İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaçak elektrik kullanımı sebebiyle açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin reddi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla başlatılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini reddetmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunu inceleyen üst mahkeme, davacı tarafından sunulan kaçak elektrik tespit tutanağının özel hukuk tüzel kişisi çalışanlarınca düzenlenmesi sebebiyle aksi ispat edilene kadar geçerli bir belge niteliğinde olmadığını; bu nedenle, ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat ve icra iflas kanunu madde 257 koşullarının somut olay özelinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E -
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ; müvekkili şirket ekiplerince yapılan 25.12.2024 tarihli incelemede, davalının; "Göztepe Mahallesi ... Sk No ...,bağcılar/istanbul" adresinde müvekkil şirket ile ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale edilmiş olarak mevzuata aykırı bir şekilde kaçak enerji kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkil şirket yetkililerince yapılan tespite istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin 1/a bendi uyarınca H/726875 tahakkuk numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları düzenlendiğini, davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 34942.000 KWH enerji tüketimi karşılığı 370.505,10 TL tutarında kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, davalı yan tarafından ödenmediğinden müvekkil şirket, alacağının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyaları nezdinde davalı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davalı taraf haksız ve hukuka aykırı olarak yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "talep yargılamayı gerektirdiğinden İİK. 257. maddesi koşulları oluşmadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan "yaklaşık ispat" koşulunun fazlasıyla gerçekleştiği, alacağın muaccel olduğu, alacağın miktarı da göz önüne alındığında davalı tarafın borçtan kurtulma maksadıyla mal kaçırma, adres değiştirme ve kaçma ihtimaline karşın, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar İİK m. 257 vd. maddeleri uyarınca hukuki güvence kapsamında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan Küçükçekmece İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasında, toplam 370.505,10 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.
Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,faturalar, uzman görüşü delil olarak sunulmuştur. Tutanağın "şantiye" ile ilgili olarak düzenlendiği, tutanağa konu yerin bina inşaatı olduğu fotoğraflardan anlaşılmıştır.
Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve █████████ E., ██████████ K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.
Buna göre yapılan değerlendirmede;kaçak tesbit tutanağının mahallinde tutulduğu, kaçak elektrik tespit tutanağında ; sözleşmesiz olarak ve kayıtsız sayaçtan elektrik kullanıldığı tesbitinin yapıldığı ,mahallinde devam eden inşaat bulunduğu, davalının borca itirazında bu yerle ilgisinin bulunmadığına dair bir beyanının olmadığı görülmektedir.
Dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre , talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği , bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden , talep edenin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkeme kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak tarafların hak ve menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi de gözetilerek ,ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre yargılamada sübut konusu ve varsa borç ve miktarı tesbit edileceğinden (ileride verilecek karara etkili olmamak koşuluyla) yaklaşık ispat gözetilerek takdiren icra takibindeki asıl alacak miktarı ile sınırlı olarak ve teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile,istinafa konu karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ,yeniden ;
1-Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ,İİK'nun 257/2. maddesi gereğince 370.505,10 TL ile sınırlı olmak üzere bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, bu miktarın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı tarafça dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları üzerine işbu dava sonuna dek kayden ihtiyati haciz konulmasına,
2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!