Erzurum BAM 3. HD İstinaf Kararı: Kaybolan Çeklerden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasında Yetkili Hamil Durumunun Değerlendirilmesi.
Özet: Kambiyo senetlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, zayi nedeniyle iptal kararı bulunan çeklere dayanarak başlatılan icra takibine karşı, davalının çeklerin teminat niteliğinde olduğu ve davacının iyiniyetli hamil olmadığı yönündeki itirazının iptali talebi üzerine, ilk derece mahkemesince davacının yetkili hamil olduğu tespit edilerek davanın esası hakkında kısmen kabul, kısmen ret kararı verilmiş olup, bu kararın hukuka uygunluğunun istinaf yoluyla değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025 (Karar)NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Erzurum ....İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine █████/... tarihinde İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edildiğini, zorunlu arabuluculuğa tabî işbu davayı oturumlarında tarafların anlaşmaması üzerine 1 yıllık süresi içerisinde ikame ettiklerini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu keşidecileri davalı ...olan Türkiye ... Bankası .... Şubesi'nin ... seri numaralı █████/... keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli çek ile Türkiye ... Bankası ....Şubesi'nin ...seri numaralı █████/... keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli çeklerin müvekkilinin elinde iken kaybolmasını takiben zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, █████/... tarihli Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/.... E., .../....K. Sayılı dosyasında alınan zayi nedeniyle iptal kararı üzerine, davalı/ ...vekili aracılığıyla keşide etmiş olduğu Erzurum .... Noterliği 11 Haziran ... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname ile Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen karara ilişkin olarak vekiledene olan borcu ile alakalı açıkça ikrarda bulunduğunu, davalı taraf tüm ihtarlarına rağmen borcunu ödemediğinden dolayı kendisi hakkında Erzurum ...İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalı taraf ise █████/... tarihinde ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı; çeklerin yasal hamili olan müvekkiline borçlu olduğunu, davalarının kabulünü, itirazın iptaline ve duran takibin devamını, asıl alacağın 20%’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözü edilen çekler müvekkili ...ile (T.C. Kimlik No: ...) ... arasında düzenlenen █████/2020 tarihli Uzman Ekip Sözleşmesi kapsamında teminat olarak ...'a verilmiş olup ...'ın sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme müvekkili tarafından fesih edildiğini ve ... kendisinde teminat olarak bulunan çekleri █████/... tarihine kadar iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözü edilen çeklerin teslim edildiği anda üzerlerine teminat olduğu şerh edildiğini, ayrıca müvekkili ile ... arasında düzenlenen █████/2020 tarihli uzman ekip sözleşmesinde de çeklerin teminat olarak teslim edildiği belirtildiğini, tüm bu belgeler davacıya çekilen ihtarname ekinde gönderildiğini, bu itibarla davacının iyiniyetli üçüncü kişi olduğuna dair iddia ve beyanları yerinde olmadığını, çeklerin üzerinde teminat çeki ibaresi mevcut olduğunu, bu hususun davacıyı da bağladığını, davacı müvekkiline haricen ulaştığını, talebi üzerine kendisine Erzurum .... Noterliğinin █████/... tarih, ...Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile cevap verildiğini, sözü edilen ihtarnameden sonra davacı Antalya .... Noterliğinin █████/... tarih, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile borcun ödenmesine dair ihtarname keşide ettiğini, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini, kötü niyetli davacının takibin %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.YEREL MAHKEME KARARI;Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Yukarıda yer verilen kaldırma ilamı doğrultusunda mahkememizce işbu esas üzerinden yargılamaya başlanıldığı, kaldırma ilamı gerekçeleri incelendiğinde ise, mahkememizce öncelikle tespit edilmesi gereken meselenin, davacının söz konusu çeklerin yetkili hamili olup olmadığının tespit edilmesi olduğu, bu bağlamda davacı vekilince kaldırma ilamı sonrasında dosyaya sunulan çek suretleri incelendiğinde davacının yetkili hamil olduğunun anlaşıldığı, ilgili bankadan her ne kadar çek asıllarına dair bilgi istenilmiş ise de, bahse konu çeklerin kaybolduğundan bahisle davacı tarafından Antalya'da ikame edilen çek iptali davası ve bu davanın kabul edilmesi hususları karşısında çeklerin bankaya ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, yapılan açıklamalar nedeniyle mahkememizce davacının yetkili hamil olarak işbu davayı açmaya ehliyeti bulunduğu sonucuna varılarak davanın esasına dair değerlendirme yapılması cihetine gidildiği, İstinaf mahkemesi kaldırma ilamı uyarınca davacı vekiline usulüne uygun olarak dava değerine ilişkin açıklamada bulunmak üzere kesin süre verildiği ve fakat bu hususta herhangi bir beyanda bulunulmadığı, bu bağlamda mahkememizce dava açılırken 200.000,00 TL olarak gösterilen dava değeri baz alınarak hüküm kurulduğu, önceki kararımızda yer alan "takip talebinde yer alan 'çek tazminatının' çeklerin zayii nedeniyle iptal edildiği, bu nedenle çeklerin ibraz edilemeyeceği anlaşıldığından" şeklindeki gerekçe ile çek tazminatı yönünden davacı vekilinin talebinin reddine karar verildiği, faize ilişkin yapılan değerlendirmede ise, kaldırma ilamı uyarınca açıklamada bulunulması istenilmesi rağmen bu hususta bir açıklama olmaması ve haliyle eksik harç ikmalinin de söz konusu olamayacağı anlaşılmakla yalnızca ana para olan çek bedelleri üzerinden davanın kabulü cihetine gidildiği, icra inkar tazminatı bakımından ise icra takibine konu çek bedellerinin baştan beri belli olması ve esasen çek bedelleri üzerinde değil de çeklerin niteliği bakımında taraflar arasında ihtilaf bulunması hususları dikkate alındığında borçlu nezdinde takibe konu alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatına hükmedildiği, yapılan bu açıklamalar dışında mahkememizce yapılan ilk yargılamada kurulan hükme ilişkin gerekçe bakımından mahkememizce farklı bir değerlendirme yapılmadığı ve neticeten davanın kısmen kabulü ile; Erzurum İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 200.000,00 TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile; Erzurum İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 200.000,00 TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, Asıl alacağın %20'si oranında 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacı vekilince kaldırma ilamı sonrasında dosyaya sunulan çek suretleri incelendiğinde davacının yetkili hamil olduğunun anlaşıldığı şeklindeki gerekçe ile davacının meşru hamil olduğunun kabul edildiğini, bu kabulün hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde çeklerin ön ve arka yüzlerini mahkemeye sunduğunu, davacının açmış olduğu çek iptali, icra takibi ve itirazın iptali davalarında ilk başta sunmadığı çekleri arka yüzünün sonrasında nasıl bulunduğu ve dosyaya ibraz edildiğinin mahkemece değerlendirilmeden hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece de bilindiği üzere çek arkasının boş bir sayfa olduğunu ve her çekte aynı olduğunu, kanaatlerince davacının ya çekleri kaybetmediği halde teminat olduklarını bildiğinden çekleri iptal ettirdiğini ya da "kaybettim" diye iptal ettirdiği çeklerin ibrazının kendisinden beklenmeyeceğine olan güvenle sahte evrak oluşturduğunu ve mahkemeye sunduğunu, çek iptali davasında icra takibinde ve itirazın iptali davasında bulunmayan çek arkasının sonradan ortaya çıkmasının başka bir izahının olmadığını, davacı tarafça iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı başladıktan sonra yeni delil kazandırıldığını ve kendilerinden muvafakat alınmadan bu delilin hükme esas alınmasının hukuk usulüne aykırı olduğunu, herhangi bir kağıdın çek ölçülerinde kesilmesi ile dahi oluşturulabilecek hiçbir ayırt ediciliği bulunmayan bu tip bir evrak fotokopisinin mahkemece davacıyı meşru hamil saymaya yeter görülmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu, davacı gibi kötü niyetli tacirlere yol gösteren, cüret katan bir emsal karar oluşmasına neden olduğunu, söz konusu çeklerin teslim edildiği anda üzerlerine teminat olduğunun şerh edildiğini, ayrıca müvekkili ile ... arasında düzenlenen █████/2020 tarihli uzman ekip sözleşmesinde de çeklerin teminat olarak teslim edildiğinin belirtildiğini, tüm bu belgelerin davacıya çekilen ihtarname ekinde gönderildiğini, bu itibarla davacının iyi niyetli üçüncü kişi olduğuna dair iddia ve beyanlarının yerinde olmadığını, müvekkilinin çekleri teslim ettiği anda fotokopilerini aldığını, fotokopilerde teminat ibaresinin mevcut olduğunu, bu hususun davacıyı da bağladığının açık olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, Erzurum ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davaya konu keşidecileri davalı ...olan çeklerin müvekkilinin elinde iken kaybolmasını takiben zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/....E., .../....K. Sayılı dosyasında alınan zayi nedeniyle iptal kararı üzerine, davalı/ ...vekili aracılığıyla keşide etmiş olduğu Erzurum .... Noterliği 11 Haziran ... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname ile Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen karara ilişkin olarak vekiledene olan borcu ile alakalı açıkça ikrarda bulunduğunu, davalı taraf borcunu ödemediğinden dolayı kendisi hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine itiraz ettiğini iddia ederek, davalı; çeklerin yasal hamili olan müvekkiline borçlu olduğunu, davalarının kabulünü, itirazın iptaline ve duran takibin devamını talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde sözü edilen çeklerin müvekkili ...ile ... arasında düzenlenen Uzman Ekip Sözleşmesi kapsamında teminat olarak ...'a verilmiş olup ...'ın sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme müvekkili tarafından fesih edildiğini ve ... kendisinde teminat olarak bulunan çekleri █████/... tarihine kadar iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözü edilen çeklerin teslim edildiği anda üzerlerine teminat olduğu şerh edildiğini, ayrıca müvekkili ile ... arasında düzenlenen █████/2020 tarihli uzman ekip sözleşmesinde de çeklerin teminat olarak teslim edildiği belirtildiğini, tüm bu belgeler davacıya çekilen ihtarname ekinde gönderildiğini, bu itibarla davacının iyiniyetli üçüncü kişi olduğuna dair iddia ve beyanları yerinde olmadığını, çeklerin üzerinde teminat çeki ibaresi mevcut olduğunu, bu hususun davacıyı da bağladığını, davacı müvekkiline haricen ulaştığını, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece █████/2023 tarihli ve 2022/...Esas, 2023.... Karar sayılı ilamı ile;1-Davanın kısmen kabulü ile, Erzurum ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 200.000,00-TL asıl alacak, 10.371,23-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin █████/2025 tarihli ve 2023/... Esas 2025/... Karar sayılı ilâmı ile özetle;"...a-6100 sayılı HMK'nın 31. Maddesine göre; Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen hukuksal çerçevede yapılan değerlendirmede davaya konu icra takibinde alacak miktarının 10.000,00 TL çek tazminatı, 200.000,00 TL asıl alacak ve 10.371,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 220.371,23 TL olarak belirtildiği, davalının da borca itiraz dilekçelerinde borcun tamamına ve işlemiş faize itiraz ettiği davacının somut davayı ikame ederken "itirazın iptali ile takibin devamına, %20 'den aşağı olmamak üzere inkar tazminata karar verilmesini" talep ettiği ancak dava dilekçesinde ve tevzii formunda dava esas değerinin 200.000,00 TL olarak belirtildiği ve davacının da 200.000,00 TL üzerinden hesaplanan ve icrada yatırılan peşin 1.101.86 TL peşin harcın mahsubu ile 2.313,64 TL peşin harç yatırdığı, bu haliyle davacının talep sonucu ile dava açılırken peşin harca esas değer olan 200.000,00 TL belirtmesi sebebiyle davacının talebinin çeliştiği, ilk derece mahkemesince davacının bu talepleri arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, davacının talebinin tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince HMK 31. Maddesi kapsamında davacının talebinin tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yargılama yapılması doğru olmamıştır.b-Somut uyuşmazlıkta davacının iddiası dava ve icra takibine çeklerin zayi sebebiyle mahkemece iptal edildiğini, çeklerin keşidecisi olan davalının çeklerin bedelini yetkili hamil olan davacıya ödemediğini iddia ederek itirazın iptali davası ikame ettiği, davalının savunmasının ise söz konusu çeklerin teminat çeki olduğu, çekin teslim edildiği anda teminat çeki ibaresinin bulunduğu yönünde olduğu, davacının iddiasının ise dava ve icra takibine konu çeklerde teminat çeki olduğuna dair ibarenin sonradan eklendiği yönünde olduğu anlaşılmaktadır....Çeklerin keşide tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesine göre; Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Her ne kadar Antalya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/...E., .../...K. Sayılı dosyasında alınan zayi nedeniyle iptal kararı verilmiş ise de söz konusu kararda davacının çeklerde yetkili hamil olup olmadığının tartışılmadığı, mahkemenin iptal kararının işbu dosyada kesin delil teşkil etmeyeceği, davacının belirtilen dosyaya ibraz ettiği 2 adet çekin dava dışı .... Yapı ....adına düzenlendiği, çek suretlerinin arka yüzlerinin bulunmadığı, bu sebeple davacının 6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesi kapsamında yetkili hamil olup olmadığının anlaşılamadığı, davacının öncelikle söz konusu çekler dolasıyla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi gerektiği, bunun da ancak 6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesi kapsamında ispat edebileceği, davacının çeklerde yetkili hamil olduğunu ispat ettikten sonra tarafların iddialarının değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece bu hususta yeterince araştırma yapılmadan Antalya... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/.... E. Sayılı dosyasında davacının yetkili hamil kabul edildiği gerekçesiyle sonuca gidildiği, mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği, bu sebeple çek asıllarının mahkemece dosyaya kazandırılması ve akabinde tarafların iddiasının ayrıntılı olarak araştırılması gerekirken delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde hata yapılarak belirtilen şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Kabule göre de; Mahkemece "Davanın kısmen kabulü ile takibin 200.000,00-TL asıl alacak, 10.371,23-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine" karar verilmiş ise de bakiye karar ve ilam harcı toplam hüküm altına alınan 210,371,23 TL üzerinden belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sadece asıl alacak miktarı olan 200.000,00 TL üzerinden bakiye karar ve ilam harcına karar verilmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-4. Ve 355. Maddeleri uyarınca re'sen kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece;1-Davanın kısmen kabulü ile;Erzurum İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 200.000,00 TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine,2-Asıl alacağın %20'si oranında 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Hükme karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Dairemizce usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince re'sen yapılan incelemede:Taraflardan yalnız birinin hükmü istinaf etmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf eden tarafın yararına olarak verdiği kaldırma kararına uyan yerel mahkeme artık istinaf eden tarafın önceki kaldırılan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremez. Buna "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)2004 sayılı İİK'nın 67/2. Maddesi; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2." hükmünü içermektedir.Somut olayda, mahkemece; █████/2023 tarihli gerekçeli kararın (1) nolu bendinde ''...şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, ' karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiş, davacı taraf istinaf etmemiştir.Mahkemece kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda █████/2025 tarihli gerekçeli kararın (2) nolu bendinde " Asıl alacağın %20'si oranında 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiştir.2004 sayılı İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu ve diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Bu maddeden anlaşılacağı üzere itirazın iptali davasının davacı/alacaklı lehine sonuçlanması durumunda davacı lehine tazminat karar verebilmek için davacının açıkça talep etmesi gerekmektedir. Oysaki biraz önce de belirtildiği üzere davacı taraf mahkemenin 30.03.2023 tarihli kararına yönelik olarak red edilen icra inkar tazminatı yönünden herhangi bir istinaf talebinde bulunmamıştır. Kamu düzenine ilişkin olan (Yargıtay HGK ███████-1848 E. ████████ K. HGK 2014/4-70 E. █████████ K.) usulü kazanılmış hak ilkesi yönünden yapılan incelemede de belirtilen hususta davalı lehine usulü kazanılmış hak doğduğu anlaşılmakla mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Bu sebeple kabul edilen icra inkar tazminatı yönünden davalı lehine usulü kazanılmış hak doğduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kararı usulü kazanılmış hak ilkesine aykırı olmuştur.Kamu düzeni yönünden re'sen yapılan incelemede;a-Dava dilekçesinde dava değeri olarak 200.000,00 TL belirtildiği, bu miktar üzerinden peşin harcın mahkeme veznesine depo edildiği, dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline dava değerini açıklaması için süre verildiği, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı vekilinin belirtilen hususta beyanda bulunmadığı ve mahkemece bu doğrultuda 200.000,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki az önce belirtildiği üzere dava değeri 200.000,00 TL olup mahkemece de bu miktar üzerinden yani davacının talep ettiği miktar üzerinden karar verildiği halde davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.b-Mahkemece hükmün ...nolu bendinde "Harçlar kanunu uyarınca; 200.000,00 TL üzerinden hesap olunan 13.662,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.313,64 TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 11.348,36 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Mahkememizin █████/2023 tarihli, 2023/.... harç numaralı harç tahsil müzekkeresi olduğundan yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,)" şeklinde karar verilmiş ise de mahkemelerce harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen dikkate alınacağı, davanın kabulü veya kısmen kabulü halinde ise davalının harçtan muaf olmaması durumunda mal varlığına ilişkin davalarda hüküm altına alınan miktar üzerinden nisbi, mal varlığına ilişkin olmayan davalarda ise maktu karar ve ilam harcına karar verilmesi gerektiği, mahkeme kararının istinaf mahkemesi tarafından kaldırılması veya Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmesi halinde aleyhine harca karar verilen tarafın mahkemeden talep etmesi halinde mahkemenin kararın kaldırılması veya bozulması sebebiyle ilk karardan sonra maliyeye yazdığı harç tahsil müzekkeresinin iadesini talep etmesi gerektiği, aksine bir uygulama ile mahkemelerce kararın istinaf mahkemesi tarafından kaldırılması veya Yargıtay tarafından bozulmasına karar verilmesi durumunda re'sen somut davada olduğu gibi istinaf kaldırma ilamı öncesi dosyada davalı adına harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına gibi usul ve yasaya aykırı karar verilmesi yerinde görülmemiştir.O halde mahkemece, davanın kabulü ile usulü kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi ve davalı aleyhine bakiye harca karar verilmemesi isabetsiz ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, HMK'nın 355 ve 353/1-b.2. Maddeleri gereğince İlk Derece Mahkeme kararının re'sen kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. Maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne ve davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNEII-Yerel mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/1-b-2 ve 355 maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"1-Davanın KABULÜ ile;Erzurum İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin 200.000,00 TL üzerinden devamına,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Harçlar kanunu uyarınca tahsili gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.313,64 TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 11.348,36 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 2.313,64 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.394,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 111,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.111,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına," şeklinde HÜKÜM TESİSİNE;IV-İstinaf aşamasında alınması gereken 13.662,00-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 3.415,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,V-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafından bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,VII-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,VIII-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 11.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.