Taş ocağı patlaması sonucu oluşan zararların tazmini davasında, aynı şirketler grubuna bağlı yanlış tüzel kişiliğe açılan davada HMK 124/4 uyarınca taraf değişikliği imkanı.
Özet: Taş ocağı işletmesindeki patlamalar sonucu evlerinde oluşan hasarlar için tazminat davası açan davacının talebi, ilk derece mahkemesi tarafından yanlış tüzel kişiliğe husumet yöneltildiği ve taraf değişikliğinin mümkün olmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan reddedilmiş; davacı vekili ise temyizinde, bu durumun aynı şirket grubuna ait firmalar arasındaki kabul edilebilir bir temsilcide yanılma olduğunu ve HMKnın 124. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu tür bir yanılgıda taraf değişikliğine izin verilmesi gerektiğini savunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. - ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkilinin ikametinin yakınında bulunan taş ocağı işletimini yapmakta iken, kayaların parçalanması için patlayıcı madde kullanması neticesinde müvekkili ve müvekkili dışındaki yakın evlerin duvar ve zeminlerinde ciddi zararların meydana gelmesine sebebiyet vermesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları ve manevi tazminat hakkı saklı kalmak kaydı ile Sulh Hukuk Mahkemesi'nce tespit edilen 9.108,00 TL tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafça tazminine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davalı şirketin faaliyet alanının ... yolu üzerinde değil ... Yolu 5. Km.'de olduğunu, davalı şirketin belirtilen yer ile herhangi bir alakası olmadığını belirterek davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada husumetin ve borçlu olduğu iddia edilen ... Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti değil, ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye yöneltilmesi gerektiği, ticaret sicilinde her iki şirketin tüzel kişiliğinin, ticaret ünvanlarının, faaliyet alanlarının ve adreslerinin farklı olarak kayıt edilmiş olduğu ve birbirinden bağımsız kişiliği olan tüzel kişiler oldukları, davacı vekilinin dava dilekçesinde yanlış tüzel kişiliğe husumet yönelttiği, ıslah yolu ile davalı tarafın değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.lV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; ... Beton Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin, ... Şirketler Grubunun bir firması olduğunu bu nedenle yanlış husumet tevcihi söz konusu ise burada yanlış husumet değil olsa olsa temsilcide yanılma söz konusu olduğunu dile getirdiklerini, tüm belge, HMK 124. madde ve yargı kararlarına rağmen temsilcide yanılmayı kabul etmeyen yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.B. GerekçeYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.06.2021 tarihli ve 2020/(13)3 - 247 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arsındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir.Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Sıfat, ileri sürülme zamanı kanun ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’i de teşkil etmediğinden, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.Bu noktada, mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası bakımından bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Aksi durumda eğer davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen husumeti yöneltecek davalıyı tam tespit edememiş ise ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyorsa, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan gerçek tarafa karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır. Bu nedenle HMK'nın 124/4 maddesi "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir..." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacı vekili her ne kadar davalı adına dava açmış ise de yargılama sırasında 19.07.2011 tarihli celsede, ... şirketler gurubuna ait 5-6 adet şirketin faaliyet gösterdiğini, esasen iş bu davada asıl hasım olarak göstermeleri gereken ... İnşaat Taahhüt Madencilik San ve Ltd. Şti.'ye husumeti yönelmek istediklerini ve bu hususta süre talep ettiklerini belirtmiş olmasına rağmen mahkemece bu yönde bir işlem yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup mahkemece HMK'nın 124/4 maddesi gereği taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.V. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.