2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, belirlenen bedelin verilen kesin sürelerde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddedilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, ilk derece mahkemesince kamulaştırma bedelinin yasal süreler içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; davacı idarenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da, usulüne uygun verilen kesin sürelere rağmen bedelin zamanında yatırılmadığı ve geç yapılan yatırma işleminin hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek, yasal yükümlülüğün yerine getirilmemesi sonucu davanın reddedilmesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/1539 Esas, 2025/1682 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/701 Esas, 2023/290 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 187 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını, taşınmaz üzerindeki mahsul ve mütemmim cüz bedellerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için verilen sürelerin usulünce ihtar edilmediğini, kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin dekont suretlerini dosyaya sunduklarını, kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma fark bedelini depo etmesi için 17.03.2023 tarihli celsede süre verildiği, davacı idarenin kamulaştırma fark bedelini depo etmemesi üzerine bir sonraki celse olan 14.04.2023 tarihli celsede kamulaştırma bedelini depo etmek ve dekontunu sunmak üzere davacı idare vekiline ikinci kez 15 günlük süre verildiği ve kesin süre sonuçlarının hatırlatıldığı, her iki sürenin de davacı idare vekilinin yüzüne karşı verildiği, 08.05.2023 tarihli celsede ise kamulaştırma bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karar tarihinden sonra 30.05.2023 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ekindeki banka dekontuna göre davacı idarenin kamulaştırma fark bedelini depo ettiğinin anlaşıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararındaki açıklamalar ile davalılar vekilinin hazır bulunduğu karar celsesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, istinafa cevap dilekçesi de sunmadığı, dolayısıyla işin esasına girilerek karar verilmesi yönünde bir beyanının bulunmadığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesinin kanun gereği kesin olan süre içinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan vermiş olduğu ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmişse de, davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesi yönünde bir beyanının bulunmadığı gözetildiğinde verilen karar yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.