Danıştay, KHK ile ihraç edilen ve beraat kararı alan kamu görevlisinin göreve iade talebinin reddi kararını temyizen onadı.
Özet: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin ret kararlarının ardından temyiz incelemesine konu olan uyuşmazlıkta, davacının hakkında verilen beraat kararı ve Bank Asya işlemlerinin rutin olduğuna dair iddialarına rağmen, yüksek idari yargı mercii tarafından önceki kararların hukuka uygun bulunarak temyiz isteminin reddedildiği; ancak karşı oyda, ceza mahkemesinin beraat kararı ile Bank Asya hesap hareketleri hakkındaki tespitlerin yeterince değerlendirilmediği belirtilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/1130 E.  ,  2025/9587 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: 2024/1130
Karar No
: 2025/9587
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı - ...
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ...İdare Mahkemesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının olmadığı, Bank Asya hesabındaki işlemlerinin rutin bankacılık faaliyetleri olduğu, sendika ve dernek üyeliğinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, bu kararla aleyhindeki iddiaların dayanaktan yoksun hale geldiği, dava konusu işlemin keyfi değerlendirmeye dayalı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
:...
Düşüncesi
:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY
:
Dava konusu olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
Kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...sanığın Bank Asya hesap hareketlerinde görülen 17-25/12/2013 öncesi ve sonrasındaki işlemlerinin benzer nitelikte olduğu, bu itibarla rutin bankacılık işlemleri kapsamında kaldığı..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Diğer yandan, dava konusu Komisyon kararında, davacının Bank Asya'da 594233 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, mezkur hesaba 16/01/2015 tarihinde 1.017,00-TL tutarında para yatırdığı; 16/01/2014 tarihinde 2.330,00-TL tutarlı 32 günlük, 16/02/2015 tarihinde 5.000,00-TL tutarlı 35 günlük katılım hesapları açtığı belirtilmiş olup, davacının örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiğinin söylenebilmesi için 2016 yılı öncesi, özellikle hesabın açılış tarihi olan 2005 yılı ile 2016 yılı arasındaki hesap hareketlerinin kıyaslanması ve anılan Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki davacının hesap hareketlerinin de değerlendirilmeye esas alınması gerektiği halde Bölge İdare Mahkemesince, ceza yargılamasındaki işlemlerin rutin olduğuna dair tespitin değerlendirilmediği ve 2016 yılı öncesi hesap hareketleri istenmeksizin sadece Komisyon kararında belirtilen hesap hareketleri nazara alınarak eksik inceleme ile irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmak suretiyle örgüte yardım amacıyla ve örgüt liderinin talimatları doğrultusunda hareket ettiği değerlendirmesi eksik incelemeye dayalı olup, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.