Davacı mirasçının aşırı yararlanma iddiasıyla mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasında sağlık raporlarıyla desteklenen eski hale getirme talebi.
Özet: Davacı, eşinin vefatından kısa süre önce, akciğer kanseri eşinin hastalığından faydalanılarak üvey çocuğu tarafından aşırı yararlanma (gabin) iddiasıyla kandırıldığı ve hukuki ehliyeti yeterli olmadığı halde imzaladığı iddia edilen mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiş; davalı ise sözleşme sırasında davacının akıl sağlığının yerinde olduğunu ve sözleşmeyi bilinçli imzaladığını savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiş, davacı ise sağlık sorunları nedeniyle süresinde istinaf başvurusu yapamadığını ileri sürerek eski hale getirme talebinde bulunmuştur.

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle duruşma istemi değerden reddedilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin evlat edinildiğini gerçek ailesini doğum tarihi ve yerini asla öğrenemediğini, müvekkilinin evlat edinen babası ...vefat ettiği 07.01.2018 tarihine kadar resmi makamlar nezdinde ciddi sonuç doğuran hiçbir hukuki tasarruf gerçekleştirmediğini, 2001 yılında .... adlı bir şahıs ile evlendiğini ve ... adında bir kız çocuk annesi olduğunu, 2008 yılında bu eşinden boşandığını, 30.04.2010 tarihinde ... ile evlendiğini, müvekkilinin ikinci evliliğinden 20.01.2014 tarihinde davalı ...'nın doğduğunu, ... akciğer kanserine yakalandığını, müvekkilinin üvey çocuklarından davalı ... tarafından ... 8. Noterliğince düzenlenen 08.10.2015 tarihli mirastan feragat sözleşmesine değişik bahaneler ile imza attırıldığını, mirastan feragat sözleşmesi imzalandıktan 41 gün sonra 19.11.2015 tarihinde .... .... vefat ettiğini, müvekkilinin, aradan geçen zaman içerisinde kendisinin kandırılmış olabileceğini asla düşünmediğini, eşinin vefatından sadece yedi 7 gün sonra, davalı üvey çocuğu ...'nın yönlendirmesi ile 26.11.2015 tarihinde kendisi ve müşterek çocuk ... adına davalı üvey çocuk ...'ya geniş yetkiler içeren bir vekalet verildiğini, yine 24.03.2016 tarihinde davalı üvey çocuk ...'nın talebi ile diğer üvey çocuk ... ile birlikte ...'ya tekrar birtakım menkul ve gayrimenkuller için çok geniş yetkiler içeren vekaletname verdiğini, müvekkilinin, 06.04.2018 tarihinde yani söz konusu 08.10.2015 tarihli mirastan feragat sözleşmesi üzerinden iki buçuk yıl gibi bir süre geçtikten sonra kendisinin sömürüldüğünden şüphelenmeye başladığını, davalı üvey çocuk ...'yı 06.04.2018 tarihinde vekillikten azlettiğini, olayların gelişim süreci esas alındığında TBK'nın 28 maddesinde ifadesini bulan aşırı yararlanma ile ilgili kanunun öngördüğü yasal süre içerisinde işbu davanın açılmış bulunduğunun izahtan vareste olduğunu, dava konusu sözleşmenin içeriğinde yer alan taşınmazların,- ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 1 10... - 4 parseller, .... ili, ... ilçesi, ..... Mah. 1 59... - 13 parseller, ... ili, ... ilçesi, ... Mah.1 58... parsel, - ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 2 31... parsel, - ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 2 25... parsel, - .... ili, ... ilçesi, ... Mah. 2 24... parsel, - ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 2 43... -2-3 parseller, - ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 2 22... parsel, - ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 2 52... parsel, - ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 2 31... parsel, - ... ili, ... ilçesi, ... Mah.2 24... parsel olduğunu ileri sürerek, ... 8. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 08.10.2015 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ... 8. Noterliğinin 08.10.2015 tarihli ivazlı mirastan feragat sözleşmesi akdedildiğinde her iki tarafın akıl sağlığının yerinde olduğuna dair hastaneden rapor alındığını, davacının mütevaffa ile evlenmeden önce sertifika alarak ücretli olarak okul öncesi öğretmenliği yaptığını, ayrıca davacının halen daha aktif olarak network işleri yapmakta olduğunu, mirasçı eşin murisin tüm mirasından değil yalnızca sözleşmede geçen taşınmazlardan feragat ettiğini, davacının sözleşmenin ne olduğunu açıkça gördüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından eski hale getirme istemiyle istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11.09.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararındaki "...somut olayda gerekçeli kararın davacı vekiline 14.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından istinaf süresi geçtikten sonra 03.08.2022 tarihinde bir kısım sağlık raporunun sunulduğu, raporun incelenmesinde menieriform vertigo düşünülerek tedavisinin düzenlendiği, hastanın 10.06.2022 tarihinden ara ara kontrolleri yapılarak 20.07.2022 tarihine kadar tedavi edildiğinin ve bu tarih itibarıyla hastanın işinde çalışabilecek duruma geldiğinin bildirildiği, yine Covid-19 tanısı nedeniyle 29.07.2022 - 04.08.2022 tarihleri arası istirahat raporunun sunulduğu, davacı adına dosyaya sunulan vekaletnamenin incelenmesinde davacının iki ayrı vekille temsil olunduğu, bu halde diğer vekilin mazeret bildirmediği nazara alındığında bu durumun istinaf dilekçesi sunmaya engel olarak kabul edilemeyeceği, HMK'nın 345. maddesi hükmüne göre istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu, hükmün davacı vekiline 14.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf süresinin 28.06.2022 tarihinde sona ermesine rağmen davacı vekili tarafından 03.08.2022 tarihinde istinaf dilekçesinin sunulduğu, hükmün tebliğ tarihi ile istinaf dilekçesinin verildiği tarihe kadar iki haftalık istinaf süresinin geçtiği..." gerekçesiyle davacı vekilinin eski hale getirme talebi ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde,1. Müvekkilinin istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığını, -2. Eski hale getirme talebinin haklı ve yasal olduğunu,3. Bölge Adliye Mahkemesinin eski hale getirme talebinin reddi gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu,4. Somut olayda hak düşürücü sürenin geçmediğini,5. Hukuki nitelendirmenin yanlış ve eksik yapıldığını,6. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.