Hisse devri ve eser sözleşmesi şartına bağlı bonoların bedelsiz kalması iddiasıyla açılan borçsuzluk, istirdat ve kötüniyet tazminatı davalarına ilişkin ticaret mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, davacının, hisse devri karşılığında verdiği bonoların, sözleşmedeki şartlar yerine getirilmediği ve bonoların bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davalı tarafından haksız yere icra takibine konulduğunu ileri sürerek, borçlu olunmadığının tespiti, tahsil edilenin istirdadı ve kötüniyet tazminatı talep ettiği; birleşen davada ise, benzer şekilde bedelsiz kalan diğer bonoların davalı tarafından kötüniyetli kullanılarak icra takibine konu edilmesinin önlenmesini amaçlayan bir uyuşmazlıktır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2792 E.  ,  2026/2397 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: 2023/522 Esas, 2025/105 Karar
HÜKÜM
: Asıl ve birleşen davaların kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar birleşen davalarda davalılar vekili ile asıl davada davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'dan ... Ltd. Şti.'ndeki %10 hissesini satın aldığını, karşılığında üçüncü kişilere ciro ve teslim edilmemesi şartıyla 34 adet bono verdiğini, ...'nın sözleşmeden ... edimlerini ifa etmemesi üzerine bonoların bedelsiz kaldığını, dava konusu bononun da bedelsiz kalan bonolardan olduğunu, tahrif edilerek davalıya verildiğini, davalının bonoyu takibe koyduğunu ileri sürerek müvekkilinin takip dosyası ve dayanağı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, yargılama aşamasında icraya konu olan bono bedelinin tahsil edilmesi halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen 2023/599 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... Ltd. Şirketinin yüzde 10 hissesine sahip ortağı iken, şirketteki hissesinin tamamını 1.000.000,00 USD karşılığında davacıya sattığını, şirketteki paylarına karşılık; 900.000,00 USD'nin 30 eşit taksitle, 70.000,00 USD'nin de 4 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, 15.01.2013 tarihinden başlamak üzcre, 15.09.2015 tarihine kadar sıralı bonolar verildiğini, sözleşmenin, ...'la ...'da yapılacak olan “... ve ...” inşaatı için düzenlenmiş bulunan 28.11.2011 tarihli eser sözleşmesinin tamamının uygulanması şartına bağlandığını, aksi halde verilen bonoların tahsile verilmeyeceğini, işin herhangi bir aşamada durdurulması halinde sözleşmenin yeniden değerlendirileceği tarihe kadar yatırımcıdan alınan paranın yüzde 10'nunun davalıya ödeneceğini, dava konusu sözleşme uyarınca verilen bonoların ciro edilmeyeceğinin de kararlaştırıldığını, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmedeki şartın gerçekleşmediğini, davacının ...'a ... Noterliğinden 24.12.2012 tarihli bir ihtarname göndererek; yerine getirmediği yükümlülüklerini hatırlatıp, işin devam edebilmesi için muaccel hale gelen 2.255.000,00 USD hakedişin ödenmesi talebinde bulunduklarını, ihtarnameye olumsuz yanıt verildiğini, aynı şekilde 12.04.2016 tarihinde, davacının yetkili müdürü olduğu ... Ltd. adına yatırımcı şirketin ... Ltd. yetkilisine elden bir ihtarname tebliğ ederek; 25.11.2015 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi kararlaştırılan borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, yatırımcının ödemede yapamadığı için zorunlu olarak işin tasfiyesi yönüne gidildiğini, 25.11.2015 tarihinde tarafların bir araya gelip yeni bir sözleşme düzenleyerek tasfiyeye gittiklerini, son sözleşmeye göre, ...'ın yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'nden, davacının 2.500.000,00 USD tutarında alacaklı olduğunun kabul edildiğini, davacıya bu miktardan sadece 800.000,00 USD ödendiğini, geri kalan için icra takibi başlattıklarını, dolayısıyla davalının hissesine karşılık ödenmesi kararlaştırılan miktar için konulan şartın gerçekleşmediğini, davalıya ihtilaf tarihine kadar tahsil edilen paranın yüzde 10'unun ödenmesinin kararlaştırıldığı, 15.04.2014 tarihine kadar olan sıralı 17... .000,00 USD bedelli bonoların ödendiğini, dava tarihine kadar tahsil edilen alacağın Türk Lirası karşılığının 2.376.000,00 TL olduğunu, bunun yüzde 10'u olan 237.600,00 TL'nin muaccel hale gelebileceğini, davalının muaccel olan herhangi bir alacağının doğmadığını, davalıya fazla ödemede bulunulduğunu, ihtarnameyle yatırımcı şirket ile müteahhit arasında sorun çıktığını, yatırımcı şirketin yapması gereken ödemeleri yapmadığını, davacının, davalı ile akdettiği sözleşmede belirtilen şartın gerçekleşmediğini, bu nedenle de ihtilaf çözülene kadar ödemelerin durdurulduğunu ihtar ettiklerini, sözleşmeye göre, tarafların bir araya gelerek yeni bir değerlendirme yapmaları gerekmekteyken davalının yanaşmadığını, davalının elinde bedelsiz kalan boş bonoları, tıpkı 15.01.2015 tarihli olan gibi, üçüncü kişilere verip, boş kısımlarını da doldurarak, davacıya karşı icra takipleri başlatma olasılığı bulunduğunu, lehtarı, düzenleme tarihi ve bedelinin ne şekilde ahzonulduğu bölümleri boş olan bonolardan 15.01.2015 tarihli olan icra takibine konu edilmiş olduğunu, davalının elinde bedelsiz kalan diğer bonolar için de aynı riskin söz konusu olduğunu, Mahkemenin 2015/222 E., 2015/547 K. sayılı ilamından cesaret alarak, davalının diğer bonoları da aynı şekilde tahsile verme olasılığı olduğunu, bu nedenle davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek 15.05.2014, 15.06.2014, 15.07.2014, 15.08.2014, 15.09.2014, 15.10.2014, 15.11.2014, 15.12.2014 ödeme tarihli, 30.000,00 USD tutarlı ve 15.01.2015, 15.02.2015, 15.03.2015, 15.04.2015, 15.05.2015, 15.06.2015, 15.07.2015, 15.08.2015, 15.09.2015 ödeme tarihli, 30.000,00 USD tutarlı olmak üzere toplam 510.000,00 USD tutarlı bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve dava konusu bonoların iptaline karar verilmesini istemiştir.
3. Birleşen 2017/243 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sermayesi 500 Lari olan ... Ltd. Şirketinin yüzde 10 hissesine sahip ortağı iken, şirketteki hissesinin tamamının 1.000.000,00 USD karşılığında ...'ya satılması ile ilgili sözleşmenin tanığı olduğunu, davacı tarafından bu sözleşmeye istinaden ...'ya şirketin paylarına karşılık; 900.000,00 USD'nin 30 eşit taksitle, 70.000,00 USD'nin de 4 eşit taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalıya 15.01.2013 tarihinden başlamak üzere, 15.10.2014 tarihine kadar sıralı bonolar verildiğini, sözleşmenin, ...'la ...'da yapılacak olan “... Hotel ve ...” inşaatı için düzenlenmiş bulunan 28.11.2011 tarihli eser sözleşmesinin tamamının uygulanması şartına bağlandığını, aksi halde verilen bonoların tahsile verilmeyeceğini, işin herhangi bir aşamada durdurulması halinde sözleşmenin yeniden değerlendirileceğini, o tarihe kadar yatırımcıdan alınan paranın yüzde 10'nunun birleşen dosya davalısına ödeneceğini, bu sözleşme uyarınca verilen bonoların ciro edilmeyeceğinin de kararlaştırıldığını, davacı ile ... arasında yapılan sözleşmedeki şartın gerçekleşmediğini, davacının, ...'a ... Noterliğinden 24.12.2012 tarihlibir ihtarname göndererek; yerine getirmediği yükümlülüklerini hatırlatıp, işin devam edebilmesi için; muaccel hale gelen 2.255.000,00 USD hakedişin ödenmesi talebinde de bulunduğunu, ihtarnameye olumsuz yanıt verildiğini, bunun üzerine 12.04.2016 tarihinde, davacının yetkili müdürü olduğu ... Ltd. Şti. adına yatırımcı şirket; ... Ltd. Şti. yetkilisine elden bir ihtarname tebliğ ederek; 25.11.2015 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi kararlaştırılan borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, yatırımcının ödemede yapamadığı için zorunlu olarak işin tasfiyesi yönüne gidildiğini, 25.11.2015 tarihinde tarafların bir araya gelip yeni bir sözleşme düzenleyerek tasfiyeye gittiklerini, bu sözleşmeye göre, ...'ın yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'den davacının 2.500.000,00 USD tutarında alacaklı olduğunun kabul edildiğini, davacıya bu miktardan sadece 800.000,00 USD ödendiğini, geri kalan için icra takibine girişildiğini, birleşen dosya davalısının hissesine karşılık ödenmesi kararlaştırılan miktar için kararlaştırılan şartın gerçekleşmediğini, ...'ya ihtilaf tarihine kadar tahsil edilen paranın yüzde 10'unun ödenmesinin kararlaştırıldığını, 15.04.2014 tarihine kadar olan sıralı 17... .000,00 USD bedelli bonoların ödendiğini, bunların toplam tutarının 510.000,00 USD, tahsil edilen toplam tutarın ise 2.376.000,00 TL olduğunu, bunun yüzde 10'u olan 237.600,00 TL'nin muaccel hale gelebileceğini, ...'ya fazla ödemede bulunulduğunu, birleşen dosya davalısının bu durumu bilerek bonoları muvazaalı yoldan ciro edip icra takibine koyduğunu, 06.02.2014 tarihinde ...'ya ihtarname gönderilerek yatırımcı şirket ile müteahhit şirket arasında sorun çıktığını, yatırımcı şirketin yapması gereken ödemeleri yapmadığını, davacının, birleşen dosya davalısı ile yaptığı sözleşmede belirtilen şartın gerçekleşmediğini, bu nedenle de ihtilaf çözülene kadar ödemelerin durdurulduğunun ihtar edildiğini, sözleşmeye göre, bu aşamada tarafların bir araya gelerek yeni bir değerlendirme yapmaları gerekmekteyken, birleşen dosya davalısı ...'nın buna yanaşmadığını, elinde bedelsiz kalan boş bonoları, ...'a verdiğini, 6 adedini, kötüniyetli olarak sözleşme tanığı olan birleşen dosya davalısına verdiğini, onun da bonoların boş kısımlarını doldurup davacıya karşı haksız iki icra takibi başlattığını, davacının, birleşen dosya davalısı ...'ya ...'da faaliyet gösteren şirketteki hisseleri karşılığı olarak verilen ve karşılıksız kaldığı birleşen dosya davalısı tarafından da bilinen takibe konu edilmiş üç adet bono nedeniyle davacının borcu bulunmadığını, ...'nın elinde karşılıksız kalan, davanın konusu olan bonolar için menfi tespit davası açıldığının birleşen dosya davalısı tarafından bilindiğini, cebri icra ile tahsil etmeye kalkıştığını, bu nedenle dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek müvekkilinin 15.01.2013 tanzim ve 15.05.2014- 15.06.2014- 15.07.2014- 15.08.2014- 15.09.2014- 15.10.2014 ödeme tarihli, 30.000,00 USD tutarlı bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu bonoların iptaline; birleşen dosya davalısının yüzde 20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeye hem tanık sıfatıyla imza attığını, hem de ...'nın vekili sıfatıyla hareket ettiğini, tarafların bilgisi ve rızası dahilinde bir kısım senetlerin ...'nın borcu bulunan kişilere verildiğini, davaya konu bononun da bu kapsamda müvekkiline verildiğini, davacının iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen 2023/599 E. sayılı davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sözleşmede de belirtildiği üzere müvekkilinin, dava konusu şirketteki hisseleri noter kanalıyla davacıya sattığını, karşılığı olan çek ve senetleri aldığını, şirketle ilişkisini kestiğini, dolayısıyla müvekkilinin şirketteki hisselerini devralan davacının bilahare sergilediği tutumun haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının dosyaya sunduğu “FESİHNAME-İBRANAME” başlıklı belgede 01.01.2012 tarihli anahtar teslimi hotel – ... inşaatı sözleşmesinin 25.11.2015 tarihi itibariyle feshedildiğinin belirtildiğini, davacının dayandığı şirket hisselerinin devri karşılığında yapılacak ödemelere ilişkin sözleşmede yazılı son taksitin tarihi olan 15.09.2015 tarihinin üzerinden 2 ayı aşkın bir süre geçtikten sonra 25.11.2015 tarihinde davacı ile iş sahibi arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, dolayısıyla “FESİHNAME-İBRANAME” başlıklı belgede yer alan 25.11.2015 fesih tarihinden 2 ay 10 gün evvel şirket hisse devrinden kaynaklanan tüm borcunu ödeyip, bitirmesi gereken davacının açtığı davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, sözleşmede ihtilaf halinde alınan paranın %10’unun ödeneceğini, ayrıca ödemelerin en az 750.000,00 USD’lik kısmının Türkiye’de ödenmesi halinde ...’ya 250.000,00 USD ilave ödeme yapılacağı yazılı olduğunu, gerçekte davacının, 20.000.000,00 USD bedelli dava konusu işten ötürü dava dışı iş sahibinden Gürcistan’da 6.900.000,00 USD, Türkiye’de 2.500.000,00 USD olmak üzere yaklaşık olarak 9.400.000,00 USD tahsil ettiğini, bunun %10’u olan 940.000,00 USD’ye Türkiye’de yapılan ödeme sebebiyle hak edilen 250.000,00 USD ilave edildiğinde müvekkilinin davacıdan olan alacağının toplam 1.190.000,00 USD olduğunu, davacının, müvekkiline fazladan yaptığı herhangi bir ödeme bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine sözleşmede bonoların ciro edilemeyeceğine ilişkin herhangi bir hükmün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen 2017/243 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin kapsamında tanzim edilen bonoların, davacı ...’in bilgisi ve muvafakatiyle ...’dan alacaklı olan birleşen dosya davalısı ... ile ... lehine düzenlendiğini, sonradan ciro yoluyla edinilmediğini, dava konusu bonoları ...’nın borcuna karşılık olarak sözleşmede tanık sıfatıyla yer alan birleşen dosya davalısı ... ile ... lehine keşide eden davacının, borçtan kurtulmak kastıyla bu bonoları ciro yoluyla ele geçirip, muvazaalı şekilde icra takibine koyduğunu, sözleşmedeki şartın gerçekleşmediği şeklindeki iddiaların asılsız olduğunu, davacının sözleşmedeki şartın gerçekleşmediği yönündeki iddiasının direkt muhatabının birleşen dosya davalısının olmamakla birlikte davacının bu yöndeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin tarafı olan ...'nın kendi edimlerini yerine getirdiğini, davacının dayandığı sözleşmede verilen senetlerin vadeleri de açıkça yazılı olmakla, ... ile yapılan sözleşmenin tamamen uygulanması ve taraflar arasında ihtilaf çıkmasına bağlı olarak sözleşmeye dercedilen hususların hükümsüz olduğunu, davacının bunları gerekçe yaparak vadeleri sözleşmede açıkça belirtilen senetleri ödememek kastıyla ve son senedin vadesi de dolduktan bu bonoların iptali için açtığı davanın kötüniyetli olduğunu, dava konusu şirket hisselerinin devri karşılığında yapılacak ödemelere ilişkin sözleşmede ihtilaf halinde alınan paranın %10’unun ödeneceğini, ayrıca ödemelerin en az 750.000,00 USD’lik kısmının Türkiye’de ödenmesi halinde ...’ya 250.000,00 USD ilave ödeme yapılacağının yazılı olduğunu, davacının, 20.000.000,00 USD bedelli dava konusu işten ötürü dava dışı iş sahibinden Gürcistan’da 6.900.000,00 USD, Türkiye’de 2.500.000,00 USD olmak üzere yaklaşık olarak 9.400.000,00 USD tahsil etmiş olduğunu, bunun %10’u olan 940.000,00 USD’ye Türkiye’de yapılan ödeme sebebiyle hak edilen 250.000,00 USD ilave edildiğinde davacının toplam borcunun 1.190.000,00 USD olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı ile (asıl dava ile birleştirilen 2023/599 E. sayılı davanın davalısı) ...'nın, Gürcistan'da faaliyet gösterecek olan ... Ltd. Şti.'yi, şirket hisselerinin %90'ı davacıya, %10'u (asıl dava ile birleştirilen 2023/599 E. sayılı davanın davalısı) ...'ya ait olacak şekilde kurdukları, sonrasında ... bu şirketteki %10 hissesini davacıya 1.000.000,00 USD bedelle sattığı, ancak; satış işleminin geçerliliğinin "... Ltd. Şti." ile dava dışı ... adlı şahsın sahibi ve temsilcisi olduğu şirket arasında ...'da yapılacak inşaata ilişkin sözleşmenin tamamlanması şartına bağlandığı, bu hisse devir sözleşmesinde ayrıca asıl dava davalısı ... ile birleşen diğer dosya olan 2017/243 E. sayılı dava davalısı ...'ın da şahit sıfatı ile imza atarak hisse devir sözleşmesi ve geçerlilik şartları konusunda bilgi sahibi oldukları, asıl ve birleşen davaların davacısı konumunda olan ..., ...'dan noter marifetiyle resmi yazılı şekil şartına uygun olarak devraldığı %10 şirket hissesi karşılığında toplam 1.000.000,00 USD bedelli dava konusu senetleri tanzim ederek, ...'ya verdiği, o da bu senetlerin bir kısmını bizzat kendisi adına diğer kısmını ise asıl dava ile birleşen davaların (hisse devir sözleşmesinde şahit sıfatıyla yer alan) davalılarına cirolayarak bunlar üzerinden takibe koyduğu, öncelikle dava dışı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... adlı şahsın sahibi ve temsilcisi olduğu şirket arasında ...'da yapılacak inşaata ilişkin sözleşmenin tamamlanmadığının tespitinin gerektiği, eğer bu inşaat tamamlanmamış ise davalara konu senetlerin bedelsiz kalacağı, birleşen 2023/599 E. sayılı dava davalısı ... bizzat hisse devir sözleşmesinin tarafı olması sebebi ile, asıl davanın davalısı ... ile birleşen diğer dava olan 2017/243 E. sayılı davanın davalısı ...'ın ise hisse devir sözleşmesine şahit sıfatı ile imza atarak hisse devir sözleşmesi ve geçerlilik şartları konusunda bilgi sahibi olmalarından dolayı senetler üzerinde iyiniyetli hamil olamayacakları, "Fesihname- İbraname" başlıklı belge incelendiğinde; davacının hisselerini devraldığı dava dışı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... adlı şahsın sahibi ve temsilcisi olduğu ... Ltd. arasındaki, Gürcistan'da yapılacak olan otel- ... sözleşmesinin feshedildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle asıl ve birleşen dosyalarda dava konusu edilen tüm senetlerin karşılıksız kaldığı, bu senetleri ciro ile devralan asıl dosyanın davalısı ... ile birleşen diğer dosya olan 2017/243 E. sayılı dosyanın davalısı ...'ın da, hisse devir sözleşmesine şahit sıfatı ile imza atarak hisse devir sözleşmesi ve geçerlilik şartları konusunda bilgi sahibi olmaları sebebi ile iyiniyetli meşru hamil olamayacakları, asıl ve birleşen dosyalar kapsamındaki tüm davaların kabulü gerektiği, yine dava konusu senetler sebebi ile asıl ve birleşen dosya davalılarının alacaklı olmadıklarını bilebilecek pozisyonda olmalarına rağmen takip başlattıkları için kötüniyet tazminatına mahkum edilmeleri gerektiği, birleşen 2023/599 E. sayılı dosya kapsamında açılan davada ise kötüniyet tazminatı istenmediği, takibin yabancı para cinsinden başlatılmış olması sebebi ile takip tutarının takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden hesaplan Türk Lirası karşılığının %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle asıl dosya kapsamında açılan davanın kabulü ile; davacının, dava konusu Trabzon (Kapatılan) 4. İcra Müdürlüğünün 2015/14465 E. sayılı takip dosyası kapsamında, davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl dosya kapsamında dava konusu olan Trabzon (Kapatılan) 4. İcra Müdürlüğünün 2015/14465 E. sayılı takip dosyası ile takibe konu edilen asıl alacağın %20'si oranında 15.462,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2023/599 E. sayılı (ilk esas numarası 2016/433) dosya kapsamında açılan davanın kabulü ile; davacının, dava konusu 15.05.2014, 15.06.2014, 15.07.2014, 15.08.2014, 15.09.2014, 15.10.2014, 15.11.2014, 15.12.2014, 15.01.2015, 15.02.2015, 15.03.2015, 15.04.2015, 15.05.2015, 15.06.2015, 15.07.2015, 15.08.20 15... .09.2015 vade tarihli, 30.000,00 USD'şer bedelli, 17 adet, toplam 510.000,00 USD tutarlı bonolar nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2017/243 E. sayılı dosya kapsamında açılan davanın kabulü ile; davacının, dava konusu 15.05.2014, 15.06.2014, 15.07.2014, 15.08.2014, 15.09.2014, 15.10.2014 vade tarihli, 30.000,00 USD'şer bedelli, 6 adet toplam 180.000,00 USD tutarlı bonolar nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin yabancı para cinsinden başlatılmış olması da dikkate alınarak, takibe konu toplam 180.000,00 USD'nin takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden hesaplan Türk Lirası karşılığının %20'si olan 131.187,60 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili ile asıl davada davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, davacının davaya konu bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili ile asıl davada davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ
: Birleşen davalarda davalılar ... ve ... vekili ile asıl davada davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekillerinin görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.