Cinsel taciz sonucu oluşan haksız tahrikle işlenen nitelikli tehdit suçunda uygulanan haksız tahrik indiriminin yetersizliği ve tekerrürün yanlış değerlendirilmesi üzerine mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Sanığın eşine cinsel tacizde bulunulduğu iddiasıyla mağduru ruhsatlı silahıyla kovalayarak gerçekleştirdiği nitelikli tehdit eyleminde, olayın oluş şekli ve sanığın eşinin tanıklığıyla haksız tahrik indiriminin üst sınıra yakın oranda yapılması gerekirken alt sınırdan uygulandığı ve tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyet kararının şikayetten vazgeçme nedeniyle tüm sonuçlarıyla ortadan kalktığı hususlarının göz ardı edildiği gerekçeleriyle, bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli tehditHÜKÜM
: İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesinin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz tirazları da yerinde görülmemiştir.Ancak;1.Tüm dosya kapsamına göre; katılan ...'in yolda yürümekte olan sanığın imam nikahlı eşi olan G. S.'yi aracıyla takip etmesi ve cinsel tacizde bulunması üzerine tanık G. S.'nin sanığa haber vermesi üzerine derhal olay yerine gelen sanığın aracı ile uzaklaşmakta olan katılanı arkasından elindeki ruhsatlı silahla koşarak kovaladığı ancak katılanın hızla uzaklaştığı, katılan hakkında cinsel taciz suçundan verilen mahkûmiyet kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşılan olayda; olayın oluş şekli, tanığın sanık ile olan yakınlık derecesi, sanığın olay yerine geldiğinde katılanın aracı ile eşini takip etmekte olduğuna bizzat tanık olması hususları gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereği en üst hadden ya da en üst hadde yakın oranda indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde alt hadde yakın oranda haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini,2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 24. İcra Ceza Mahkemesi'nin 30.06.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamının UYAP sisteminden yapılan incelemesinde; 23.12.2024 tarihli ek karar ile müştekinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 5941 sayılı Çek Kanunun 6/1-c. maddesi uyarınca hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olduğu görülmekle, anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.05.2024 tarihli, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.