Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasında, mirasçıdan mal kaçırma olgusunun sabit görülerek bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Mirasbırakanın, kız çocuklarından mal kaçırma amacı taşıdığı iddia edilen muvazaalı taşınmaz devirlerine ilişkin açılan tapu iptali ve tescil davasında, alt mahkemelerce mirasbırakanın mülkiyeti kendisine ait olan taşınmazın bedelini kendisinin ödediği, devralan davalıların satın alma gücünün bulunmadığı ve murise yapılan bakımın yasal olarak ahlaki bir görev kapsamında kaldığı tespit edilerek, söz konusu temliklerin mirastan mal kaçırma kastıyla yapıldığına hükmedilmiş; miras payları oranında tapu iptali ve tesciline karar verilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel, aksi takdirde tenkis isteğine ilişkindir.Davacılar vekili; davacıların murisi ...'ın 5471 parsel sayılı taşınmazdaki payının bir kısmını davalılar ..., ... ve ...'ya satış suretiyle temlik ettiğini, adı geçen davalıların murisin oğlu olan davalı ...'nın eşi ve çocukları olduğunu, temliklerin murisin kız çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele, bu da mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.Davalılar vekili; davalı ... bakımından davanın husumetten reddinin gerektiğini, murisin sağlığında sabit ve düzenli bir iş ve gelirinin olmadığını, tek oğlu ... tarafından geçiminin sağlandığını, davalı ... ve ailesi tarafından murise bakıldığını, elde edilen gelirler ile taşınmazın edinildiğini ancak aile büyüğü olması sebebiyle kaydının muris adına yapıldığını, taşınmazın müteahhitliğini davalı ...'nın yaptığını, tüm paydaşlara özgülenen bağımsız bölümlerin olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davalı eş ve çocukları adına tescilin sağlandığını, muris muvazaasının bulunmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği muris adına olması gereken 3 parça bağımsız bölümün hala muris adına kayıtlı olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazın murise ait olduğu, dinlenen tanıkların binanın yapımı sırasındaki bedellerinin muris tarafından ödendiğini beyan ettikleri, murisin inşaat ustacılığı, boyacılık işinde de çalıştığı, taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesinin muris adına düzenlendiği ve binanın da muris tarafından yapıldığının belirtildiği, davalıların taşınmazları alım gücü bulunmadığı gibi bedel ödendiğinin ispat edilemediği, murisin taşınmazda kalan payının davaya konu taşınmaz payından az olduğu, muvazaa olgusunu perdeleme amacı ile murisin taşınmazda pay bıraktığı, muris ve eşine yapılan bakımın 4721 sayılı TMK'da belirtilen ahlaki görev kapsamında kaldığı, davalı ...'nın murisin tek oğlu olduğu, diğer davalıların da ...'nın eş ve çocukları olması nazara alındığında temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispatlandığı, yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 463.523,74 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.