Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası beraat eden davacıya hükmedilen eksik maddi ve manevi tazminatın düzeltilmesi amacıyla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Haksız yere 205 gün gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacının, maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince hükmedilen tazminatın eksik bulunması üzerine Yargıtay, maddi tazminatın asgari ücretin altında hesaplanmış olmasını, manevi tazminatın ise davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutukluluk süresi gibi nesnel ölçütler gözetilmeksizin yetersiz belirlenmesini hukuka aykırı bularak kararı bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye iadesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 153.800,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.655,99 TL maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden itibaren ve 45.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınce davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün manevi tazminat bakımından bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminatın eksik olduğuna ve davacının zararını ve yaptığı masrafları karşılamadığına, davanın tam kabulüne ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davacının kusurunun da dikkate alınmasına, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, davanın reddine, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engelemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından 25.07.2016-15.02.2017 tarihleri arasında 205 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 24.10.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARHüküm duruşmasında hazır bulunduğu anlaşılan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında dava tarihinin ''15.04.2020'' olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi gereken yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1-Maddi tazminatın, davacının gözaltında kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "6.702,92 TL'' yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde ''6.655,99 TL'' olarak tayin edilmesi suretiyle davacı lehine az maddi tazminata hükmolunması,2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.03.2026 tarihinde karar verildi.