Haciz tutanağı ve ek belgelerle borçlu-üçüncü kişi şirket ilişkisinin tespitine rağmen ispat külfetinin yanlış değerlendirilerek istihkak davasının esasının incelenmemesi bozma nedeni sayılmıştır.
Özet: Yüksek Mahkeme, üçüncü şahıs adresinde yapılan hacze rağmen, borçlunun üçüncü şirketi temsile yetkili olduğunu, şirket adına protokoller imzaladığını, ipotek ve bono gibi belgelerde kefil olduğunu gösteren çok sayıda belge ve çalışanın beyanıyla borçlu ile üçüncü şahıs arasında organik bağ bulunduğu tespit edildiğinden, ispat yükünün alacaklıya geçtiğine ve üçüncü şahsın şikayetinin reddedilerek istihkak davasının esastan incelenmesi gerektiğine hükmederek alt mahkemelerin kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:Uyuşmazlık, haczin İİK 96-97. maddelere göre yapılmış olmasına ilişkin üçüncü kişinin şikayeti, terditli olarak da istihkak davasıdır. İlk derece mahkemesince şikayetin kabulüne, haczin İİK 99. maddeye göre yapılmış sayılmasına, istihkak davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kararı verilmiş, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Somut olayda; dava konusu haczin üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapıldığı, borçlunun hazır olmadığı, ancak İİK madde 8 hükmüne göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre iş yeri çalışanlarından borçlunun sorulduğu, borçlunun patronlarından biri olduğunu, biraz önce çıktığını, odasında olmadığını beyan ettikleri, haciz tutanağının 14. sayfasında bu beyanı verenlerden birinin tutanakta da imzası bulunan çalışan Kemal Tekin olduğu, icra memurunca da teyit edilmiştir, evrak araştırmasındaki belgelerin incelenmesinde ise borçluya ait şahsi evraklar yanında, davacı şirket adına borçlu isminin yazdığı ödeme belgeleri, borçlunun da davacı ... temsile yetkili olduğuna ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi, borçlunun davacı şirket adına imzaladığı protokoller, borçlunun davacı şirket adına ipotek tesisine ilişkin kefil evrakı, bankaya verilen bonoda kefil olarak imzası, borçlunun kefil olduğu, davacı şirketin kiracı olduğu kira sözleşmesi bulunmuştur, bu evrakların mevcudiyeti icra memurunca teyit edilmiştir.O halde, ispat külfetinin haciz anındaki mevcut duruma göre, alacaklıdan yana olduğu görülmekle, davacının şikayetinin reddine karar verilerek, terditli istihkak davasının esası hakkında taraf teşkili sağlanarak inceleme yapılması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ
: Yukarıda yazılı nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.