Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, POS cihazı mail order dolandırıcılığı kaynaklı alacak davasında üye iş yeri sözleşmesi gereği banka sorumluluğu ve tacirin basiretli hareket etme yükümlülüğünü incelemektedir.
Özet: Hırdavat malzemesi ticareti yapan bir davacı, kendini dolandırıcı olarak tanıtan bir şahsın mail-order yöntemiyle gerçekleştirdiği iki ayrı alışveriş sonucunda toplam 39.500 TL değerindeki ürünleri teslim etmesine karşın, kredi kartı dolandırıcılığı nedeniyle ödemelerin bankalarca bloke edilmesi üzerine, uğradığı zararın POS sağlayıcısı banka ve diğer ilgili davalıdan tazmini talebiyle dava açmıştır; ancak ilk derece mahkemesi, üye işyeri sözleşmesi hükümleri ve emsal yargı kararları doğrultusunda, mail-order dolandırıcılığı kaynaklı sorumluluğun tacir olan davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:29/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:23/03/2023
DAVANIN KONUSU
:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:29/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkili ...'in toptan hırdavat malzemesi ticareti yaptığını, müvekkili ile davalılardan ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan üye iş yeri başvuru formu ile müvekkilinin ticari işletmesine ... pos nolu pos cihazının tahsis edildiğini, ... tarihinde saat ... sıralarında işletmeye ait hattı arayan ve kendisini ... olarak tanıtan şahsın İzmir'den aradığını, inşaat malzemesi ticareti ile uğraştığını, toptan inşaat çivisi almak istediğini, ödemeyi ise mail order yöntemi ile kredi kartı vasıtasıyla yapacağını, tarafların 2.500 Kg inşaat çivisi karşılığı olmak üzere Kdv dahil 23.750,00 TL üzerinden alışverişin gerçekleştirilmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, ödemeyi bu şekilde aldıktan sonra ...'in müvekkiline ait iş yerine 1 saat içinde çekici yönlendireceğini, satışa konu inşaat çivilerini gönderdiği kişiye teslim edilmesini istediğini, ürünlerin gelen araca yüklendiğini, 05/05/2021 tarihinde yine kendisini ... olarak tanıtan şahsın bahçe teli bulunup bulunmadığını sorduğunu, 1200 m2 1,70 mm galvenizli çit teli ve 775 Kg galvenizli tel siparişi vererek ürün karşılığı olmak üzere Kdv dahil 15.750,00 TL anlaşmaya vardıklarını, yine aynı şekilde farklı bir kart üzerinden mail order ile ödeme yaparak aynı araçla ürünleri teslim ettiğini, müvekkilinin 21/08/2021 tarihinde T.C. ... Bankası Denizli Şubesi'nde bulunan banka mevduat hesabında bulunan paradan 15.750,00 TL'sine bloke konulduğunu fark ettiğini, banka ile görüşmesi neticesinde kredi kartı sahibi banka tarafından ödemenin yapılmaması nedeniyle hesaptaki 15.750,00 TL'nin bloke edildiğini öğrendiğini, bunun için karakola ifade vermeye gittiğinde Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosya açıldığını ve dolandırıldığını anladığını, şüpheli hakkında yapılan şikayetten bir süre sonra davalı T.C. ... Bankası A.Ş. 23.750,00 TL'lik alışveriş için de müvekkilinin hesabına bloke koyduğunu ve toplam 39.500,00 TL'yi müvekkilinin hesabından kendi hesabına aktardığını, yapılan kesintilerin iadesini talep etse de başvurusunun olumsuz sonuçlandığını, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın da dolandırıcılık işleminde ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenlerde davanın kabulü ile; müvekkilinin uğramış olduğu toplam 39.500,00 TL maddi zararın tazminine karar verilerek 39.500,00 TL maddi tazminatın davalı bankanın bloke tarihinden itibaren işletilecek ticari işlerde uygulanan reeskont oranındaki temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı ... vekili, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının tacir olduğunu ve kendisinden beklenen basireti gösteremediğini, ürünleri teslim ettiğini dahi delillendiremediğini, özen yükümlülüğüne aykırı davranan kişinin müvekkili değil davacı olduğunu, müvekkilinin hesabında meydana gelen anormal olayın hemen peşine ilgili bankayı arayıp provizyonu iptal ettiğini, ... Bankası A.Ş.'nin cevap dilekçesinde belirttiği gibi mail order ile ödeme alan faydalanıcıların sorumluluklarının tamamen kendisinde olduğunu beyan ederek, davanın müvekkili yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası vekili, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili bankanın işbu davaya konu olayda ne kredi kartı kullanılan banka ne de satış yapan iş yeri konumunda olmadığını, müvekkili bankaca uluslararası kart kurallarına göre hareket edildiğini, davacının müvekkili banka ile imzalamış olduğu üye iş yeri sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkili bankanın dava konusu olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek, davanın ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ihbarına karar verilmesini, davacının davasının ve taleplerinin müvekkili banka yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...iş bu davanın dolandırıcılık işleminden kaynaklanan bir olay olduğu, olayda kusurlu ve sorumluluğun Yargıtay kararları ve "Üye İşyeri Sözleşmesi" 5.2 ve 9.5 maddeleri ile üye işyeri veya üçüncü şahıslar arasında doğacak ihtilaflarda davacı yanın sorumlu olacağı, sahte işlemlerin davacı şirketin gerekli kontrolleri ve özeni göstermediği ve bu nedenle bu işlemlerden sorumlu olduğu, davacının kusurundan kaynaklanan zararın davalı bankaya yüklenemeyeceği, davalı banka tarafından müşterilerin güvenliği gereği davacı şirketin pos cihazı üzerinden yapılan alışveriş işlemlerine yönelik müşteri şikayetleri gereği chargeback işlemi yapılmak suretiyle davacı şirketin sahte işlemlere ilişkin bedelleri davacının banka hesabından çektiği, bu işlemin üye işyeri sözleşmesine ve uluslararası bankacılık kurallarına uygun olduğu, davacı şirketin yapılan alışveriş işlemlerinde mali order talimatında belirtilen kart numaralarının talimatta belirtilen kart sahiplerine ait olmadığının sabit olduğu, davacı şirketin bu şekilde gerekli kontrolleri yapmayarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu haliyle kendi kusurlu davranışından dolayı davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı açık olup, mahkememizce düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle, davalı banka yönünden davanın reddine; davalı ... yönünden ise dolandırıcılık eylemi sübut bulmadığından davanın reddine" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, mail order talimatı ile davacı üye işyerinden kredi kartı ile yapılan işlemin sahte olması nedeniyle chargeback (ters ibraz) yoluyla davacı hesabından tahsil edilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin 2. fıkrasına göre davalılar hakkındaki davanın aynı sebeple karara bağlanmış olmasına göre davalılar vekilleri lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davalı ... Bankası A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...