Sosyal Güvenlik Kurumu ile eczacı arasındaki haksız sözleşme feshi tespiti ve alacak talepleri ile sahte reçete kaynaklı itirazın iptali davalarının gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, eczacının Sosyal Güvenlik Kurumu ile olan sözleşmesinin, ilgili suçlamadan beraat etmesine rağmen teftiş kurulu raporuyla haksız feshedildiğini ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek sözleşmenin geçerliliği ile ödenmeyen alacaklarının tahsilini talep ettiği asıl dava ile; Kurumun, eczacının sahte reçetelerle kendisini zarara uğrattığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep ettiği birleşen davaların birlikte ele alındığı karmaşık bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2021/681
KARAR NO
: 2025/367
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
ASIL DAVA
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: 10/07/2006
BİRLEŞEN ... 10. SULH HUKUK MAHKEMESİNİN
2007/797 ESAS NOLU DAVA
DAVACI
: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI, Ziyabey caddesi No:6 Çankaya/...
DAVACI VEKİLİ
: AV...., Ziyabey caddesi No:6 Çankaya/...
DAVALI
: ..., T.C. Kimlik No:..., Kızılırmak mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu caddesi No:28 İç Kapı No:10 Çankaya/...
DAVALI VEKİLİ
: AV...., Necatibey caddesi Balıkçıoğlu iş merkezi No:6/143-144 Çankaya/...
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: 13/04/2007
KARAR TARİHİ
: 20/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 20/06/2025
Asıl davada davacı tarafından davalı hakkında açılan kurum işleminin haksız olduğunun tespiti ile alacak, birleşen dava ise davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davalarının mahkememizde yapılan yargılamaları sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP ;
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının eczacı olduğunu,... .... .... ... adresinde bulunan ...Eczanesinin sahibi ve sorumlu müdürü olduğunu, davalı ile 2003 ile imzaladığı sözleşme uyarınca davalının kurum ve kuruluşlarına ait emekli, dul ve yetim reçeteleri ile çalışan personele ait reçeteleri kabul etmekte ve hak sahiplerine reçeteleri karşılığında ilaç temin etmekte olduğunu, ilk defa 2003 yılında imzalanan sözleşmenin yıldan yıla yenilendiğini, 2005 yılında imzalanan sözleşmenin 2006 yılı sözleşmesi henüz imzalanmadığını ve sözleşmede hüküm bulunduğu için geçerliliğini koruduğunu, davalının 04/05/2006 tarihli yazısı ile davacının kurum ile ilgili olan sözleşmesini 7 yıl süre ile fesih ettiğini, fesih gerekçesi olarak davalının Teftiş Kurulunca düzenlenen 10/04/2006 tarih ve M.24/21 sayılı soruşturma raporunu gösterdiğini, davalının iddiasının maddi dayanaktan yoksun olduğunu, ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/166 Esas nolu dosyası ile aynı fiille ilgili resmi evrakta sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında yargılama sonunda 24/11/2005 tarih ve 2005/166 Esas 2005/290 Karar nolu karar ile davacının ve diğer sanıkların beraatlerine karar verildiğini, davalının hukuk dışı inceleme sonucunda sözleşmesini fesih etmekle kalmayıp davacının alacağını ödemekten kaçındığını ileri sürerek davalı tarafından gerçekleştirilen 04/05/2006 tarihli işlemin haksız olduğunun tespitine, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespitine, yoksun kalınan kar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ve tahakkuk etmesine karşın davalının ödemediği 60.493,98 TL'nin doğduğu tarihten işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde davacı ile sözleşmeli olarak Mürsel Uluç mahallesi 112. sokak No:3/14 Dikmen ... adresinde faaliyet gösteren ...Eczanesinin sahibi ve sorumlu müdürü olan davalı ile ilgili olarak yürütülen araştırma ve soruşturma sonucu Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10/04/2006 tarih ve M.24/21 sayılı soruşturma raporunda sandık emeklisi 13 kişiye ait sağlık karnelerine el koyarak faili bulunamayan bir kişiye yazdırdıklarının, 35 adet reçeteyi sandığa fatura edip bedellerini tahsil etmek suretiyle sandığın 60.693,98 TL maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, davalının göndermiş olduğu fatura bedellerinden 44.512,74 TL'nin mahsup edildikten sonra kalan 15.981,74 TL'nin asıl borç olan 60.493,98 TL üzerinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte takip ve tahsilinin düşünüldüğünü ancak davalının daha önce gönderdiği ve eksiklikleri nedeni ile iade edilen reçetelerin eksikliklerini gidererek tekrar gönderdiğinde 12.153,81 TL ile % 10-20 katılım paylarından dolayı ödenmesi gereken 320,60 TL ile birlikte toplam 12.474,41 TL'nin daha borcundan mahsup edildiğini, davalının 3.506,83 TL borcunun kaldığını, alacağın tahsili için ... 15. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2007/1477 Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davalı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10/04/2006 tarih ve M.24/21 sayılı soruşturma raporunda ...Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olan davacı ile eczanede kalfa olarak çalışan ... .... .... 'nun sandık emeklisi 13 kişiye ait sağlık karnelerine el koyarak faili bulunmayan bir kişiye 35 adet sahte reçete yazdırddıkları, reçeteleri sandığa fatura edip bedellerini tahsil etmek suretiyle toplam olarak 60.493,98 TL sandığın maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiklerinin anlaşıldığını, ...Eczanesinin sözleşmesinin 2003, 2004 ve 2005 mali yılı bütçe uygulama talimatı ek protokollerinin sözleşmenin feshini gerektiren hususlar başlıklı bölümünün 1.maddesinin j ve k fıkraları gereğince 7 yıl süre ile feshedilmesi denildiğinden eczanenin sözleşmesinin 04/05/2006 tarih ve 17023 sayılı yazı ile 7 yıl süre ile feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında sözleşme bulunduğunu, dava konusu olaydan dolayı ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında davalının beraatine hükmedildiğini, davalının davacıya borçlu olmadığını, aksine davalının davacıdan alacaklı olduğunu, davalının alacağı için mahkememizin 2006/370 Esas nolu dosyası ile dava açtığını, davanın derdest olduğunu, davanın tarafları ve konusu aynı olan bu dava ile birleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın mahkememizin 2006/370 Esas nolu dosyası ile birleştirilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep emiştir.
DELİLLER ;
... 15. İcra Dairesi Müdürlüğünün getirilen 2007/1477 Esas nolu dosyasında birleşen davanın davacısı tarafından birleşen davanın davalısı ile birlikte ... .... .... hakkında 01/03/2007 tarihinde 10/04/2006 tarih ve M.24/21 sayılı teftiş raporu ile belirlenen sandık zararı asıl alacak 3.506,83 TL ve işlemiş faiz 31.673,42 TL olmak üzere toplam 35.180,25 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 08/03/2007 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili aracılığı ile 15/03/2007 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/07/2007 tarih ve 2007/797 Esas 2007/1560 Karar nolu kararı ile dosyanın dosyamız ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 31/03/2016 tarihli cevabi yazı ekinde M.24/21 sayılı soruşturma raporunun onaylı örneğini göndermiştir.
... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin getirilen 2010/18 Esas 2010/392 Karar nolu dosyasında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2005 tarih 2005/19961 Esas nolu iddianamesi ile sanıklar .... .... .... hakkında 20/04/2005 tarihinde ve öncesinde resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiası ile kamu davası açılmış, yargılama sonunda ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/12/2010 tarih ve 2010/18 Esas 2010/392 Karar nolu karar ile sanıkların yüklenen suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunamaması ve suçun unsurlarının oluşmaması nedenler ile beraatlerine karar verilmiş, karara karşı katılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/11/2014 tarih ve 2012/24739 Esas 2014/18117 Karar nolu kararı ile kamu davalarının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verilmiştir.
Mali müşavir... ve eczacı ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 03/11/2015 tarihli raporunda Emekli Sandığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10/04/2006 tarih ve M.24/21 sayılı soruşturma raporunun dayanağı belgelerin, uyuşmazlık konusu 35 adet reçetenin ve reçetelere istinaden hangi tarihte ne kadar ödeme yapıldığını gösterir belgeler ile ...Eczanesinin kurum alacağından hangi tarihten ve ne kadar mahsup işlemi yapıldığına dair belgelerin dosyaya sunulması gerektiğini bildirmiştir.
Mali müşavir... ve eczacı ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 06/10/2016 tarihli ek raporunda asıl dava yönünden dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinde davacının davalıdan fatura bedellerine (reçete) istinaden alacak talebinde bulunamayacağını, davalı kurum tarafından sözleşmenin haklı nedene dayalı olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının davalıdan kâr kaybı talebinde bulunamayacağını, birleşen dava yönünden davacının takip tarihi 01/03/2007 tarihi itibariyle davalıdan 3.506,83 TL asıl alacak ve 30.816,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.323,60 TL alacak talebinde bulunabileceğini bildirmiştir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonunda... .... .... Karar nolu karar ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davanın davacısı ile asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 30/09/2021 tarih ve 2019/1323 Esas 2021/2253 Karar nolu kararı ile ceza dosyasına konu reçeteler ile dava konusu kurum işleminde yer alan reçeteler karşılaştırılmadan, ceza dosyası kapsamı değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı kurumun denetimi sırasında ifadesine başvurulan hastalar veya hasta yakınları dinlendikten ve gerektiğinde soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerindeki çelişkiler giderildikten sonra, ceza dosyası kapsamı da göz önüne alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememiz esas kaydının 2021/681 Esas sırasına kaydedilmiştir.
23/05/20223 tarihli celsede kaldırma kararı gereğince asıl davada davalı-birleşen davada davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının denetimi sırasında ifadesine başvurulan hastalar veya hasta yakınlarının tanık olarak dinlenilmelerine karar verilmiştir.
Tanık ... 07/11/2023 tarihli celsede; 2006 yılı ve öncesinde ilaçlarımı almak için ...eczanesine giderdim, şuan huzurda bulunan...'ı tanımam, o dönemde ilaçlarımı almak için o zaman memur olarak çalışmakta olan eşimin sağlık karnesi kullanırdım, sağlık karnem ile bu eczaneye giderek doktorun yazdığı ilacı alırdım, o dönemde sağlık karnem ile bu eczane doktorun ilaç haricinde başka birinin ilacını almadı ve sağlık karneme el koymadı, benim o dönemde tansiyon rahatsızlığım vardı, o dönemde hangi hastaneden bu tansiyon rahatsızlığımın ilacını yazdırdığımı hatırlamıyorum, ben bu olayla ilgili daha önceden emekli sandığı müfettişlerine, ceza soruşturmasında veya ceza davasında ifade vermedim, müfettiş huzurunda verdiği teftiş raporunun ek 85. sırasında bulunan ifade tutanağı okunup sorulduğunda bana okunan ifade tutanağındaki beyanım doğrudur, tanığa az önce verdiği beyanı ile ilgili okunan teftiş raporundaki beyanları arasındaki çelişkinin nedeni sorulduğunda ise aradan çok uzun zaman geçti şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... 07/11/2023 tarihli celsede; Ben 2006 yılı öncesinde emekli öğretmendim, herpes virüsü hastalığım vardı, ben bu hastalığımın bir ilacını yazdırıp o dönemde ablamın eczanesinden aldım, o dönemde sağlık karnesi kullanılıyordu, bir defa sağlık karnesine yazdırarak ablamın eczanesinden aldım, ben sağlık karnemi ablamın eczanesine bırakmadım, bu sağlık karneme el konulmadı, Gazi Üniversitesi Hastanesi veya ... Tıp Fakültesi Hastanesine gidiyordum, başka bir hastanede de yazdırmış olabilirim, ancak ablamın eczanesinden aldığım reçeteyi hangi hastaneden yazdırdığımı hatırlamıyorum, olayla ilgili emekli sandığı müfettişlerine ifade verdim, başka biyerde ifade vermedim, o tarihlerde ablamın eczanesinin önünde, İlker Mahallesinde pazar yeri vardı, haftanın belli günü pazar kuruluyordu, bu pazar yerine gelenlerin sağlık karnelerini ablamın eczanesine bırakarak hazırlanmasını istediklerini ve daha sonra işleri bitince dönüp aldıklarını bilmiyorum, ben bir kere öyle yaptım ayrıca yaşlı bir amcanın da benim yanımda siz hazırlayın ben alacağım dediklerini duydum, o dönemde bilgisayar sistemi yeni kurulmuştu, ben ilaç almaya gittiğimde bilgisayar arızalı dediler, bunun üzerine ben sağlık karnemi bıraktım başka bir yere gittim bir süre sonra gelip ilacımı aldım, sağlık karnemi herhalde almışımdır, emekli sandığı müfettişi tüm reçetelerimi taradığı için ablamın eczanesinden aldığım ilacın reçetesini bu kadar net hatırlıyorum, müfettiş huzurunda verdiği teftiş raporunun ek 86. sırasında bulunan ifade tutanağı okunup sorulduğunda bana okunan ifade tutanağındaki beyanım doğrudur şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... 07/11/2023 tarihli celsede; Ben davacı ...'ın eczanesine gidip eşimin ilaçlarını, onun sağlık karnesine yazdırarak yazılan ilacı aldım, tam tarihini hatırlamıyorum, uzun yıllar önceydi, gittiğim zaman bir süre ilacın hazırlanmasını bekledim, ilaç hazır olduğunda sağlık karnem ile birlikte ilacımı alıp eczaneden ayrıldım, ben bu konuyla ilgili başka ifade vermedim, müfettiş huzurunda verdiği teftiş raporunun ek 83. sırasında bulunan ifade tutanağı sağlık durumu dikkate alınarak yanında bulunan kızı tarafından kendisine okunup sorulduğunda okuduğum ifade tutanağındaki beyanım doğrudur şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık... Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/145 Talimat nolu istinabe evrakının 05/02/2024 tarihli celsesinde; Benim 2008 yılında vefat etti, diyaliz hastası idi, kaza sonucu da diz kapağının alt bacakları kesildi, o zamanlarda eczaneci bizi dolandırdı, bizim adımıza ilaç almış, ya da bir şey yapmış ne olduğunu bilemiyorum, öyle sanıyorum ki bizim bilgilerimizi haberimiz olmadan kullanmış, bu durumda olan başkaları olup olmadığını bilmiyorum, ilaç yazdırmak için gittik, o zaman sağlık karnesinin iptal olduğunu söylediler, böylelikle ilacını alamadık, mağdur olduk şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... 16/02/2024 tarihli celsede; Bana okunan esas ve birleşen davaların dava dilekçesinde belirtilen hususlarla ilgili bilgim yoktur. Babam Bahri ÖZDEMİR sivil memur emeklisiydi emekli olarak 2006 ve öncesinde sağlık karnesi kullanırdı. Babamdan dolayı benim adıma düzenlenmiş ayrı bir sağlık karnem vardı. Ben o dönemlerde çok hasta olurdum ve ilaç alırdım. Bu işlemleri bazen annem babam bazen ben yapardım. İlaçlar olmadığı zaman eczaneden ilaçlar bir süre sonra temin edilip evimize getirilirdi. O dönemde belirli bir eczaneden ilaç alınıp alınmadığını hatırlamıyorum. Bu ilaçları ...Eczanesinden alıp almadığımı hatırlamıyorum, müfettiş huzurunda verdiği teftiş raporunun ek 87. sırasında bulunan ifade tutanağı okunup sorulduğunda aradan uzun zaman geçtiği için bana okunan ve ayrıca okuduğum ifade tutanağının içeriğinin doğru olup olmadığı ile ilgili bir şey diyemiyorum. O dönemde ben Emekli Sandığı Müfettişinin çağırması üzerine ifade vermeye gitmiştim. bana okunan ifade tutanağındaki beyanım doğrudur şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... 16/02/2024 tarihli celsede; 2003-2004 yıllarında işçi olan eşim ...'ın sigortasından yararlanıyordum. 2006, 2007 veya 2008 yıllarında eşimin sigortası üzerinden kulak rahatsızlığımdan dolayı tedavi oldum ve ilaç yazdırdım. Bu rahatsızlığımdan dolayı ... Numune Hastanesi'nde tedavi gördüm. 2003 yılında evlendikten sonra eşimin sağlık karnem çıktı ve ondan sonra bu karnemi kullanmaya başladım. Bu sağlık karnemi ben kendi hastalıklarım için kullandım. 2003 yılında evlendikten sonra sağlık karnem olmadı. ... .... .... mahallesinde hiç oturmadım ...Eczanesini ve Eczacı...'ı tanımıyorum, müfettiş huzurunda verdiği teftiş raporunun ek 90.sırasında bulunan ifade tutanağı okunup sorulduğunda 2006, 2007 veya 2008 yıllarında az önce belirttiğim gibi ... Numune Hastanesinde kulağımdaki rahatsızlığımdan dolayı tedavi görmüştüm. Bana okunan ifademdeki diğer hususlar doğru değildir. Ben Emekli Sandığı Müfettişine ifade vermedim. Bana gösterilen ifade tutanağındaki imza bana ait değildir. Ben ifade tutanağındaki adreste 2006 ve 2009 yıllarında ikamet ettim, aradan uzun zaman geçtiği için bana okunan ve ayrıca okuduğum ifade tutanağının içeriğinin doğru olup olmadığı ile ilgili bir şey diyemiyorum. O dönemde ben Emekli Sandığı Müfettişinin çağırması üzerine ifade vermeye gitmiştim. bana okunan ifade tutanağındaki beyanım doğrudur şeklinde beyanda bulunmuştur.
16/02/2024 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile tanık ...’ın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 30/09/2021 tarih ve 2019/1323 Esas 2021/2253 Karar nolu kararında davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğünün denetimi sırasında ifadesine başvurulan hastalar veya hasta yakınlarının dinlenilmesi gerektiğinin belirtilmesi, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 10/04/2006 tarih ve M.24/21 numaralı soruşturma dosyasında ifadesine başvurulan hastalar ve hasta yakınlarının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... olması, Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğüne geçen celsenin 4 numaralı ara kararı gereğince yazılan müzekkerenin cevabi yazısı ekindeki listede yer alan emeklilik sicil numaraları ile yapılan inceleme sonucunda kaldırma kararına göre dinlenilmesi gereken tanıklardan olmaması nedenleri ile dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
Tanık ... ... .... .... Talimat nolu istinabe evrakının 06/03/2024 tarihli celsesinde; Ben davacı-karşı davalı ...'ı bizzat tanımam, ben Orman Genel Müdürlüğünden 2003 yılında emekli oldum, hipofis akromeğoli hastasıyım. ben 1991 yılından itibaren Gazi Üniversitesinde tedavi görüyorum ve düzenli olarak ilaç kullanıyorum, davacıya ait eczane çalışanları bizim kuruma geliyordu, bizim kurumla sözleşme imzaladıklarını söyleyerek ilaçları kendilerinden almamızı söylüyorlardı, ben bu şekilde tanıştım ve ilaçlarımı bu eczaneden almaya başladım, emekli olduktan sonra da yine ilaçlarımı ...eczanesinden almaya devam ettim, ben hiç kimse ile resmi belge ve evrakımı paylaşmadım, doktor dışında reçetelerin eczane çalışanları tarafından yazılması söz konusu değildir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Eczacı ... .... .... 'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 27/05/2024 tarihli raporunda asıl dava yönünden dava dosyası, ceza dosyası ve dosya eki klasörlerde mevcut tüm bilgi ve belgeler üzerinden yapılan inceleme neticesinde kurum soruşturma raporunda mevcut ifadeler ve yapılan tespitler, mahkemede tanık olarak alınan hasta/hasta yakını ve doktor ifadeleri ile reçetelerin hastane kayıtları bir arada karşılaştırmalı olarak ve bir arada değerlendirildiğinde kurum tespitine konu reçetelerin hastalara ait sağlık karneleri alıkoyularak reçete arkası imzalar hastalara ait olmadan sigortalıların gıyabında, yine reçeteleri düzenlediği görülen doktorların bilgi ve görgüleri dışında, kendilerine ait imza ve kaşeleri taklit edilerek veya reçeteyi düzenleyen hekimin izinde olduğu tarihlerde, bazı hastaların reçetelerindeki ilaçların tıbben ilgisi olmayan polikliniklerdeki kayıtlar üzerinden, reçetelerdeki mühürler hastaneye ait olmadan hastane mühürüne benzetilmek suretiyle sahte olarak düzenlendiği hususlarının sübuta erdiğini, kurum tarafından gerçekleştirilen B.07.1.EMS.0.16.10.02/17023 sayılı ve 04/05/2006 tarihli işlemlerin yerinde olduğunu, eczacının sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiğini ve bu nedenle davacı eczacının davalı kurumdan kâr kaybı talebinde bulunmasının yerinde olamayacağını, birleşen dava yönünden davacı kurumun takip tarihi 01/03/2007 tarihi itibariyle davalıdan 3.507,33 TL asli alacak, 30.816,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.323.60 TL alacak talebinde bulunabileceğini bildirmiştir.
Tanık ... 04/06/2024 tarihli celsede; Benim sağlık karnem vardı ve bu sağlık karnemde Şeref adlı birinin çalıştığı eczaneden ilaç alırdım, bu Şeref ilaçlarımı fazla yazmış, bu eczane İlker Mahallesindeydi, bu eczane Şeref'e aitti, İclal OKUTAN'ı tanımıyorum, müfettiş huzurunda verdiği teftiş raporunun ek 84. sırasında bulunan ifade tutanağı okunup sorulduğunda Aradan uzun zaman geçtiği için bana okunan ifadenin içeriğinin içeriğinin doğru olup olmadığını hatırlamıyorum, ancak ben o dönemde astım ve bronşit hastasıydım o hastalığım için sürekli ilaç kullanırdım, az önce belirttiğim gibi bir eczaneye sağlık karnemi bırakır ilaçlarımı bu şekilde alırdım, bu eczanenin ...Eczanesi olup olmadığını hatırlamıyorum, ifademde geçen Ramazan adlı kişiyi hatırlamıyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Eczacı... .... .... 'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 27/06/2024 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşlerinin değişmediğini bildirmiştir.
Mali müşavir ..., eczacı ... ve sağlık yöneticisi ...'ten oluşturulan bilirkişi kurulu 30/11/2024 tarihli raporunda asıl davada kurum soruşturma raporunda mevcut ifadeler ve yapılan tespitler, mahkemede tanık olarak alınan hasta/hasta yakını ve doktor ifadeleri ile reçetelerin hastane kayıtları bir arada karşılaştırmalı olarak ve bir arada değerlendirildiğinde, kurum tespitine konu reçetelerin hastalara ait sağlık karnelerinde yer alan reçete arkası imzalar hastalara ait olmadan sigortalıların gıyabında, yine reçeteleri düzenlediği görülen doktorların bilgi ve görgüleri dışında, kendilerine ait imza ve kaşeleri taklit edilerek veya reçeteyi düzenleyen hekimin izinde olduğu tarihlerde, bazı hastaların reçetelerindeki ilaçların tıbben ilgisi olmayan polikliniklerdeki kayıtlar üzerinden, reçetelerdeki mühürler hastaneye ait olmadan, hastane mührüne benzetilmek suretiyle sahte olarak düzenlendiği hususlarının tespiti karşısında kurum tarafından gerçekleştirilen fesih işlemlerin yerinde olup olmadığını, eczacının sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği hususlarının mahkemenin takdirinde olduğunu, mahkeme fesih işleminde davalı kurumun haklı olduğu yönünde kanaat sahibi olması halinde davacı eczacının davalı kurumdan kâr kaybı talebinde bulunmasının yerinde olamayacağını, birleşen davada raporun önceki bölümünde tablo halinde gösterilen reçetelerden kaynaklı olarak, mahsup işlemi gerçekleştikten sonra bakiye kalan 3.507,33 TL asıl alacak ve 30.816,77 TL işlemiş faiz olmak üzere, 01.03.2007 takip tarihi itibariyle davacı kurumun davalıdan toplam 34.323.60 TL alacaklı olacağını bildirmiştir.
Mali müşavir ..., eczacı ... ve sağlık yöneticisi ...'ten oluşturulan bilirkişi kurulu 20/03/2025 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşlerinin değişmediğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Asıl dava, kurum işleminin haksız olduğunun tespiti ile alacak, birleşen dava ise kurum alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Asıl davada davacı davalının 04/05/2006 tarihli sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine, sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespitine, 1.000,00 TL yoksun kalınan kar ile tahakkuk etmesine karşın davalının ödemediği 60.493,98 TL'ye hükmedilmesini, birleşen davada ise davacı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10/04/2006 tarih ve M.24/21 sayılı soruşturma raporu ile tespit edilen ve sonradan yapılan işlemler ile belirlenen alacak için başlatılan icra takibine davalının itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18/07/2007 tarih ve 2007/797 Esas 2007/1560 Karar nolu kararı ile birleşen davanın dosyamız ile birleştirilmesine karar verilmiş, mahkememizde yapılan yargılama sonunda .... .... .... Karar nolu karar ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davanın davacısı ile asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... .... ... Esas 2021/2253 Karar nolu kararı ile eksik inceleme yapıldığı, asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısının denetimi sırasında ifadesine başvurulan hastalar veya hasta yakınları dinlendikten ve gerektiğinde soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerindeki çelişkiler giderildikten sonra, ceza dosyası kapsamı da göz önüne alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememiz esas kaydının 2021/681 Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin 05/12/2017 tarih ve 2006/370 Esas 2017/907 Karar nolu kararına karşı asıl davanın davacısı ile asıl davanın davalısı, birleşen davanın davacısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması nedeni ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 30/09/2021 tarih ve 2019/1323 Esas 2021/2253 Karar nolu kararı ile hem asıl hem birleşen davadaki kararların kaldırılmasına karar verildiği kabul edilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemes... .... .... Karar nolu kararına göre Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 10/04/2006 tarih ve M.24/21 numaralı soruşturma dosyasında ifadesine başvurulan hastalar ve hasta yakınlarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... dinlenilmiş, ... ise öldüğünden dinlenilememiştir.
Ayrıca eczacı, sağlık yöneticisi ve mali müşavir ile müşavir, eczacı ve sağlık yöneticisinden oluşturulan 2 ayrı bilirkişi kurulundan tanık beyanları ile ceza dosyası da göz önünde bulundurularak rapor hazırlatılmıştır.
Asıl davada;
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacının davalının 04/05/2006 tarihli sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine, sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespitine, 1.000,00 TL yoksun kalınan kar ile tahakkuk etmesine karşın davalının ödemediği 60.493,98 TL'ye hükmedilmesini talep etmesi, ispat yükünün davacıya düşmesi, ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinde dava konu olay ile ilgili olarak aralarında davacının da bulunduğu sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında yargılama sonunda ..... .... .... Karar nolu kararı ile sanıkların yüklenen suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunamaması ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri ile beraatlerine karar verilmesi, karara karşı katılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine ... .... .... Karar nolu kararı ile kamu davalarının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verilmesi, davacı hakkındaki ceza davasının düşürülmesine karar verildiğinden Türk Borçlar Kanununun 79. maddesindeki maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlaması kuralının uygulanmasının olanaklı olmaması, mali müşavir... .... .... 'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun 27/05/2024 tarihli raporunda dava dosyası, ceza dosyası ve dosya eki klasörlerde mevcut tüm bilgi ve belgeler üzerinden yapılan inceleme neticesinde kurum soruşturma raporunda mevcut ifadeler ve yapılan tespitler, mahkemede tanık olarak alınan hasta/hasta yakını ve doktor ifadeleri ile reçetelerin hastane kayıtları bir arada karşılaştırmalı olarak ve bir arada değerlendirildiğinde kurum tespitine konu reçetelerin hastalara ait sağlık karneleri alıkoyularak reçete arkası imzalar hastalara ait olmadan sigortalıların gıyabında, yine reçeteleri düzenlediği görülen doktorların bilgi ve görgüleri dışında, kendilerine ait imza ve kaşeleri taklit edilerek veya reçeteyi düzenleyen hekimin izinde olduğu tarihlerde, bazı hastaların reçetelerindeki ilaçların tıbben ilgisi olmayan polikliniklerdeki kayıtlar üzerinden, reçetelerdeki mühürler hastaneye ait olmadan hastane mühürüne benzetilmek suretiyle sahte olarak düzenlendiği hususlarının sübuta erdiğini, kurum tarafından gerçekleştirilen B.07.1.EMS.0.16.10.02/17023 sayılı ve 04/05/2006 tarihli işlemlerin yerinde olduğunu, eczacının sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiğini ve bu nedenle davacı eczacının davalı kurumdan kâr kaybı talebinde bulunmasının yerinde olamayacağını bildirmesi, aynı bilirkişi kurulunun 27/06/2024 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşlerinin değişmemesi, mali müşavir ..., eczacı ... ve sağlık yöneticisi ...'ten oluşturulan bilirkişi kurulunun 30/11/2024 tarihli raporunda kurum tarafından gerçekleştirilen fesih işlemlerin yerinde olup olmadığının, eczacının sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediğin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmesi, aynı bilirkişi kurulunun 20/03/2025 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşlerinin değişmemesi, davacının dava konusu işlemin haksız olduğu, davalıdan yoksun kalınan kar ile alacak hakkının olduğuna ispatlar nitelikte delil sunmaması nedenleri ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Birleşen ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/797 Esas nolu davasında;
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalının davacının sözleşmeli ...Eczanesinin sahibi ve sorumlu müdürü olduğu, eczanesinde kalfa olarak çalışanların davacının emeklisi 13 kişiye ait sağlık karnelerine el koyarak faili bulunmayan 1 kişiye 35 adet sahte reçete yazdırdıkları, reçeteleri davacıya fatura edip bedellerini tahsil etmek suretiyle toplam 60.493,98 TL zarara sebebiyet verdikleri, bu zararın öncelikle davalının davacıya kestiği ve alacaklı olduğu fatura bedellerinin 44.512,74 TL' sinin mahsup edildiği, kalan bakiye alacak olan 15.981,74 TL'nin 12.474,41 TL'sinin davalının tarafına iade edilen ve eksiklikleri tamamlanarak davacıya na gönderdiği 12.153,81 TL reçete bedeli ile % 10-20 katılım payları alacağı olan 320,60 TL toplamı alacağından tahsil edilmesi sonrasında davacının alacağının tutarının 3.506,83 TL olduğu, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 3.506,83 TL asıl alacağının ve 30.816,77 TL işlemiş faiz alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile ... 15. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2007/1477 Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının tanık beyanları, mali müşavir... ve eczacı ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 06/10/2016 tarihli ek raporundaki görüş ile eczacı Mehmet AYDOĞAN, sağlık yöneticisi Ertuğrul BAYRAM ve mali müşavir Fahrettin ALİŞAR'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun kök ek raporları ile icra takibine konu alacağının yukarıda belirtilen kısmının varlığını kendi ticari defterleri ispatladığı, davalının icra takibine itirazının kısmen haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
İspat yükü kendisinde olan davacının yukarıda belirtildiği üzere uyuşmazlık konusu olan vakıayı ispatlaması, bilirkişi kurulu raporlarının asıl alacak ile işlemiş faiz alacakları açısından uyumlu olması, bilirkişi kurullarının raporlarındaki asıl alacak açısından dava konusu icra takibindeki asıl alacak ile bağlı kalınmasının gerekli olması, işlemiş faiz talebi açısından bilirkişi kurulu raporları ile belirlenen kısmı aşan kısım açısından ise davanın ispatlanamaması nedenleri ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının ... 15. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2007/1477 Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 3.506,83 TL asıl alacak ve 30.816,77 TL işlemiş faiz için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince iptaline, icra takibinin 3.506,83 TL asıl alacak ile 30.816,77 TL işlemiş faiz üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı kanuni faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin davanın yukarıda açıklanan nedenler ile reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin dava konusu alacağın doğup doğmadığı ile miktarının yargılama ile ortaya çıkması ve tutarının likit olmaması nedenleri ile İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
A-Asıl davada;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2025 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan dava açılırken yatırılan 830,20 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 214,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
B-Birleşen ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/797 Esas nolu davasında;
1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
Davalının ... 15. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2007/1477 Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 3.506,83 TL asıl alacak ve 30.816,77 TL işlemiş faiz için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 3.506,83 TL asıl alacak ile 30.816,77 TL işlemiş faiz üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı kanuni faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2025 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 2.344,64 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan dosya-posta gideri 600,00 TL ve bilirkişi ücreti 15.700,00 TL olmak üzere toplam 16.300,00 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 15.892,50 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarına göre davacı lehine belirlenen vekalet ücreti göz önünde bulundurularak hesaplanan 856,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-... 15. İcra Dairesi Müdürlüğünün dosyamız arasında aslı bulunan 2007/1477 Esas nolu dosyasının karar kesinleşince İADESİNE,
8-... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyamız arasında aslı bulunan 2010/18 Esas 2010/392 Karar nolu dosyasının karar kesinleşince İADESİNE,
Asıl davada davacı vekili ... .... .... , asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Av.... ve birleşen davada davalı vekili Av....'in yüzüne karşı, asıl davada ve birleşen davada kurulan hükümler açısından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza