Danıştay, 693 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve beraat eden davacının, OHAL Komisyonunun göreve iade talebini reddeden işleminin iptali davasında alt mahkeme ret kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı göreve iade başvurusunun reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasının idare mahkemesi ve istinaf aşamalarında reddedilmesi sonrasında, davacının savunma hakkı ihlali, adil yargılanma hakkı, anayasaya aykırılık iddiaları ve beraat kararı gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusu, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunun tespitiyle reddedilerek kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuki niteliğini devam ettirdiği yönündeki alt mahkeme kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ...Vekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve yasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 129. maddesine açıkça aykırı olarak, savunma hakkı tanınmadan, adil bir disiplin süreci işletilmeden, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı tanınmadan, somut delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hiçbir yargısal güvence sunulmadan tamamen keyfi olarak ve sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, hakkındaki tanık beyanlarının soyut, iftira niteliğinde, gerçeğe aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, █████/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının söz konusu olmadığı, dava konusu işlemin Anayasa'nın 2., 6/3., 9., 11., 13., 15., 38/4., 70., 129., 130., 138., 141., 142. maddelerine aykırı olduğu, █████/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraatine karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kamu hizmetine girme hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ile geriye yürümezliği ilkelerinin, hukuk devleti ilkesinin, hukuki öngörülebilirlik ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, "non bis in idem" ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, geçmiş hizmetlerinin olumlu, sicil notlarının yüksek olduğu, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.