Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, trafik sigortası kaynaklı maddi hasarlı trafik kazası sonucu oluşan değer kaybı tazminatı talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu aracında değer kaybı oluştuğunu iddia eden davacı, davalı sigorta şirketinden belirsiz alacak davası olarak 10 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ederken; davalı, davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuruyla sınırlı olduğunu, halihazırda davacıya ve rücu yoluyla kasko şirketine ödemeler yapıldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını veya müvekkil şirketin tüm zararı karşıladığını savunmuş; ayrıca kusur oranları, değer kaybı hesaplama yöntemleri, önceki hasar kayıtları, kıymet kazanma tenzili ve faizin başlangıç tarihi ile türü konularında itirazlarda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: .. Esas ... Karar
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; █████/2023 tarihinde müvekkiline ait ...plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığını ... plakalı araç tarafından dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde çarpılması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasar kaydı oluştuğunu belirterek, alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenebilir hale geldiği anda HMK 107/2 uyarınca artırım yapma hakkımız saklı kalmak üzere 10,00-TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numarası ile █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik sigortası) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına kaza tarihi itibariyle azami 120.000,00TL ile sınırlı olduğunu, ödemeler sebebiyle bakiye teminat limitinin 120.000,00- 30.000,00-55.114,88=34.885,12TL olduğunu, işbu kazaya binaen 3/5083636 numaralı hasar dosyası açıldığını, davacıya ait aracın kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye █████/2023 tarihinde 55.114,58TL rücu ödemesinin gerçekleştirildiğini, dava açılış tarihinden sonra █████/2024 tarihinde davacıya 30.000,00TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davanın konusuz kaldığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, böylece müvekkili şirket tarafından davacının bütün zararının karşılandığını, sorumluluğunu bertaraf ettiğini, müvekkili şirketin ödeme yapmasına rağmen davacının işbu davayı ikame etmesinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecekse yapılan ödemelerin faiziyle mahsup edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur tespitlerinin mutlak olmadığını, Karayolları Trafik Yönetmeliği 156/3 maddesi gereğince Trafik Zabıtasının kusur belirleme yetkisi olmadığını, bu sebeple kusurun uzman bilirkişi kurulu tarafından belirlenmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu tespit edilebilmesi için konusunda Adli Trafik Kurumu Trafik İhtisas Dairesince kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının 2918s. Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesini ihlal ettiğini, kaza tespit tutanağında atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat tutarının █████/2015 tarihinde yürülüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zmss Genel Şartlar Tebliğine göre hesaplanması gerektiğini, başvurana ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının Sigorta Bilgi Merkezinden araştırılmasını, tramer kaydının incelenmesini, ayrıca bilgisayarlı eksper incelenmesinin yapılmasını talep ettiklerini, değer kaybı hesabında aracın onarımının nerede ve ne şekilde yapıldığının önem arz ettiğini, aracın yetkili bir serviste orijinal parçalar kullanılarak onarılmış olması durumunda araçta değer kaybı yaşanmadığı hatta davacıya ait araçtaki eskiyen ve yıpranan parçaların yenilenmesi nedeniyle araçta değer artışı meydana geleceğini, yine değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarı olması gerektiğini, araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, eğer bir tazminata hükmedilecekse, kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini, sigortacı olan müvekkili şirketten ancak KTK 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren faiz talep edilebileceğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin reddini talep ettiklerini, sözleşmeye dayanmayan ve haksız fiilden doğan tazminat alacakları Borçlar Kanunu’nun 76,88 ve 120. Maddelerine istinaden yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının avans faizi talebinin reddini talep ettiklerini, davacının talep etmiş olduğu alacak kaleminin zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalı sigorta şirketince ödenen değer kaybının zararı karşılamadığı gerekçesiyle değer kaybının tahsili amacıyla işbu dava açılmış ise de; mahkemece alınan bilirkişi raporu ile aracın marka, modeli, yaşı, kilometresi, hasar miktarı, kaza tarihi gözönüne alındığında 30.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespit edildiğini, buna göre dava tarihinden önce ödenen haricinde bakiye değer kaybı bulunmadığı yönündeki bilirkişi raporu mahkemece de hükme elverişli ve makul bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından "Karar Verilmesine Yer Olmadığı" kararı verilmesi gerekirken "Davanın Reddine" karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarınca işbu davanın █████/2024 tarihinde ikame edildiğini davalı tarafından taraflarına █████/2024 tarihinde 30.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davalının yapmış olduğu ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığını, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden ve davalı tarafından davadan sonra ödeme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilerek tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin taraflarına haricen yaptığı ödemenin davanın açılmasından sonra gerçekleştiği düşünüldüğünde davanın reddine karar verilmesi ve tarafları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, zira dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin "Kabul" hükmünde olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. Maddesi gereğince lehlerine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken gerekçede belirtilen sebeplerle aksi yönde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabul ile neticelenmesi nedeniyle yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretlerinin davalı sigorta şirketi üzerine bırakılması gerektiğini, söz konusu kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. Maddesine açıkça aykırı bir şekilde karar verildiğini, ret kararı gereğince yargılama gideri ile zorunlu arabuluculuk ücretinin müvekkili üzere bırakıldığını, davalı lehine vekalet ücretine karar verildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödeme yargılama içerisinde yapılmış olup, taraflarınca söz konusu dava açıldığında müvekkiline ait araçta oluşmuş bir değer kaybı olduğu yargılama sırasında alınmış rapor ile ortaya çıktığını, bu durumda da taraflarının davayı açmakta haklı olduğunun anlaşıldığını, davalı sigorta şirketinin yargılama sürerken yaptığı ödemenin davanın açılışındaki tarafların haklılık durumunu etkilemediğini, bu nedenle yerel mahkeme tarafından yapılmış olan ödeme neticesinde açtıkları davanın reddine karar verilmesinin usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay kararları ve istinaf mahkemelerinin bu konudaki kararları incelendiğinde taraflarına yargılama sırasında yapılan ödemelerin yarısı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle yerel mahkeme tarafından verilmiş kararın hem niteliği bakımından hem de ferileri bakımından hatalı olup istinaf incelemesi neticesinde işbu kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca söz konusu yargılamanın davalı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle konusuz kalmış olması nedeniyle yargılama giderleri de davalı tarafın üzerine bırakılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli talebine, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkindir.
HMK'nın 331/1. maddesi ''Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' şeklinde düzenlenmiştir
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukat Asgari Ücret Tarifesi 6. maddesi; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Eldeki dava, █████/2024 tarihinde açılmış olup, davalı ZMM sigortacısı tarafından █████/2024 tarihinde davacıya değer kaybı ödemesi yaptığı yapıldığı görülmektedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tarafa yüklenmesine karar vermek yerine, ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı gözden kaçırılarak davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ...Esas ...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
1-Dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.108,50 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.536,10TL yargılama yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Bakanlık suçüstü ödeneğinden ödemesi yapılacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
B)İstinaf yargılaması bakımından
:
1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan 3 adet elektronik tebligat ücreti 45,00 TL, 480,00 TL posta ücreti ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.208,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
C) Gider avansından kalan kısmın re'sen yatırana iadesine,
Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
...
Başkan...
Üye ...
Üye ...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!