5737 sayılı Vakıflar Kanununun 30. maddesi gereği vakıf adına tescilli kültür varlığı taşınmazın yolsuz tescil iddiasıyla Hazinenin açtığı tapu iptali ve tescil davasında ret kararının onanması.
Özet: Hazinenin, adına kayıtlı taşınmazın 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 30. maddesi uyarınca idari yoldan vakıf adına tescil edilmesinin yolsuz olduğu, vakıf yoluyla meydana gelme şartlarının oluşmadığı iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, davalı vakıf ise taşınmazın vakıf eseri niteliğinde ve kültür varlığı olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi taşınmazın vakıf yoluyla meydana geldiği ve korunması gerekli kültür varlığı vasfını haiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, Yargıtay da bu kararları usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı Hazine vekili; dava konusu 10 27... parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında 17.02.2020 tarihinde idari yoldan ... ve ... ve ... Vakfı adına tescil edildiğini, ancak davalı adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu, Vakıflar Yönetmeliği'nin 178. maddesi ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca belirtilen şartların oluşmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan kültür varlığının kim tarafından yapıldığının ortaya konulması gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.Davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın 5737 sayılı Vakıfılar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca davalı vakıf adına tescil edildiğini, taşınmaz üzerindeki yapıların vakıf yoluyla meydana geldiğinin kadastro tespit tutanağı ve tapu kayıtları ile sabit olduğunu, vakıf adına yapılan tescilin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın vakıf yoluyla meydana geldiği ve tescilli korunması gerekli kültür varlığı olduğunun sabit bulunduğu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca mülkiyetinin davalı Vakfa ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın vakıf yoluyla meydana getirilen vakıf kültür varlığı niteliğini haiz olduğu, davalı adına yapılan tescilin hukuka uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.