Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı sanık ve müdafiinin temyiz başvurularının incelenerek, tekerrür hükümleri dahil usul ve yasaya uygun bulunan kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Sanığın kendi temyiz başvurusu sebep göstermediği için usulden reddedilirken, müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik, cezanın yüksekliği, delil yetersizliği ve suçsuzluk iddialarına dayanan temyiz dilekçesi esastan incelenmiş; ancak 7550 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanunun 108/3 maddesi uyarınca ikinci defa mükerrir sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda ve hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2024/1277 E., 2024/1615 K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, düzeltilerek onamaI. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesindeAntalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2024 tarihli ve 2024/1277 Esas, 2024/1615 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 294. maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenleme de gözetilerek sanığın temyiz talebinde herhangi bir sebep göstermediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesindeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın zararı karşılamak istemesine rağmen verilen cezanın yüksek olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın suçu işlediğine dair dosya kapsamında delil olmadığına, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN kısmen Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.