Anayasa Mahkemesinin adil yargılanma hakkı ihlali kararı sonrası yeniden yargılama sonucunda silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin tekrar onanması ve yargılamanın yenilenmesi prensibinin incelenmesi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesi sonrası, Anayasa Mahkemesi adil yargılanma hakkı ile çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle yeniden yargılama yapılmasını kararlaştırmıştır. Ancak, yeniden yargılama talebi kabul edildikten sonra, ilgili mahkemece önceki mahkumiyet kararının yeniden onanmasına hükmedilmiştir. Bu durum, kesin hükümdeki adli hataları düzeltmeyi, maddi gerçeğe ulaşmayı ve hukuka olan güveni yeniden tesis etmeyi amaçlayan yargılamanın yenilenmesi kurumunun, delillerin yeniden toplanıp tartışılması ve önceki yargılama sonucunu değiştirebilecek potansiyele sahip bir süreç olarak değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmakHÜKÜM
: Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle gerçekleştirilen yargılama neticesinde; İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 tarih ve ███████ esas, ████████ karar sayılı mahkumiyet kararının CMK'nın 323/1 maddesi gereğince onanmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame uyarınca yapılan yargılama neticesinde; İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.05.2009 tarih ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile hükümlü ... hakkında beraat kararı, hükümlü ... hakkında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.03.20 11... /16588 esas, █████████ sayılı kararı ile hükümlülerin atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 tarih ve ███████ esas, ████████ sayılı kararı ile hükümlülerin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.06.2014 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği ve kesinleştiği, hükümlüler müdafilerinin Anayasa Mahkemesine başvurması üzerine Anayasa Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararı ile Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, anılan mahkemece yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek yapılan yargılama neticesinde İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarih ve ███████ esas, ████████ sayılı ek kararı ile önceki mahkumiyet kararının CMK'nın 323/1. maddesi gereğince onanmasına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;YARGILAMANIN YENİLENMESİA. Genel Olarak
:Kesin hükümde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle tekrar muhakeme yapılmasına imkan tanıyan yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü kanun yollarının bir çeşidini oluşturmaktadır.Kesin hüküm; doğruluğu hukuken kabul edilen ve artık tartışılmayan bir mahkeme kararıdır. İstisnai olsa da uyuşmazlığın çözümünde “adli hata” denilen yanlışlıklar yapılmış olduğu sonradan öğrenilebilir. Bazı önemli hataların giderilebilmesi ve hakikatin araştırılması bu şekilde maddi gerçeğe ulaşılabilmesi “olağanüstü kanun yolu” ile mümkün olabilecektir."Bu yolun istisnai olarak kabul edilmesinin nedeni, doğruluğu hukuken tartışılmayan “kesin hükmün” temellerinin bazı hallerde sarsılmış olması hükmün artık bu temel üzerinde oturmasının mümkün olmamasına dayanmaktadır. Hukuk barışının ve güvenliğinin sağlanması ne kadar önemli ise de, hukuka olan güvenin sağlanması da en az bu kadar önemlidir. Temelleri olmayan bir hüküm hukuk düzeni tarafından kabul edilemez. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi yolu, sadece çok istisnai hallerde mahkeme kararı ile açılabilmektedir." (Yenisey-Nuhoğlu, CMK 4. baskı 962. syf.)Maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen ceza muhakemesinde verilen ve kesinleşen hükmün sonradan maddi gerçeğe uyumlu olmadığı anlaşıldığı halde, kararın infazının aynı şekilde sürdürülebilmesi adli hatadan vazgeçilmemesi, diğer bir anlatımla yeni ortaya çıkan bu durumların görmemezlikten gelinmesi, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Her şeyden önce kesinleşmiş bir hükmün, doğru ve maddi bir gerçeğe uygun olduğu, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, meşru olduğu, adaletin tecelli ettiği varsayımının bu konudaki inancın kamu vicdanında tahribata uğraması, bozulan hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi ve hukuk barışının yeniden sağlanmasını zorunlu kılar.İstisnai nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verildikten sonra yapılacak yargılamada izlenecek yol; yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplanabilir. Re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplanabilir. Toplanan deliller karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle önceden bu sonuca varıldığı anlatılmalı, suçun nitelendirilmesi yapılarak yenilenen yargılamanın daha önce yapılıp bitirilen yargılama sonucunda ulaşılan sonuçları değiştirecek bir yenilik getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir (Ünver- Hakeri CMK şerhi).Yargılamanın yenilenmesinin istisnai kanun yolu olduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarih, 2012/3-909 esas, ████████ sayılı kararında, “Yargılamanın yenilenmesindeki amaç kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, gerçeğin araştırılması böylece toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenileme talebini dikkate alınması söz konusu olmayacaktır.” şeklinde vurgulanmıştır.B. Yasal Düzenleme
:Yargılamanın yenilenmesi nedenleri CMK'nın 311. maddede tek tek sayılmıştır.Bunlar;1. Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:a. Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.b. Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.c. Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.d. Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.e. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.f. Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.2. Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.Şeklinde sayılmıştır.Yine 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu Ve Yargılama Usulleri Kanun'un 45-51. maddeleri arasında bireysel başvuru yolu düzenlenmiş, adı geçen yasanın 50. maddenin (2). fıkrasında;"Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." denmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesinden farklı olarak yeni bir yargılamanın yenilenmesi yolu düzenlenmiştir.Görüldüğü üzere, yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden birisi de “ceza hükmünün, insan hakları ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşmenin veya ekli protokolleri ile Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin ihlali sureti ile verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, bireysel başvuru yoluna gidilmesi üzerine Anayasa Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması” dır.Yenilenme talebinde bulunabilmek için cezanın infaz edilmemiş olması ya da hükümlünün sağ olması şart değildir. Yargılamanın yenilenmesi isteminde hükümlünün bulunabileceği gibi, sağ olmaması halinde eşi, üst veya alt soyu, kardeşleri, şayet bu kişiler mevcut değilse Adalet Bakanı talepte bulunabilir.Yargılamanın yenilenmesi kararında artık mahkeme, yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplamalı, re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın gerekirse başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplamalı, toplanan delilleri karar yerinde tartışıp suçun ne şekilde işlendiği açıklamalı, mevcut delilleri irdelemeli, delillerle sonuç arasında bağ kurmalıdır.C. Somut Olayda
:17.01.2000 tarihinde örgüte yönelik İstanbul/Beykoz'da yapılan operasyonda ele geçirilen bilgisayar içerisinde hükümlülerden ... hakkında düzenlenmiş özgeçmiş raporu bulunduğu, hükümlü ... hakkında ise dava dışı ....,......................... ile ...... isimli şahıslara ait dokümanlar ile özgeçmiş raporları içeriğinde hükümlü ...'ın adının geçtiği ve cemaat içinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği, cemaate eleman kazandırdığı şeklinde kayıtlar bulunduğu tespit edilmiş ise de; Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 12.04.2017 tarih ve █████████ esas, █████████ karar; 24.12.2015 tarih ve █████████ esas, █████████ karar; 12.07.2017 tarih ve ████████ esas, █████████ karar; 19.03.2018 tarih ve █████████ esas, ████████ karar; 19.03.2018 tarih ve █████████ esas, ████████ karar sayılı emsal nitelikteki içtihatları çerçevesinde ve Anayasa mahkemesinin hükümlüler hakkındaki hak ihlaline konu hususlar ile ilgili yerel mahkemece yapılan araştırma sonucunda, örgüte özgeçmiş raporu verilmesi örgüt hiyerarşisine dahil olunduğuna dair karine teşkil edebilir ise de, temyiz incelemesine konu olayda dosya içerisinde bulunan öz geçmiş belgelerinin dijital çıktılar şeklinde olduğu, kim tarafından ne şekilde oluşturulduğunun ve hükümlüler tarafından verildiklerinin tespit edilemediği, hükümlüler hakkında iletişimin tespiti ve teknik-fiziki takip kayıtlarının bulunmadığı, ikamet ve işyeri aramalarında herhangi bir suç unsuru ele geçirilemediği nazara alındığında hükümlülerin üzerilerine atılı suçtan cezalandırılmalarına yeterli, şüpheden uzak, maddi ve kesin nitelikte delil elde edilemediği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilerek yargılamanın yenilenmesi sonrası yapılan yargılama neticesinde önceki mahkûmiyet hükümlerinin onaylanmasına karar verilmesi;Kabul ve uygulamaya göre de;Hükümlüler hakkında CMK’nın 323/1. maddesi uyarınca "önceki hükmün onaylanmasına" karar verilmesi gerekirken “önceki hükmün onanmasına” şeklinde karar verilmesi,Kanuna aykırı, hükümlüler müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.