Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığa adil yargılanma hakkı kapsamında hükmün usulüne uygun ve doğru adrese tebliğ edilmemesi nedeniyle dosyanın iadesine karar verdi.
Özet: Yargıtay, bir hırsızlık davasında istinaf başvurusunu incelerken, adil yargılanma hakkı kapsamında kamu davasının tarafı olan sanığa gerekçeli kararın müdafii dışında ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği ilkesine uyulmadığını tespit etmiştir; bu çerçevede, sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadığı ve eski adrese yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşıldığından, dosya, gerekçeli kararın sanığın son bilinen veya mernis adresine doğru şekilde tebliğ edilmesi, ilgili tebligat ve olası temyiz dilekçelerinin dosyaya eklenerek yeniden incelenmek üzere iadesinin sağlanması amacıyla alt mahkemeye geri gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/26439 E.  ,  2026/7875 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2023/983 E., 2023/1290 K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/983 Esas, 2023/1290 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/983 Esas, 2023/1290 Karar sayılı kararının sanık ... müdafiine 01.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin temyiz yoluna başvurmadığı, sanık ...'nun kendisine ise kararın tebliğ edilmediği, Ceza Genel Kurulu’nun 24.02.20 22... /16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, ..., cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanık ...'ya da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği, sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın ise, sanığın kovuşturma aşamasında bildirdiği adresten farklı bir adrese yapılan tebliğ işleminin geçersiz olması karşısında; gerekçeli kararın sanıklara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın (öncelikle sanıkların son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükümleri temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenerek ve ek Tebliğname'de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.