Kamulaştırma bedelinin tespitinde kapitalizasyon faiz oranı, objektif değer artışı ve kalan kısmın değer azalışı hesaplamalarına ilişkin istinafın esastan reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırılan taşınmazın bedel tespitine ilişkin davada, davacı idare, belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, kapitalizasyon ve objektif değer artış oranlarının hatalı uygulandığını, ürün verimlerinin yüksek hesaplandığını ve kamulaştırmadan arta kalan kısmın değer azalışının yanlış tespit edildiğini ileri sürerek istinaf başvurusu yapmışsa da, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın tarımsal niteliğine uygun olarak gelir metoduyla yapılan değer tespitinin, bilirkişi raporundaki %4 kapitalizasyon ve %30 objektif değer artış oranlarının, adil ve hakkaniyetli bulunan 219,09 TL/m² birim fiyatının ve kamulaştırmadan arta kalan kısma uygulanan %50 değer düşüklüğünün hukuka uygun olduğunu gerekçe göstererek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve ilk derece mahkemesince belirlenen bedeli onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/16752 E.  ,  2026/2242 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/4064 Esas, 2025/1876 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/252 Esas, 2024/4 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 229 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda oluşan değer azalışının yüksek oranda alınmasını, hatta kalan kısmın da kamulaştırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alınmak suretiyle objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, münavebeye alınan ürünler için ortalama verim miktarları yerine en yüksek verimler esas alınarak hesaplama yapıldığını, kamulaştırmadan arta kalan kısmın imar uygulaması gördüğünde değer kazanacağı açık olduğu hâlde, bu kısım için değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli nazım imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda ve yolda kaldığı, etrafının meskun olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiş, ayrıca Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranı ve %30 objektif değer artış oranının yerinde olduğu, dava tarihi olan 09.12.2022 tarihi itibarıyla belirlenen 219,09 TL/m² birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak ve taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki ağaçlara 2022 yılı maktu ağaç cetvelinde gösterilen değerler doğrultusunda bedel takdir edildiği, yine kamulaştırmadan arta kalan alanın yüzölçümü, geometrik şekli ve imar durumuna göre %50 değer düşüklüğü uygulanmasında da herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla, mülkiyet kamulaştırmasına konu yerin kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa hükmün kesinleşmesi beklenmeden ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.