Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, yağmur suyu altyapı eksikliğinden kaynaklanan araç hasarı tazminat davasında görevsizlik kararı vererek uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğuna hükmetti.
Özet: Davacı, yetersiz yağmur suyu altyapısı nedeniyle aracında oluşan ağır maddi hasarın tazmini talebiyle dava açmış, mahkeme yapılan değerlendirmede davacı ile davalıların tacir sıfatına sahip olmadığını ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bir husustan kaynaklanmadığını tespit ederek, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığına ve asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğine karar vermiş, bu doğrultuda görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/767 Esas - 2026/715
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2026/767KARAR NO
: 2026/715HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALILAR
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 20/09/2026KARAR TARİHİ
: 24/09/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 24.09.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili tarafından sunulan 20.09.2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı Ford Courier marka aracın 08.06.2024 tarihinde ... Mahallesi .... Caddesinde meydana gelen yoğun yağışa maruz kaldığını, bölgede gerekli yağmur suyu tahliye alt yapısının bulunmaması sebebiyle yolda biriken sular neticesinde ağır hasara uğradığını, yapılan delil tespiti sonucunda aracın pert total niteliğinde olduğunun bildirildiğini, yağmur suyu tahliye alt yapısının tesis edilmemiş olması ve alt yapı hizmetinin yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelen zarardan, olay yerindeki görev ve işletme alanları çerçevesinde davalıların sorumluğunun bulunduğunu, müvekkilinin 266.000,00-TL maddi zararının bulunduğunu beyan etmiş, HMK m.109/4 uyarınca şimdilik 20.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacı şirkete ödenmesini dava ve talep etmiştir.DELİLLER ve GEREKÇE
:Dava, Dava konusu aracın yeterli alt yapı olmaması nedeniyle yağmur sularından gördüğü hasara ilişkindir.Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.TTK'nın 4. Maddesi gereğince “her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılmış”, 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi hükmünde yapılan düzenleme uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir, Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleri olup, bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Ticaret Mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemelerce resen gözetilmesi gereken hususlardandır.Somut olayda; davacı haksız fiil hükümleri gereğince davalılardan tazminat talebinde bulunmuştur.Dava konusu uyuşmazlığın tarafı olan davalıların hiçbirinin ve davacının tacir olmadığı gibi tarafların hiçbirinin ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığı, mutlak ticari davalardan olmadığı, tarafların sıfatına ve davanın TBK hükümlerine göre açılmasına göre ve aralarında tüketici işlemi olmadığı da gözetilerek davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır.Tüm bu açıklamalar, kanuni düzenlemeler ve dosyaya kazandırılan bilgi belgeler ışığında; Yukarıda açıklanan gerekçelerle dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu edenle nisbi ya da mutlak ticari dava niteliğinde olmayan eldeki davada 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/09/2026Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı