İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kaçak elektrik kullanımına dayalı ilamsız takipte talep edilen ihtiyati haciz kararının ilk derece mahkemesince reddi üzerine yapılan istinaf başvurusunu değerlendirmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik dağıtım şirketinin, ticarethanede kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla düzenlediği yüksek tutarlı faturanın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, borçlunun malları üzerine teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı ihtiyati haciz konulması talebinin, ilk derece mahkemesince alacağın muaccel olmadığı ve mal kaçırma koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle reddedilmesi üzerine, davacı şirket tarafından yapılan istinaf başvurusunu konu almaktadır; davacı, kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturayla yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel ve kamu alacağı niteliğinde olup borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri sürerken, davalı ise kaçak kullanım iddialarını reddetmekte, elektrik odasına erişimi olmadığını ve faturanın fahiş olduğunu savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ EBİRLEŞEN İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ███████ E - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit /İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:BİRLEŞEN DAVADA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıya ait ... hizmet numaralı ticaret- hanede, müvekkili şirket görevlileri tarafından 10.09.2025 tarihinde yapılan kontrolde; sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmekle ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, 48720 kwh için 657.075,14 TL kaçak faturası düzenlendiğini, faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı şirket ve yetkilisi/yöneticisi aleyhine fatura bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 711.480,96 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirket tarafından dava konusu faturalara ilişkin olarak İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edildiğini ve davanın derdest olduğunu beyanla;İşbu davanın HMK m. 166 gereğince, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini ,Eldeki dava yönünden alacaklarının muaccel olup rehin ile de temin edilmediğini, İşbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini, dava değerinden ve borçlu tarafın yargı- lama aşamasında ve daha öncesinde göstermiş olduğu tavırlardan anlaşılacağı üzere; borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu iddia ile; İİK m. 257 gereği, davalı/ borçluların menkul ve gayrimenkul malları,3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını,Davalıların İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,Davalıların hükmolunacak alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı şirketin 12.09.2025 tarihinde düzenlediği tutanak ve ardından gönderdiği bildirim üzerine, müvekkili şirketin bulunduğu sitenin elektrik dağı- tım sisteminde "elektrik odasındaki faz kablolarından birinin çıkık veya gevşek" olduğunun bildirildiğini ve hatanın düzeltildiğini, sonrasında bu nedenle kaçak elektrik kullanımı tespiti yapıldığını iddia edilerek 657.075,14 TL tutarında bir fatura tahakkuk edildiğini, ancak söz konusu tespitin hukuki ve teknik dayanaklarının son derece tartışmalı olduğunu, müvekkili şirketin elektrik odasına herhangi bir fizik- sel erişiminin bulunmadığını, elektrik odasının anahtarının site yönetiminde ve sadece yönetim tara- fından erişilebilen bir alanda olduğunu, müvekkilinin bu odada herhangi bir müdahale ya da tasarrufta bulunabilecek konumda olmadığını, Büyükçekmece 12.Noterliği'nin 18.09.2025 tarih, ... yevmiye numaralı tutanağı ile ilgili adrese gidilip Elektrik Odasının kilitli olduğu ve erişimin olmadığı husu- sunun tutanak altına alındığını, Elektrik Odası müvekkil şirkete 150-200 metre uzaklıkta olup yaşanan herhangi bir sorunun müvekkili tarafından tespitinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tutarın da fahiş olduğunu, nasıl tespit edildiğinin denetlenemediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce 19.01.2026 tarihinde: "borçluların kaçak/usulsüz elektrik kullanılıp kullanmadığının, kaçak/ usulsüz kullanım var ise kullanılan miktarın tespitinin gerektiği, alacağın muaccel olduğundan söz edilemeyeceği, İİK 257/1.fıkrası şartlarının oluşmadığı, borçlunun mallarını gizlediği, kaçırdığı ya da kaçtığının tespit edilemediği" gerekçesi ile "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu
: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde
: davalının kaçak elektrik kullandığına dair tespit tutanağının, fatura , hesap bülteni ,fotoğraf vs delillerin dosyaya sunulduğunu, yaklaşık ispatın sağlan- dığını, müvekkilinin alacağının muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, borçlunun mal kaçırması halinde kamu alacağı niteliğindeki alacağın tahsilinin tehlikeye gireceğini ve müvekkilinin telafisi güç zarara uğrayacağını beyanla ara kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takibine girişmiş, borçluların takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir.Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır.2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”,Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;“İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Dosya kapsamından;1-... çalışanları tarafından davalı şirketin matbaacılık alanında faaliyet gösterdiği ... hizmet numaralı ticarethanede, ... görevlileri tarafından 10.09.2025 tarihinde yapılan kontrolde; sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmekle davalı şirket adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, (tespit anında mahalde hazır bulunan borçlu temsilcisinin imzadan imtina ettiği, elektriğin kesilip hattın düzeltildiği)2- İş bu tespite dayalı olarak davalı şirket adına 48720 kwh için 657.075,14 TL bedelli 22.09.2025 son ödeme tarihli kaçak tüketim bedeli tahakkuk olunduğu,3- Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı şirket ve yetkilisi/ yöneticisi aleyhine fatura bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 711.480,96 TL' nin tahsili amacıyla İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı,4- Davalıların ,"böyle bir borçlarının olmadığı"ndan bahisle takip konusu borca, faize vs ferilerine itirazda bulundukları, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği,5- İş bu davadan önce başvuran arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı,6-Davalı şirket tarafından dava konusu faturalara ilişkin olarak İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ikame edildiği ve davaların birleştirilerek görüldüğü anlaşılmaktadır.Dava konusu olayın abonelik mevcut iken sayaca müdahale şeklinde gerçekleştiği iddia edilmektedir.Dosya kapsamına göre, dava konusu mahal ile ilgili olarak davalı şirket adına elektrik aboneliği mevcut olup tutanak tarihindeki fiili kullanım durumuna da bir itiraz ileri sürülmemiştir.Davalı şirketin talebi üzerine noter marifetiyle 18.09.2025 tarihinde yerinde yapılan inceleme sonucu "elektrik odasının kilitli olduğu ve erişimin olmadığı" tutanak altına alınmıştır.Dava konusu kaçak kullanım iddiası ve davalıların sorumluluğu yargılamaya muhtaç olup mevcut deliller ile yargılamanın bulunduğu aşamaya göre yaklaşık ispatın ve diğer ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026