İcra takibinde faturaya dayalı döviz alacağının takip talebinde TL karşılığının belirtilmemesi nedeniyle itirazın iptali davasının usulden reddedilmesinin Yargıtayca onanması.
Özet: Davacının tekstil ticareti sebebiyle davalıya mal tesliminden doğan fatura alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibinde, takip talebi ve ödeme emrinde döviz cinsinden alacağın TL karşılığının belirtilmemesi usulü bir eksiklik olarak kabul edilmiş; bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğu, usulüne uygun bir takibin dava şartı olduğu ve bu eksikliğin mahkeme kararıyla giderilmeden yeni bir takip talebi ve ödeme emri düzenlenemeyeceği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi davayı usulden reddetmiş, istinaf ve temyiz incelemelerinde de bu kararın usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilerek davacının temyiz talebi reddedilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5702 E.  ,  2026/2398 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/922 Esas, 2025/1261 Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2023/851 E., 2024/764 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.04.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup, hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil işleri yapan bir firma olduğunu, ticari ilişki sebebiyle davalıya mal verdiğini, faturalar tanzim ettiğini, söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğini, ticari defterlere de işlendiğini, davalının, söz konusu faturaya dayalı bakiye alacağı 24.006,25 euroyu müvekkiline ödemediğini, başlatılan icra takibine davalının itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takip dosyasına davacı tarafından sunulan 05.06.2023 tarihli ilk takip talebinde ve icra dairesince düzenlenen 06.06.2023 tarihli ilk ödeme emrinde takibe konu döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğu, ilk takip talebi ve ilk ödeme emrinin iptaline dair herhangi bir Mahkeme kararının da bulunmadığı, takip dosyasında herhangi bir Mahkeme kararı olmaksızın tarafların talebi ya da icra dairesince yeni bir takip talebi ve ödeme emri düzenlenemeyeceği, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafından başlatılmış usulüne uygun bir takibin mevcut olmadığı ve itirazın iptali davalarında usulüne uygun başlatılmış bir takibin bulunmasının özel dava şartlarından olduğu gerekçesiyle özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davalarında takip dosyasında elektronik imzalı ilk takip talebinden sonra yeni bir takip talebi ve ödeme emri sunulmuş ise de, takip dosyasındaki ilk takip talebi ve ilk ödeme emrinin esas alınması gerektiği, takip talebi ve ödeme emrinin sonradan değiştirilmesinin mümkün olmadığı, nitekim ilk takip talebi ve ilk ödeme emrinin geçersiz olduğu ve iptal edildiğine dair bir mahkeme kararı da bulunmadığı anlaşılmakla, UYAP sisteminde iki ayrı takip talebi ve ödeme emri bulunmasının usule uygun olmayacağı, elektronik imzalı ilk takip talebi ve ödeme emrindeki eksikliğin bu şekilde tamamlanmasının mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.