Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kimliği belirsiz araçla meydana gelen trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat talepli davasında kusur oranının eksik incelenmesi nedeniyle itiraz hakem heyeti kararını bozdu.
Özet: Trafik kazasında yaralanan yolcunun tazminat talebine ilişkin itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesinde, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi için yeterli ve bağımsız bir bilirkişi incelemesi yapılmadığı, hakem heyetince tek taraflı mütalaaya dayanarak kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme olduğu tespit edilerek, dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti amacıyla uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor aldırılması gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağından kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E.- ████████ K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 30.05.2023 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 15.000,00 TL tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 318.457,08 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın somut delillerle ispatlanması gerektiğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının ancak araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 27.10.2023 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğu, davacıda davaya konu kaza nedeniyle %4 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, davacıya yapılan iş göremezlik ödeneğinin mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 315.009,88 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın somut delillerle ispatlanması gerektiğini, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının ancak araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faize hükmetmenin yersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının yolcu olduğu plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının hakeme başvururken sunduğu tek taraflı blimsel mütalaada kusur tespiti yapıldığı, buna göre davacının yolcu olduğu plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, hakemce kusur raporu alınmadan sonuca gidildiği, olayın davacının yolcu olduğu araçtan inmek üzereyken meydana geldiği anlaşılmaktadır.Olayın meydana geliş şekli, hakemce kusur incelemesi yapılmamış olması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.