Bankanın ticari kredi ve KMH alacaklarına ilişkin, müteselsil kefillerin itirazının iptaliyle icra takibinin devamı talebiyle açılan dava.
Özet: Bir banka, genel kredi sözleşmeleri kapsamında dava dışı asıl borçlu şirketin ticari kredi ve kredili mevduat hesabı borcunu ödememesi üzerine müteselsil kefil olan davalılar hakkında başlattığı 17.678.346,38 TLlik icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davalıların itirazının haksız olduğunu, sözleşme gereği banka kayıtlarının kesin delil olduğunu ve bilirkişi raporuyla davalıların el yazısıyla kefaleti doğruladığını belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2025/924 Esas
KARAR NO
: 2026/601
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: 09/12/2025
KARAR TARİHİ
: 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Yenibosna Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... ŞİRKETİ arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, davalıların bahse konu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmeler uyarınca dava dışı şirkete rotatif krediler ile kredili mevduat hesabı (KMH) kredisi kullandırıldığını, kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle Genel Kredi Sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden ... 20. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 8.268.556,65 TL üzerinden kredi hesabının kat edildiğini ve ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, Mahkememizin ... D.İş - ... Karar sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararının icra dosyasından uygulandığını, davalıların asıl borca ve takibin tüm fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca banka defter ve kayıtlarının kesin delil olacağının kabul edildiğini, sözleşmenin 2.7.1. maddesi uyarınca TCMB'ye bildirilen en yüksek %62,50 oranındaki faizin %50 fazlası mertebesinde %93,75 oranında temerrüt faizi belirlendiğini, itirazın haksız ve ödemeyi geciktirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibin 17.678.346,38 TL üzerinden devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili tarafından dosyaya vekaletname sunulmuş ise de süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış olup, davalılar HMK'nın 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tümünü inkar etmiş sayılmışlardır. Davalılar vekilinin icra dosyasına sunduğu 17/10/2025 tarihli itiraz dilekçesinde ise özetle; ödeme emrinde belirtilen borcun müvekkillerine ait olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, temerrüt hükümleri oluşmadığından faiz istenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek takibe, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği görülmüştür.
DELİLLER
:
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP'tan eklendiği, arabuluculuk tutanağının 16.12.2025 tarihli dilekçe ekinde sunulduğu ve UYAP'a eklendiği, evrak asıllarının sunulduğu, kasaya alındığı görüldü.
Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalılar aleyhine 17/10/2025 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçtiği, takipte ticari nitelikli krediler yönünden 8.167.086,11 TL asıl alacak ve 9.294.314,14 TL işlemiş faiz, kredili mevduat hesabı yönünden 101.470,54 TL asıl alacak ve 115.475,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.678.346,38 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %93,75 oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların vekilleri aracılığıyla süresinde borca ve tüm fer'ilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İİK'nın 67. maddesinde öngörülen yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 16/06/2026 tarihli raporda özetle; davacı bankanın 2017-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK'nın 64. ve VUK'un 182. maddeleri gereğince tutulduğu, e-defter açılış ve kapanış beratlarının süresinde alındığı, yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu ve ticari defter ile kayıtların davacı banka lehine delil niteliğine haiz olduğu; "1- Davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu ...TİC. LTD. ŞTİ. arasında 25/03/2021 tarihli 2.300.000,00 TL ve 14/06/2022 tarihli 10.000.000,00 TL limitli olmak üzere toplam 12.300.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, işbu sözleşmeleri davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kefalet türü, limiti ve tarihinin kefillerin kendi el yazıları ile yazıldığı, 30/12/2021 tarih ve 10484 sayılı TTSG ilanına göre davalı kefillerin dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkili temsilcileri olmaları nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığı, sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerin delillerinin dosyada mevcut olduğu, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, 2- Kredi hesabının ... 20. Noterliği'nin ... tarih ve .. yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 29/07/2024 tarihi itibariyle kat edildiği, ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirkete 01/08/2024 tarihinde daimi çalışanına, davalı kefillere ise aynı tarihte adreslerinde bulunamamaları üzerine mahalle muhtarlığına tebliğ edildiği, verilen 1 günlük sürenin bitiminde 03/08/2024 tarihi itibariyle asıl borçlu ve davalı kefillerin temerrüde düştüğü, 3- Davalı kefillerin kefalet limiti toplamının 12.300.000,00 TL, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 8.268.556,65 TL olduğu, asıl borcun kefalet limitinden düşük olması nedeniyle davalı kefillerin hem kendi hem de dava dışı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabilecekleri, 4- Ticari nitelikli krediler yönünden sözleşmenin 2.7.1. maddesi uyarınca TCMB'ye bildirilen en yüksek %62,50 oranındaki faizin %50 fazlası mertebesinde %93,75, emsal kredilere fiilen uygulanan en yüksek %90 oranındaki akdi faiz esas alındığında ise %135 oranında temerrüt faizi hesaplandığı, davalılar lehine olan %93,75 oranına itibar edilebileceği; kredili mevduat hesabı yönünden ise TCMB tebliğleri uyarınca kredi kartları için belirlenen azami akdi ve gecikme faizi oranlarının KMH kredilerine de uygulanacağı, temerrüt tarihini kapsayan dönemde azami akdi faiz oranının %60, gecikme faizi oranının %63,60 olduğu, davacı bankanın KMH alacağına %93,75 oranında temerrüt faizi uygulamasının yerinde olmadığı, 5- Takip tarihi itibariyle davacı bankanın ticari nitelikli krediler yönünden 8.167.086,11 TL asıl alacak ve 9.289.221,36 TL işlemiş faiz, kredili mevduat hesabı yönünden 101.470,54 TL asıl alacak ve 78.629,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.636.407,94 TL alacaklı olduğu, asıl alacak kalemlerine takip tarihinden itibaren ticari nitelikli krediler yönünden %93,75, kredili mevduat hesabı yönünden %63,60 oranında temerrüt faizi ve bunun üzerinden %5 BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenebileceği, 6- Dava tarihinden sonra 03/06/2026 tarihinde yapılan 10.000,00 TL'lik tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalı borçlu kefiller aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar, icra takibine yaptıkları itirazda borçlarının bulunmadığını ve temerrüt koşullarının oluşmadığını ileri sürmüş, davaya cevap vermemiş, kefalet sözleşmelerindeki imza ve el yazılarını inkâr etmemiş, borcun ödendiğine veya sona erdiğine dair herhangi bir belge ya da ticari kayıt sunmamışlardır. Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 6.1. maddesinde, müşteri ve kefillerin banka ile aralarında çıkacak her türlü uyuşmazlıkta bankanın defter ve kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca kesin delil olacağını kabul ettikleri görülmüştür. Bu delil sözleşmesi karşısında, bilirkişi incelemesi ile usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu tespit edilen banka defter ve kayıtlarına itibar edilmiş; davalılar HMK'nın 193/2. maddesi uyarınca bu kayıtların ispat gücünü çürütecek nitelikte kesin delil sunmadıklarından alacağın varlığı ve miktarının banka kayıtları esas alınarak belirlenmesi gerekmiştir.
Sözleşme ve kefaletin geçerliliği yönünden; davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu ...LTD. ŞTİ. arasında 25/03/2021 tarihli 2.300.000,00 TL ve 14/06/2022 tarihli 10.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin akdedildiği, davalılar ..., ... ve ...'nun her iki sözleşmeyi de müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefalet türü, azami kefalet miktarı ve kefalet tarihinin kefillerin kendi el yazısıyla yazıldığı, böylece TBK'nın 583. maddesinde öngörülen yazılı şekil ve el yazısı koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır. TBK'nın 584. maddesinin 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile eklenen son fıkrası uyarınca ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızası aranmamakta olup, 30/12/2021 tarih ve 10484 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre davalı kefillerin dava dışı asıl borçlu şirketin ortakları ve yetkili temsilcileri oldukları anlaşıldığından, eş rızası bulunmamasının kefaletin geçerliliğini etkilemediği değerlendirilmiştir. Kefalet sözleşmelerinin kuruluşundan itibaren TBK'nın 598. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre de henüz dolmamıştır.
TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefalette alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir; ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olayda hesap kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu şirkete 01/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen sürede ödeme yapılmayarak ihtarın sonuçsuz kaldığı, dosya kapsamına göre alacağın teminatı olarak tesis edilmiş herhangi bir rehin veya ipotek de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı bankanın doğrudan müteselsil kefiller aleyhine takip yapma koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Hesabın kat edilmesi, muacceliyet ve temerrüt yönünden; Genel Kredi Sözleşmesinin 4.1. maddesi uyarınca vadesinde ödenmeyen borçlar nedeniyle bankanın hesabı kat ederek alacağını muaccel kılma yetkisi bulunduğu, bilirkişi incelemesine göre dava dışı asıl borçlu şirketin rotatif kredilerin üçer aylık devre faizlerini ödememesi nedeniyle alacağın muaccel hale geldiği, kredi hesabının .... 20. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 29/07/2024 tarihi itibariyle kat edilerek 8.268.556,65 TL nakdi alacağın ödenmesinin istendiği anlaşılmıştır. İhtarname dava dışı asıl borçlu şirkete 01/08/2024 tarihinde adreste daimi çalışanına, davalı kefillere ise aynı tarihte adreslerinde bulunamamaları üzerine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca mahalle muhtarlığına teslim edilip haber kâğıdı kapılarına yapıştırılmak suretiyle tebliğ edilmiştir. İhtarnamede verilen 1 günlük sürenin bitiminde asıl borçlu ile davalı kefillerin 03/08/2024 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri sonucuna varılmış; davalıların temerrüt koşullarının oluşmadığına yönelik itirazına itibar edilmemiştir.
Kefillerin sorumluluğunun kapsamı yönünden; TBK'nın 589. maddesi hükmü uyarınca müteselsil kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Kefilin kefalet limiti üzerindeki sorumluluğu ise ancak kendi temerrüdünden doğar. Somut olayda davalı kefillerin kefalet limiti toplamı 12.300.000,00 TL olup, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamı 8.268.556,65 TL'dir. Asıl borç, kefalet limitinin altında kaldığı gibi 14/06/2022 tarihli sözleşmedeki 10.000.000,00 TL'lik limitin dahi altındadır. Temerrüt tarihinden sonra işleyen faiz ise davalı kefillerin 03/08/2024 tarihinde gerçekleşen kendi temerrütlerinin sonucu olduğundan, davalıların kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın takibe konu alacağın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Temerrüt faizi oranı yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizini düzenleyen 2.7.1. maddesinde, müşterinin temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür TL krediler ve hesaplar için bankanın TC Merkez Bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ettiği düzenlenmiştir. Davacı banka, takip talebinde ticari nitelikli krediler ve kredili mevduat hesabı alacağı için %93,75 oranında temerrüt faizi talep etmiştir.
Ticari nitelikli krediler yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/06/2019 tarih,...Esas ve ... Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, temerrüt faizi oranının belirlenmesinde bankanın temerrüt tarihinde emsal nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının tespit edilerek sözleşmedeki artırım oranının bu orana uygulanması gerekmektedir. Bilirkişi incelemesinde davacı bankanın emsal nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının %90 olduğu ve sözleşme uyarınca %50 ilavesiyle temerrüt faizi oranının %135 olarak hesaplandığı, TCMB'ye bildirilen en yüksek %62,50 oranı esas alındığında ise bu oranın %93,75 olduğu tespit edilmiştir. Hangi yöntem esas alınırsa alınsın ulaşılan oran davacının takip talebinde istediği %93,75 oranının altında kalmadığından, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen ve kamu düzenine ilişkin bulunan taleple bağlılık ilkesi gereğince ticari nitelikli krediler yönünden davacının talep ettiği ve davalılar lehine olan yıllık %93,75 oranındaki temerrüt faizine itibar edilmiştir. Ticari işlerde TBK'nın 88. ve 120. maddelerindeki sınırlamaların uygulanmayacağı, TTK'nın 8. maddesi uyarınca ticari kredilerde faiz oranlarının serbestçe belirlenebileceği de gözetilmiştir (Yargıtay 19. HD. 05/06/2013 T. ...E. ... K.).
Kredili mevduat hesabı yönünden ise; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi ve buna dayanılarak çıkarılan tebliğler kapsamında TCMB tarafından yayımlanan ve kredi kartı ile kredili mevduat hesaplarına uygulanabilecek azami faiz oranlarına göre bilirkişi raporunda tespit edilen %63,60 oranındaki temerrüt faizine itibar edilmiştir.
Alacağın miktarı yönünden; mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 29/07/2024 kat tarihi itibariyle oluşan asıl alacak tutarları üzerinden kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında akdi faiz, temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında yukarıda belirlenen oranlarda temerrüt faizi işletilmek suretiyle; takip tarihi itibariyle davacının ticari nitelikli krediler yönünden 8.167.086,11 TL asıl alacak ve 9.289.221,36 TL işlemiş faiz, kredili mevduat hesabı yönünden 101.470,54 TL asıl alacak ve 78.629,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.636.407,94 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faizin asıl alacağa eklenerek temerrüt tarihinden itibaren bu toplam üzerinden temerrüt faizi işletilmesi, yerleşik Yargıtay uygulamasına uygundur. Davacının talep ettiği 17.678.346,38 TL ile hesaplanan 17.636.407,94 TL arasındaki 41.938,44 TL'lik fark, kredili mevduat hesabı alacağına yerinde olmayan %93,75 oranında temerrüt faizi uygulanmasından kaynaklandığından bu kısım yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda dava tarihinden sonra 03/06/2026 tarihinde 10.000,00 TL tahsilat yapıldığı tespit edilmiş olup, dava tarihinden sonra yapılan bu tahsilatın hüküm altına alınan miktardan doğrudan düşülmesi yerine dosyanın kesin infazı sırasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafça ... 20. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde; 8.268.556,65 TL nakdi alacak yönünden hesabın 29/07/2024 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve davalı kefillere 01/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 03/08/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen nakdi alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve hesap kat ihtarı ile miktarı borçlulara bildirilen alacağın tahsiline yönelik olduğundan, miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmiş olması alacağın likit olma niteliğini ortadan kaldırmaz. Bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen nakdi alacak miktarının %20'si oranında İİK'nın 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile; ticari nitelikli kredi yönünden 8.167.086,11 TL asıl alacak, 9.289.221,36 TL işlemiş faiz; kredili mevduat hesabı yönünden 101.470,54 TL asıl alacak, 78.629,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.636.407,94 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren ticari nitelikli krediler yönünden yıllık %93,75; kredili mevduat hesabı yönünden yıllık %63,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına,
3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 3.527.281,58 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Dava tarihinden sonra 03/06/2026 tarihinde yapılan 10.000,00 TL'lik tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında dikkate alınmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.204.743,03 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 301.901,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 902.841,05 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan toplam 302.604,87 TL (615,40 TL başvurma harcı, 301.901,97 TL peşin harç, 87,50 TL VSH) harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 16.147,90 TL (16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 147,90 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 16.109,59 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.222.728,16 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine;
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden AAÜT m.13/2 gözetilerek hesaplanan 41.938,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.688,00 TL'sinin davalılardan, bakiyenin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı