2942 sayılı kanun kapsamında kamulaştırma bedelinin süresinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine ilişkin istinaf kararının temyizce onanması.
Özet: Davacı idarenin 2942 sayılı Kanun uyarınca açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, belirlenen kamulaştırma bedelini mahkemece usulüne uygun olarak verilen kesin süreler içinde depo etmemesi üzerine dava reddedilmiş, davacı idarenin istinaf ve temyiz başvuruları sonucunda bölge adliye mahkemesince bedelin süresinde bloke edilmemesinin dava şartı eksikliği teşkil ettiği gerekçesiyle verilen ret kararı yerinde bulunarak, bu kararın Yargıtay tarafından da isabetli olduğu değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/1638 Esas, 2025/1680 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/699 Esas, 2023/308 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 144 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, aksi yönde kanaat oluşursa taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu kabul edilerek en yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için verilen sürelerin usulünce ihtar edilmediğini, kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin dekont suretlerini dosyaya sunduklarını, kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma fark bedelini depo etmesi için 17.05.2023 tarihli celsede davacı vekilinin yüzüne karşı 15 gün süre verildiği, davacı idarenin kamulaştırma bedelini depo etmemesi üzerine bir sonraki celse olan 21.06.2023 tarihli celsede kamulaştırma bedelini depo etmek ve dekontunu sunmak üzere ikinci kez 15 günlük süre verilmesine ve kesin süre içinde yatırılmaması halinde davanın reddedileceğinin ihtarına karar verildiği, duruşma zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, 18.07.2023 tarihli celsede ise kamulaştırma bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karar tarihinden sonra 31.07.2023 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ekindeki 21.07.2023 tarihli banka dekontlarına göre davacı idarenin kamulaştırma fark bedelini depo ettiğinin anlaşıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararındaki açıklamalar ile davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde depo edilen fark kamulaştırma bedelinin ödenmesini kabul etmediğini bildirdiği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kanun gereği kesin olan süre içinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan vermiş olduğu ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmişse de davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesi yönünde bir beyanının bulunmadığı gözetildiğinde verilen karar yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.