Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında taşınmazın vasfı, değerleme yöntemleri, üretim masrafları ile Anayasa Mahkemesi iptali sonrası faiz uygulamasının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, davacı idare kamulaştırma bedeli hesaplamasındaki kalemlere, faiz uygulanmamasına ve vekalet ücretine, davalı ise taşınmazın vasfı ve objektif değer artışı iddialarıyla istinaf yoluna başvurmuş; bölge adliye mahkemesi, taşınmazın tarım arazisi niteliği, bedel tespit yöntemi, üretim maliyeti hesaplaması ve faiz oranının uygun olduğunu, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığını, ayrıca Anayasa Mahkemesinin faiz düzenlemesini iptal etmesi nedeniyle faiz işletilemeyeceğini belirterek her iki tarafın istinaf talebini esastan reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/17042 E.  ,  2026/2231 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/322 Esas, 2025/1945 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2023/800 Esas, 2024/651 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 65... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, davanın açıldığı tarih dikkate alınarak 2024 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmi verileri esas alınarak hesaplama yapılmasını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında esas alınmasının hatalı olduğunu, kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının doğru olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi kabul edildiği takdirde taşınmaza, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, davanın 2023 yılının sonunda ikame edildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2024 yılında hazırlandığı dikkate alındığında 2023 yılına ait resmî verilerin hesaplamada esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince taşınmazın arsa vasfında olduğunun ileri sürüldüğü, dosyadaki bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki istinaf itirazının yerinde görülmediği, sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, ilçe tarım verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmakla, taşınmazın bedelinin belirlenmesine yönelik taraf istinaflarının reddi gerektiği, davanın niteliği ve mahiyetine göre davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/ 83... /69 Karar sayılı iptal kararından sonra yeni bir yasal düzenleme yapılmadığından faiz yönünden kanun boşluğu doğduğu, Anayasa'nın 46 ncı madde hükmü ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi değerlendirildiğinde kamulaştırma bedel tespit ve tescil davalarında değerlendirme tarihi dava tarihi olduğundan faizin başlangıç tarihinin de dava tarihi olması ve faiz hükmü yönünden de kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, kanun boşluğunun bu şekilde doldurularak hüküm kurulması gerektiği sonucuna varıldığı, bu itibarla faizin dava tarihinden başlatılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın faiz oranına yönelik açık istinaf itirazı bulunmadığından yasal faiz işletilmesi yönünden hataya işaret edilmekle yetinildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.