Karayolları trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, arabuluculuk anlaşması sonrası artan maluliyet iddiası hukuki yarar yokluğundan reddedilerek temyiz onandı.
Özet: Trafik kazasında yaralanan davacının, sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle yaptığı başvurunun, önceki arabuluculuk anlaşmasıyla tüm haklarından feragat ettiği gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından usulden reddedilmesi üzerine, davacı vekili arabuluculuk anlaşmasının gerçek zarar ile ödenen kısım arasındaki fahiş fark nedeniyle geçersiz olduğunu ve kararının hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna gitmiş, ancak temyiz incelemesi sonucunda, itiraz hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun bulunarak davacının tüm temyiz itirazları reddedilmiş ve karar onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İş - ████████ Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 09.08.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında arabuluculuk anlaşma tutanağı düzenlendiğini, bu nedenle davacıya ödeme yapıldığını, davaya konu kazadan kaynaklı davacının başkaca bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının artan maluliyet iddiasını ispat edemediğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nisbi ücretin beşte biri oranında olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağına göre davaya konu tazminatlar ve ek talepler yönünden anlaşmaya varıldığı, bu nedenle davacının artan maluliyet hakkından feragat etmiş olduğu, eldeki hakem başvurusunu yapmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının zararının maluliyet raporu ile belirli hale geldiğini, bu nedenle bakiye tazminat talebi hakkı olduğunu, davacının gerçek zararı ile kısmi ödeme arasındaki farkın fahiş olması nedeniyle arabuluculuk anlaşma tutanağının geçersiz hale geldiğini, bu nedenle red kararının hatalı olduğunu, davacının iki yıllık hak düşürücü süre dolmadan başvuru yaptığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz edenin sıfatı da gözetilerek kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.