Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda eylemin gündüz işlendiği tespitiyle gece hırsızlığı maddesi gereği verilen fazla cezayı bozarken, konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme suçlarındaki temyiz taleplerini reddetti.
Özet: Bu karar, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf ret kararının yasal koşulları taşımadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine hükmederken; hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde, olay yeri görüntüleri ve saat ayarlamaları dikkate alındığında eylemin gece değil gündüz vaktinde gerçekleştirildiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanunun 143/1. maddesinin hatalı uygulanarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2020/1158 E., 2021/997 K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozmaI. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.04.2021 tarihli ve 2020/1158 Esas, 2021/997 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemedeSanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1 maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, lehine olan maddelerin uygulanmasına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Dosya içerisinde yer alan görüntü izleme ve teşhis tutanağının incelenmesinde, kamera saatinin güncel saatten 35 dakika ileri olduğunun belirtildiği, olay günü iki şahsın şikâyetçinin arka balkonunun bulunduğu çıkmaz sokağa girdikleri ve güncel saate göre saat 18.52 sıralarında ikametin arkasındaki sokak üzerine çıktıkları, güncel saate göre saat 19.03 sıralarında müştekinin arka balkonunun açıldığı ve şahısların yine sokak üzerine çıktıkları ve sanığın eylemini 19.03'te tamamladığının anlaşıldığı, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak UYAP'tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 19.04'te başladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık eyleminin gündüz gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.