Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkûmiyetini onarken, eksik araştırma ve kanuna aykırı ceza konusunda muhalefet şerhi düşüldü.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delillerin hukuka uygun elde edildiği, vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandığı ve eylemlerin suç tipine uyduğu gerekçeleriyle sanık müdafiinin temyiz başvurusunu esastan reddederek onamış; ancak karşı oyda, sanığın bildirdiği telefonlar dışında operasyonel hat kullanımının ve Bylock kaydı olup olmadığının, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasındaki olası beyanların yeterince araştırılmadığı ve tanık dinlenmesi gerektiği, ayrıca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğu yönünde eksik inceleme itirazları belirtilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2024/3091 E.  ,  2026/14909 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2022/752 E., 2022/1895 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2021/264 E., 2022/100 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,
1-Sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının ve başka GSM numarası üzerinden ... kullanıcısı olup olmadığının tespitine yönelik çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) bildirdiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak bu telefon hatlarına ilişkin ... kaydı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, var ise ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya celp edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.