Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesindeki itirazın iptali davasında nakliye bedeli alacağı, hizmetin ifası ve akdi ilişkinin faturayla ispatı üzerine taraflar arasındaki uyuşmazlık.
Özet: Davacı, Aydından İstanbula nakliye hizmeti verdiğini ve davalının WhatsApp üzerinden yapılan mutabakatla gerçekleşen bu hizmet karşılığı 13.920 TL bedeli ödemediğini, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ederken; davalı, hizmetin verilmediğini, faturanın tek başına borcun ve akdi ilişkinin ispatı olmadığını, faturada imzasının bulunmadığını ve hizmetin davacı tarafından HMK 200. maddesi uyarınca ispatlanması gerektiğini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .....'in kendisine ait araçlarla nakliye hizmeti verdiğini, davalı şirketin ise yine aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili tarafından davalıya ait yükün Aydın ilinden İstanbul’a taşınması işinin, taraflar arasında ...... uygulaması üzerinden yapılan yazılı iletişim ve mutabakat sonucu 05.08.2025 tarihinde gerçekleştirildiğini, müvekkili ile davalı arasında, Türk Ticaret Kanunu’nun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşıma sözleşmesi hükümleri çerçevesinde bir nakliye ilişkisi kurulduğunu, davalının, nakliyecilerin bulunduğu bir ..... grubunda Aydın’dan İstanbul’a taşınacak yük ilanını paylaşmış, müvekkilinin bu ilana olumlu yanıt vererek taşımayı üstlenmiş olduğunu, taraflar arasında bu şekilde geçerli bir taşıma sözleşmesi kurulduğunu, müvekkilinin, davalının talimatı doğrultusunda traktör jantı ile bir kısım konserve ürünlerini Aydın’dan teslim alarak davalının belirttiği adrese eksiksiz şekilde teslim ettiğini ancak davalının, taşımacılık hizmeti karşılığı olan KDV dahil 13.920 TL tutarındaki nakliye bedelini, defalarca yapılan sözlü ve yazılı hatırlatmalara rağmen ödemediğini, davacı müvekkilinin davalıya verdiği bu hizmet karşılığında keşide ettiği █████/2025 tarihli ...... nolu faturadan kaynaklı olarak 13.920,00 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın davacı müvekkile Aydın-İstanbul arası nakliye işi yaptırdığını, müvekkilinin de yukarıda yazılı e-faturayı kestiğini ancak davalı tarafın müvekkile ödeme yapmadığını, müvekkilinin devamında ödemenin yapılması amacıyla Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi açtığını, açılan takibe davalı şirket vekili aracılığıyla itiraz etmiş ve takip durdurulmuş olduğunu, itirazın iptali için dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak bu başvurudan sonuç alınamadığını, vekiller aracılığıyla yapılan şifai görüşmelerden de sonuç alınamamış söz konusu ödemenin yapılmayacağı bildirilmiş olduğunu, gelinen aşamada taraflarının alacağın tahsili için işbu davayı ikame etmekten başka bir seçeneği kalmadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Büyükçekmece İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit oluşu göz önüne alınarak davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle faturadan kaynaklı alacağı olduğu ve borca itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği şeklinde beyan ve talepte bulunduğunu, davacı tarafça ileri sürülen hususlar soyut ve gerçek dışı olup reddi gerektiğini, davacı tarafın faturanın ödenmediğini, faturanın içeriğindeki hizmetin verildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddialar gerçek dışı olup reddi gerektiğini, müvekkili şirkete faturanın içeriğinde belirtilen hizmetin verilmediğini, söz konusu hizmetin verildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, Mahkemece de bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen davacı-alacaklı tarafa düştüğünü, davacı-alacaklı düzenlediği faturadaki malın teslim edildiğini yada hizmetin verildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, ayrıca borca dayanak yapılan faturada müvekkilinin imzasının bulunmadığını, fatura düzenleyen tacirin alacaklı olması için fatura tanzim edenle adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişkinin bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekeceğini, satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288(6100 sayılı HMK 200) ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerektiğini, bunun sonucu olarak da; herhangi bir hukuki işlem gibi, teslim de anılan hükümdeki senetle (yazılı delille) ispat kuralı çerçevesinde, ilişkin bulunduğu malın miktar ve değerine göre belirlenmelidir (Kuru Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 1990 5.basım,C:2,S:1534, S:1603, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.11.2002 gün ███████-875 E., ████████ K. sayılı ilamı da bu yöndedir.) satış bedelinin miktarı itibariyle, teslim savunmasının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288.maddesi (HMK 200) uyarınca yazılı delille kanıtlaması zorunlu bulunduğu gibi, aynı Kanun’un 293.( HMK 293.) maddesinde gösterilen, tanıkla ispatlama imkanının tanındığı hallerden herhangi birinin varlığı da, davacı tarafça ileri sürülmemiş ise Davalının , teslim savunması yönünde davacının tanık dinletmesine açık bir muvafakati olmadığı durumlarda davacı satıcı, dava konusu satılanı davalı alıcıya teslim etmiş olduğu yönündeki savunmasını yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, mahkemenin buna rağmen dinlediği tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça faturada belirtilen hizmet verilmeden söz konusu faturanın gönderilmiş olup, davalı müvekkili tarafça da davacı ile aralarında süre gelen ticari ilişkin güvenine dayanarak faturaya itiraz edilmediğini, ancak faturada belirtilen hizmet yapılmadığı gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacının müvekkili aleyhine icra takibine geçtiğini beyan ederek, Göreve ilişkin itirazlarımızın kabulüyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, aksi halde davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine , davacı aleyhine alacağın % 20’dan aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen cari hesap alacağı nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ███████████ numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 13.920,00-TL sevk irsaliyesindeki alacak ile 183,06-TL (█████/2025-█████/2025 arası 20 gün %24) işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.103,06-TL yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak sevk irsaliyesindeki alacağın gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde söz konusu takipteki borca, imzaya, icra harç ve masraflarına, avukatlık ücretine ve borcum tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, davacının Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas Sayılı takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı borçluya kesilen ..... numaralı fatura bakımından alacağı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2026 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacı taraf yerinde inceleme talebinde bulunmuş davalı ise istenen belgeleri dilekçe ile mahkemeye sunmuştur.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK'nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Büyükçekmece icra dairesi ..... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 21.10.2025 tarihinde T.C. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiğinin belirlendiği, Davacı tarafın davalı yana kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yana gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediğinin görüldüğünü, Taraflar arasında ticari ilişkinin 2025 yılına ait olduğu, Davacının ticari Defter ve belgelerinde, Hizmet Satımı olduğu, Yine Davacının ticari Defter ve belgelerinde Ödemelerin Yapılmadığı olduğunun görüldüğü, Davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2025 yılında davalı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği, Davacı (Yalçın Tekin) tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usuli uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın fatura) takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaatinin hasıl olduğu, Dosya kapsamında taraflar arasında sunulan yazışmalar incelenmiş olup, taşıma organizasyonuna ilişkin iletişimin mevcut olduğu görülmüştür. Yazışmalarda hizmetin hiç verilmediğine dair açık ve derhal yapılmış somut bir itiraz kaydına rastlanmadığını, Taşıma Yönünden İse; 05.08.2025 tarihli ..... numaralı fatura incelendiği, Hizmet Bedeli: 12.000,00 TL, KDV (9620): 2.400,00 TL, Tevkifat (2/10): 480,00 TL, Toplam: 13.920,00 TL Fatura matematiksel olarak doğru düzenlenmiş olup, e-Arşiv niteliğinde VUK hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, Davacı tarafın ticari defter kayıtlarında ve KDV beyanlarında ilgili alacak kaleminin yer aldığı tespit edildiği, fatura tek başına kesin borç doğurmaz ise de, ticari defter kayıtları ve yazışmalarla birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığına dair karineler oluşmaktadır. Hizmetin hiç verilmediğini iddia eden tarafın bu hususu somut delillerle ispat etmesi gerektiği, taraflar Arasında 2025 yıllarında 13.920,00 TL'lik Tutarında Hizmet faturası kestiği, davalı tarafın bu faturalara istinaden davacı yana Ödeme Yapılmadığı bu Hususta Davacı yanın davalıdan kaydı olarak 31.12.2025 Tarihi İtibariyle 13.920,00 TL'lik tutarında alacaklı olduğu, davacının alacağının cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak mahkemece davacı tarafın Faiz talep edeceği hasıl olacak olursa Cari Hesap Bakiye ile Takip Tarihi Arasında İşlemiş Faiz Hesabı Aşağıda Hesaplandığı, Dosya kapsamındaki ticari defter, fatura ve yardımcı kayıtların” incelenmesinde; davalı tarafça, söz konusu sözleşme kapsamında düzenlenen fatura nedeniyle 13.920,00TL tutarında bakiye borç bulunduğu, bu tutarın ödenmediği anlaşılmıştır. Davacı yanın cari hesaba konu faturadan dolayı işlemiş faiz alacağının 183.06TL hesap edildiği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.
HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
Faturaya konu hizmetin ifa edildiğini TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 uyarınca davacı ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi , █████/2020 Tarih, ..... Esas, ..... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Mahkememizce SMM bilirkişisi vasıtası ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup düzenlenen raporda davacı tarafından düzenlenen faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği, davacının defterlerinde faturanın kayırlı olduğu, davalı defterlerinin sunulmaması nedeni ile incelenemediği bu nedenşe davacının defterlerinin kayıtlara uygun olduğu kabul edilmiş olup, davacı kayıtlarına göre de davacının takibe konu 13.920-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ve edimin ifa edildiğinin TMK madde 6, HMK madde 190 ve HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca davacı tarafça yazılı delillerle ispatlanması gereklidir.
Davacı tarafın taşıma işiyle iştigal ettiği, davalıya ait bir kısım taşıma işini yaptığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taşıma bilirkişisinde
faturanın önce düzenlenmesi, taşıma faturası uygulamasında yaygın olfuğu, taşıma faturası sözleşme belgesi yerine taşıma
senedi gibi kullanıldığı, muhatabının itiraz etmediği taşıma faturaları, Karayolu Taşıma
Yönetmeliği tanımlamasında da taşıma senedi gibi işlev gördüğü, davacının .....
NAKLİYESİ yaptığı bilgisi üzerine, yine taşımanın 04.08.2025 alındığı, 05.08.2025 teslimle
tamamlandığı bilgisi üzerine, davalının fatura adres ve bilgilerini vererek fatura düzenlenmesi
talep ettiği tespit edilmiş olup bu tespitlerin de yerinde olduğu anlaşılmakla taşıma işinin yapıldığı, hizmetin ifa edildiği ispatlanmıştır.
Neticeten, davacı davalıya faturaya konu 13.920,00-TL bakımından hizmetin ifa edildiğini, fatura bakımından alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Bu hali ile takibe konu itirazında davalının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek takibin asıl alacak bakımından devamına karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 13.920-TL asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 2.784,00- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 950,87-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 335,48-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.318,3-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 18.890,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 13.920,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim ....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!