEREK) TALEP EDEBİLECEĞİ, KALAN TAZMİNAT MİKTARININ; %100x(70.000,00)-29.500,00 = 40.500,00TL OLACAĞI." şeklinde görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Davalı vekilinin 07/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile ; "BİLİRKİŞİ RAPORU İLE YAPILAN TESPİT SONRASINDAN DAVACI TARAFA ASIL ALACAK, YARGILAMA GİDERİ, FAİZ VE İLAM VEKALET ÜCRETİ ÖDEMESİ YAPILMIŞ OLUP, YAPILAN ÖDEME İLE DAVACI TARAFIN FAİZ, YARGILAMA GİDERİ VE VEKALET ÜCRETİ DE DAHİL TÜM ZARARI KARŞILANMIŞ OLDUĞUNDAN DAVANIN KONUSUZ KALDIĞINDA DAİR KARAR VERİLMESİNİ TALEP EDERİZ. " şeklinde talep dilekçesi göndermiş olduğu görüldü.
Davacı vekili 16/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile ; " Davalı sigorta 03.04.2026 tarihinde 89.300,36 TL hesabımıza göndermiştir. Yapmış olduğumuz incelemeye göre;- faiz hesabı eksiktir 12.04.2025 ile 03.04.2026 arası 356 gün vardır. 40.500 TL’ye yıllık %24 yasal faiz uygulandığında: a=40,500×0.24×356 365
Topla işlemiş faiz yaklaşık 9.480,33 TL olur. Oysa davalı sigorta 7.155,00 TL faiz hesaplamıştır.
- Bakiye harç ve arabuluculuk ücreti açısından da durum muğlaktır.
Gereği mahkemenin takdirlerine arz ederiz." şeklinde talep dilekçesi göndermiş olduğu görüldü.
Mahkememizin 29/04/2026 tarihli duruşma tutanağında davacı vekili; " Her ne kadar yazılı beyanımızda faiz yönünden alacağımız olduğu ortada ise biz bu alacak yönünden bir talebimiz yoktur, yargılama gideri ve aslı ödenmiştir, dava konusuz kalmıştır, karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar kurulmasını talep ederiz" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
6100 sayılı HMK'nın 313. Maddesinde; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir", yine HMK'nın 314. Maddesinde; " (1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." HMK'nın 315. maddesinde; " (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." ve HMK'nın 331. Maddesinde; "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmakla,
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının davalı aleyhine açtığı değer kaybı davasının yargılama sırasında ödenmiş olduğu anlaşılmakla; dava konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının davalı aleyhine açtığı değer kaybı davasının yargılama sırasında ödenmiş olduğu anlaşılmakla; dava konusuz kaldığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken (732,00-TL. maktu harcın 2/3'ü olarak hesap edilen) 488,00-TL harcın dava başında yatırılan 615,40 TL mahsubu ile fazladan alınan 127,40 TL'nin davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin sulh protokolü gereği bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı ve davacı kendisini vekil ile temsil ettirmişse de sulh protokolü gereği vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmın 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2026
Katip Hakim