Sakaryadaki kamulaştırma bedeli tespiti davasında taşınmazın arsa vasfı ve emsal değerlemesi konusundaki istinaf reddinin Yargıtay incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkinine yönelik davada, davacı idarenin taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi ve belirlenen kamulaştırma bedeline yaptığı itirazları inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, emsal taşınmazların da aynı nitelikte değerlendirildiği ve belirlenen metrekare birim fiyatının diğer kesinleşmiş kararlar ve bölgedeki benzer işlemlerle tutarlı olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin kararında isabetsizlik görmeyerek davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/1575 Esas, 2025/1737 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/115 Esas, 2023/534 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 683 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, aynı kamulaştırma kapsamında yakın konumda bulunan taşınmazların arazi vasfında değerlendirildiğini, aksi kabul edilse bile emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, etrafının meskun olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiş, ayrıca Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu dikkate alındığında taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ... Mahallesi 15... parsel sayılı taşınmaza ait kayıtların incelenmesinde kadastral parsel niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın da kadastral parsel olması hasebiyle düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılmamasının yerinde olduğu, rayiçler arasında ters orantı olmadığı, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 166,53 TL/m² olarak belirlendiği, kamulaştırmadan arta kalan alan yönünden herhangi bir değer azalışı olmayacağının değerlendirildiği, Dairelerinin 2022/3981 Esas sayılı dosyasında incelenen ve dava konusu taşınmaza çok yakın konumda bulunan ... Mahallesi 51 parsel yönünden 04.09.2020 tarihi itibarıyla arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek metrekare birim fiyatı 166,53 TL/m² olarak tespit edilmiş, Dairelerinin kararının temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/6292 Esas, 2025/2647 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, yine yakın konumdaki ... Mahallesi 656 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 2020 yılı için 166,53 TL/m² birim fiyatının Dairelerinin 2022/2578 Esas sayılı dosyasında uygun bulunduğu, aynı bölgedeki ... Mahallesi 998, 11 49... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 2019 yılı için 370,00 TL/m² birim fiyatının Dairenin 2019/497 Esas sayılı dosyasında uygun bulunduğu ve söz konusu kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/185 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararı ile onararak kesinleştiği, yine dava konusu taşınmaza yakın konumda olan ... Mahallesi 97 parsel, Dairelerinin 2022/3981 Esas sayılı dosyasına konu ... Mahallesi 51 parsel, yine ... Mahallesi 99 parsel sayılı taşınmazların da arsa vasfında değerlendirildiği, iş bu taşınmazların metrekare birim fiyatının Eylül 2020 itibarıyla 166,53 TL/m² olarak belirlendiği hususları ile dava konusu taşınmazın bu taşınmazlara göre konumu ve endeks farkları dikkate alındığında dava konusu taşınmaz için belirlenen birim fiyatının davacı idarenin iddia ettiği gibi yüksek olmadığı ve bilirkişilerce taşınmazın arta kalan kısmının geometrik şekli ve yüzölçümü dikkate alınarak değer azalışı olmayacağı yönündeki tespitinin de yerinde olduğunun görüldüğü, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden 4 ay sonrası olan 05.01.2021 tarihinden karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı ise de bu konuda davacı idarenin açık istinafı olmadığından bu hususun eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.