Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasında, icra takibine konu fatura bedeline borçlu olunmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı talebi.
Özet: Bu hukuki metin, davacı şirketin, şirketin hissedarlarının değişmesi nedeniyle okunamayan UETS tebligatı sonrası kesinleşen icra takibine konu edilen faturadan dolayı davalı şirkete borçlu olmadığını iddia ettiği, dört faturanın karşılığını çek, nakit ödemeler ve bir daireyi barter olarak vererek fazlasıyla ödediğini savunarak davalının kötü niyetli takip başlattığını öne sürdüğü, davalı şirketin ise söz konusu faturaya yönelik herhangi bir ödeme veya itiraz olmadığını, davacının iddia ettiği önceki ödemelerin başka faturalara ilişkin olduğunu ve barter dairenin devredilmediğini belirterek davanın reddi ile kendi lehine kötü niyet tazminatı talep ettiği bir menfi tespit davasına ilişkindir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmıştır. Müvekkili şirket UETS üzerinden gönderilen ödeme emrine karşı şirket hissedarlarının değişmesinden dolayı tebligat okunamadığını, süresi içinde itiraz edilmediğini ve icra takibinin kesinleştiğini müvekkili şirketin davalı şirkete borcu bulunmamakta olup davalı şirket tarafından davacı müvekkili şirket aleyhine tamamen kötüniyetli olarak icra takibi açıldığını davacı şirket ile dava şirket arasında düzenlenen ''Ödeme Planı'' başlıklı 10.maddesinde ; Davacı şirket hissedarı ......'ya ait İstanbul ili , ....... ilçesi , ..... Mahallesi , ..... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 26 bağımsız bölüm nolu , 3+1 odalı dubleks daire barter olarak davalı şirkete verileceğini, davalı şirket tarafından düzenlenen 4 adet faturanın karşılığı müvekkili tarafından çek, nakit ödemeler ve barter daire verilerek fazlasıyla ödendiğini, bu nedenle davalı tarafından 03.03.2023 tarihli KDV dahil 1.293.960,55 TL tutarlı faturaya ilişkin başlatılan icra takibinin tamamen kötü niye olduğunu, işbu dava açılmadan önce tarafımızca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını müvekkili şirketin malvarlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve müvekkilinin ticari hayatına sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi amacıyla dosya borcu taraflarınca icra dosyasına ödenecek olup icra veznesindeki paranın davalıya ödenmemesine ilişkin belirlenecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini mahkemeden talep ettiklerini belirtilen dikkate alınacak sair nedenlerle dosyaya yatıracakları teminat karşılığında kötü niyetli olarak başlatılan icra dosyasındaki paranın yani icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyaten tedbir kararı verilmesine , davacı müvekkil şirketin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasından ve takibe konu davalı şirket tarafından davacı şirkete keşide edilen 03.03.2023 tarih ve ....... fatura nolu 1.293.960,55 tl fatura bedelli faturadan dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının davalı şirketin , davacı müvekkil şirkete alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, kendisine tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği ve karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığı faturadan dolayı borçlu olmadığını iddia etmekte olduğunu, hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle belirtmek gerekir ki davalı müvekkili tarafından davacıya düzenlenen ve faturalar ve cari kayıtlardan da görüleceği üzere davacının tarafından yapılan toplam 1.251.746,36-TL tutarlı ödeme; yalnızca 31.03.2022 tarihli 365.566,36 tl tutarlı, 06.04.2022 tarihli 320.960,00 tl tutarlı, 27.07.2022 tarihli 565.220,00 tl tutarlı (toplam = 1.251.746.36 TL) faturalara istinaden olduğunu, takibe konu 03.03.2023 tarihli 1.293.960,55 TL tutarlı faturaya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığının açık olduğunu, nitekim bu hususun davacı tarafça da ikrar edildiğini, hal böyle iken davacı tarafça ödeme yapılmadığını, itiraz edilmediğini, iade faturası düzenlenmemiş bir faturaya istinaden borçlu olunmadığı iddiası abesle iştigal olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın sözleşme kapsamında müvekkiline devretmesi gereken taşınmazı devretmemiş olduğunu, bu dairenin müvekkilinin talebi ile başkaca firmaya devredildiğine dair mesnetsiz ve delilsiz iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, Huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının İİK 72. maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, mahkemece tesis edilmiş olan 08.03.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ...... E. Sayılı dosyada takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalının sözleşmeye konu edimleri eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde yerine getirip getirmediği, davacının iş sahibi olarak ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, mükerrer ve fazladan ödeme söz konusu olup olmadığı, davalının kesmiş olduğu faturadan ötürü davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden dosyamız arasına celp edildiği, icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ..... şirketinin, borçlu ..... şirketi aleyhine 1.251.746,36-TL alacağının reeskont avans faizi ile birlikte, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ...... D. İş sayılı dosyasının uyaptan dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır........ Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak .... İli, ...... İlçesi, ..... Mahallesi, ..... parsel, .... nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tüm takdiyatları ile birlikte aktif-pasif gösterir şekilde tapu kayıtlarının, devirlere ilişkin resmi senet örneklerinin, satış akit tablolarının, tapu kütük sayfalarının, öncesi ve sonrası malik bilgilerinin dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır.Davacı tanığı ..... 'in █████/2025 tarihli duruşma tutanağındaki beyanında; "Ben kendi firmamız olan ........ isimli iş yerinde emlak danışmanı olarak çalışıyordum. Davacı şirket ile ...... Sitesindeki dairelerin ve ticari alanların satışı ve kiralamaları ile ilgili anlaştık. Daha sonra davacı şirket bünyesinde ofis sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Taraflar arasında sözleşme yapıldığını biliyorum. Sözleşmenin içeriğini bilemiyorum. Sözleşmeyi okumadım. İmalat ile ilgili birçok hatanın olduğuna şahitim. Hatta şu anda bile kapılar düşmüş vaziyettedir. Yapılacak ankastre setin .... markası olması gerekirken farklı bir marka takılmış. Konuşmalarda ....... takılacağı konuşulmuştu bu nedenle biliyorum. Mutfak tezgahlarının imalatında hata vardı. Su almaktadır. Bu anlattıklarım her daire için geçerlidir. Ben şu anda ...... sitesinin mevcut yönetiminde de yer almaktayım. Davalı taahhüt ettiği işleri yapmadı. Yaptığı işleri de eksik olarak ifa etti. Fatura bedellerinin ödenip ödenmediğini bilemiyorum. Bildiğim kadarıyla ......'nın bir gayrimenkulu vardı onu verdiler bu taşınmazın devri ile ödeme yapılacağı konuşuldu. .........o dönem davacı firmanın ortaklarındandı. Bu taşınmaz ......'in anlaşması olduğu bir firmaya devredildi. Firmanın adını şu anda hatırlamıyorum. .......'in borcuna karşılık dava dışı firmaya devredildi. .... bizim mobilya işlerini yapan firma sahibidir. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.Davacı tanığı .......'ın █████/2025 tarihli duruşma tutanağındaki beyanında; Ben davacı firmada 4-5 aydır mekanik işinde çalışmaktayım. Daha öncesinde yine davacı firmaya götürü usulü mekanik işi yapmaktaydım. Ben ......... sitesindeki mobilya işlerini biliyorum. Daire içerisindeki dolap ve mobilyalar sağlıklı bir şekilde monte edilmemiş, daha sonradan dairede oturanların üzerine düşen dolaplar oldu. Dairelerin içerisindeki oda iç kapıları sağlıklı değil, rüzgar vs gibi durumlarda yerinden çıkan kapılar olmaktadır. Duşakabinler banyo kapısının ahşap bölümüne monte edilmiş bu nedenle duşakabinden kullanıldıkça kapılar su alıp şişmektedir. Ankastre setinin ...... olması sözleşmede geçmektedir. Ancak farklı bir marka kullanılmış. Bazı dairelerde ocağın cam bölümleri komple patladı. Sözleşmedeki ödemelere ilişkin ne şekilde anlaşıldığını bilmiyorum. Ödemeye ilişkin daire devri yapılıp yapılmadığı hususunda bir bilgim yoktur. dedi.Davacı vekili talebi üzerine tanıktan soruldu: Totalde bizim orası 90 Dairedir. Dairelerin çelik kapısını başka bir firmadan bizzat kendim aldım. Montajını da bedeli karşılığında kendim yaptım. dedi.Davalı vekili talebi üzerine tanıktan soruldu: Bu bahsettiğim eksik ve hatalı işleri ............ sahibi ...... 'e bildirdim. Herhalde karşı taraf ile bu konuyu konuşmuşlardır. Bunun dışında bir bilgim yoktur. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.Davalı Tanığı ........ 'un █████/2025 tarihli duruşma tutanağındaki beyanında; " Ben davacı ......... firmasının kaba inşaat taşeron firmasıydım. Benim firmamın adı .....'tır. ........... firmasının .......... İsimli sitesinde 62 daire ve 28 veya 32 ofisinin mobilya işini ........ yaptılar. ........ 'in firmasının adını bilmiyorum. Kapıların ve mutfak dolaplarının, koridor elektrik ve şaft ve kapaklarının yapıldığını biliyorum. Ödemeler konusunda bilgim yoktur. ...in iş yapımından sonra içeride hak edişi vardı. .......'in hak ediş alacağını ....... firması veremediği için ........'e daire teklif edildi. ......e aynı siteden 1+1 ofis niteliğinde taşınmaz verildi. Bu taşınmazın tapusu ......... firması adınaydı. Bu devre ilişkin yazılı sözleşme de yaptılar. ....... o zaman ......... firmasına 1.200.000,00-TL veya 1.400.000,00-TL arasında bedelli bir çek verdi. O zaman ofisin devir bedeli 2.600.000,00-TL civarındaydı. Aradaki fark da ..........'in alacağına mahsup edildi. ...........'in içeride 950.000-TL alacağı vardı. Bu miktar düşülüp .........üzerine, ........... firmasına çek verdi. ..........e bu anlaşma karlığı verilen ofis .... Katta ..... kapı numaralıydı. O dönem tapular çıkmamıştı. Ancak tapu numarası da ...olmalıdır. Daha sonra ..........'den tapunun verilmediğini duydum. "Kendi aramızda uzlaşamıyoruz, mahkemeye başvuracağım.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: .........'in yaptığı işi bizzat görmedim. İşin eksik veya ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir şey duymadım. Çelik kapıları binanın çelik kapı işini yapan .......... getirip kapıları taktı. 580 adet çelik kapı faturası kesilirken oda kapısı yerine çelik kapı faturası muhasebecisi kesmiş. Faturanın oda kapısı fiyatı üzerinden mi yoksa çelik kapı fiyatı üzerinden kesilip kesilmediğini bilmiyorum. dedi.Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: ..... nolu Bağımsız bölüm ile ilgili sadece ........... semtinde ............in iş karşılığı bir daire aldığını biliyorum. ...... nolu daireyi ............. firması, ..........e devretti. Ancak devir bedeli ile ilgili ne kadar için anlaştılar bilemiyorum. Devir işlemi aralarındaki iş ilişkisi nedeniyle yapıldı. Taşınmaz satışı için bir para alınıp verilmedi. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum." şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.Davalı tanığı ............. █████/2025 tarihli duruşma tutanağındaki beyanında;" Ben her iki firmayı da tanırım. Benim kendi firmam .........'tir. Dava konusu iş .......'dedir. Projenin adı ............. olarak geçmektedir. Bu projenin ısıtma - soğutma işini ve yangın sistemleri işini ben yaptım. ........., ........... şirketinin sahibidir. ........... de davacıya ait projenin iç kapıları, dolaplar, fortmanto, mutfak dolapları, banyo dolapları işlerini üstlendi. Aralarında yapılan anlaşmayı tam olarak bilmiyorum. ........ işini yapıp teslim edip gitti. Aralarında bir ofis anlaşmazlığı çıktı. Dava konusu projedeki bir ofisin ............. firmasından almak istedi. Bununla ilgili bir miktar çek verdi. Bu çeki de tahsil ettiler. Ancak ofisin devri ......... yapılmadı. ........... yaptığı işin eksik veya ayıplı olup olmadığını bilmiyorum. Projenin seramik kaplama, çelik kapıları ve yangın kapıları da benim tarafımdan yapıldı. Malzemeleri ............. firması ile birlikte aldık. Montajını ben yaptım. Bildiğim kadarıyla çelik kapı ile ilgili bir işi olmadı. Taşınmaz devri ile ilgili aralarındaki anlaşmayı bilmiyorum. dedi.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: ........'daki daire ilgili bir bilgim yoktur. .........in yaptığı imalatların eksik ya da ayıplı olup olmadığını bilmiyorum. Çelik kapıları taktığımız tarihte ......... benim sigortalı elemanımdı. Daha sonra dava konusu projenin site yönetimine geçti. Çelik kapılar ile ilgili .......... firmasının bir ilgisi yoktur. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum." şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.Davacı Tanığı - ........'ün █████/2025 tarihli duruşma tutanağındaki beyanında; Davacı firmada 2023 - 2024 yılları arasında saha sorumlusu ve iç mimar olarak çalıştım. İşten askerlik nedeniyle ayrıldım. Davalı firma ile aramda bir husumet ya da dava yoktur. Dava konusu tarafların uyuşmazlık yaşadığı proje " ..........." isimli projedir. Projede hatırladığım kadarıyla 60 dairenin banyo ve mutfak mobilyaları, oda iç kapıları, mermer mutfak tezgahı, duşakabinler, parkelerin yapılması idi. Ben bu projede iç mimar olarak görev aldım. Sözleşmenin konusunda çelik kapı yoktur. Çoğu işler yapıldı ancak sağlam teslim edilmedi. Bilirkişiler de incelemeye geldiler. Bazı dairelerde mutfak ve banyo dolabının düştüğü oldu. Mermer tezgahlarda kırıklar vardı. Defolu dolapların takıldığı oldu. Ben yetkililere ......... düzeltilmesi gereken bölümleri bildirdim. Ancak dikkate alınmadı. Oda iç kapılarında da sıkıntılar vardı. Darbe almış kapıları monte edildi. Örneğin kapıda çekiç darbesi gibi darbeler vardı. Kapı ve parke pervazları sağlam monte edilmemişti düşüyorlardı. Davacı şirket "gelin bu eksiklikleri tamamlayın" dediler. Ancak karşı taraf ilgilenmedi. Biz de başka bir firmaya bu eksiklikleri tamamlattık, eksik teslim edemezdik. dedi.Davacı vekili talebi üzerine tanıktan soruldu: Ben bizzat .......... firmasının patronlarından ........... ve ........'ya eksik ve ayıplı işleri bildirdim. Onlar da karşı tarafın mimarı ya da mühendisi olan ........'a ilettiler. .......... firması, barter olarak .......... 'e ...........'de bu işin ücreti karşılığında bir daire devri yapacaklardı. Ancak resmiyette devredildi mi bilemiyorum. Satışa hazır olan daireyi, ..........'in malzeme aldığı ......... Mimarlık firmasına ........ adına devredildi diye biliyorum. dedi.Ben çalıştığım son dönem tek başıma çalışıyordum. Bundan dolayı muhasebe kısmına da el attığım oluyordu. Sözleşmelere de hakimiyetim vardı. Bundan dolayı ...... mimarlığa bu şekilde daire devredildiğini biliyorum. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. "şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, Bakırköy ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...... D.iş sayılı dosyası ve taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalının sözleşmeye konu edimleri eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde yerine getirip getirmediği, davacının iş sahibi olarak ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, mükerrer ve fazladan ödeme söz konusu olup olmadığı, davalının kesmiş olduğu faturadan ötürü davacının davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli heyet raporunda özetle; Davacı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibilehine delil niteliği bulunduğu,davalı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibilehine delil niteliği bulunduğu,davalı tarafın davacı taraftan cari hesap ve fatura karşılığında alacaklı olduğu iddia ederek1.251.746,36 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, davacı tarafın davalı tarafa davaya konu1.293.960,55 TL tutarlı fatura için borcu olmadığının tespitini talep ettiği,tarafların ticari defter ve kayıtlara göre takip ve dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı tarafa1.226.960,55 TL borçlu olduğu, iş bu borcun davaya konu 1.293.960,55 TL tutarlı faturanın1.226.960,55 TL tutarlı bakiye borcu olduğu,teknik olarak görüş belirtilip hesaplama yapılabilmesi için davalı tarafça kesilen faturada ne sebeple, (kapalı membran kapı adedi 1.140 TL+KDV - camlımembran kapı adedi 1.340 TL+KDV - oda kapısı adedi 810 TL+KDV - çelik kapı adedi 1.050TL+KDV) yazılmış olduğunu açıklar (belgelere dayalı) açıklamaların sunulması gerekeceği,davacı ve davalı tarafından davanın her iki yanınca imzalanmış hakediş belgelerinin (sıralı veeksiksiz olarak - ayrıca 03.03.2023 tarihli 1.293.960,55 TL bedelli faturaya dayanak olan dahil)dava dosyasına sunulması gerekeceği,davacı tarafından davalının yapmış olduğu işlerdeki ayıp ve eksiklerin giderimi için dava dışıfirma ile yapmış olduğu sözleşmenin, bu dava dışı şirket ile düzenlenen tüm hakedişlerin, bu davadışı şirket tarafından kesilen tüm faturaların ve bu dava dışı şirkete ödenen ödemelere ait tümbelgelerin dava dosyasına sunulması gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememiz duruşma ara kararı ile dosyanın taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda itirazları karşılar mahiyette Mahkememizin geçen celse .. ve ..nolu ara kararları uyarınca davalı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ile ekindeki belgeler ile taraflarca dosyaya ibraz edilen tüm delil ve belgeler incelenmek suretiyle dosyadaki mevcut delil ve belge durumuna göre ek rapor tanzim edilmesi hususunda aynı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin █████/2026 tarihli raporunda özetle; Takdirin mahkemeye ait olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda verapor içinde açıklanan nedenlerle kök rapordaki görüş ve kanaatimizde bir değişiklikoluşmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın, davacının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün .......... Esas sayılı icra takibi ile davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2023 tarihli, 1.293.960,55-TL bedelli faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı aleyhine cari hesap, fatura ve ticari defterlere dayalı olarak 1.251.746,36-TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, icra takip dayanağı belgelerin 2022 yılına ait muavin defter kaydına göre 1.251.746,36-TL bedelli hesap alacağı ve █████/2023 düzenleme tarihli, KDV dahil 1.293.960,55-TL bedelli e-arşiv fatura olarak gösterildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında █████/2021 tarihli "....... Yapım İşi Mobilya İşlerinin Yapımı Sözleşmesi" düzenlendiği, bu sözleşmeye göre davalı ...... şirketinin, davacı ......... şirketinin yüklenicisi olduğu ....... ili, ....... ilçesi, ........ Mah., .... ada, ..... parsel sayılı taşınmazdaki binanın mobilya işlerinin yapımını üstlendiği, ödeme planının düzenlendiği sözleşmenin 10.maddesinde "ön ödeme olarak 600.000,00-TL bedeli 2022 Ocak ayından 2022 Ekim ayı arasında sıralı çek olarak sözleşmenin imzalanmasına müteakip alt yükleniciye işveren tarafından ödenecektir. İşveren ...... ........ Mahallesi .... parselde bulunan dublex 3+1 daireyi 1.300.000-TL bedeliyle hakhaedişle bakiyesi barterle verilen daire tutarına (1.300.000-TL) ulaştıktan sonra yüklenicinin vergi, sigorta ve işçilik borçları olan kıdem, ihbar, ücret alacağı, fazla mesai, ....., ....... , yıllık izin gibi tüm işçilik borçlarının ödendiğini ödeme belgeleri ve dekontlarla ispatlaması halinde iş teslimatı ile birlikte ödeme belge ve dekontlarını sunmasından sonra iş bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Kalan iş bedeli yapan hakedişlerle işveren ve altyüklenici tarafından hesaplanacaktır. Kalan bakiye bedeli borçlu olan taraf tarafından ödenecektir" şeklinde düzenlemenin yer aldığı görülmüştür.Davacı tarafça, davalı şirket tarafından işin yapım aşamasında █████/2022 tarihli KDV dahil 365.566,36-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 320.960,00-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 565.220,00-TL tutarında, █████/2023 tarihli KDV dahil 1.293.960,55-TL tutarında olmak üzere 4 adet fatura düzenlendiği, bu faturalara ilişkin olarak █████/2022 vade tarihli 67.800,00-TL bedelli çek, █████/2022 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli çek, █████/2022 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli çek, █████/2022 vade tarihli 67.800,00-TL bedelli çek, █████/2022 vade tarihli 67.800,00-TL bedelli çek, █████/2022 vade tarihli 67.800,00-TL bedelli çek, █████/2022 tarihli davalı ........ Şirketinin banka hesabına 30.000,00-TL havale, █████/2022 tarihli 250.000,00-TL ödeme, █████/2022 tarihli 250.000,00-TL ödeme, █████/2022 tarihli 250.546,36-TL ödeme olmak üzere toplam 1.251.746,36-TL ödeme yapıldığı, ayrıca taraflara arasındaki sözleşmenin ödeme planında belirtilen ....... ili, .......... ilçesi, ........ Mah., ....... parsel sayılı taşınmazda yer alan ...... nolu bağımsız bölüm sayılı dairenin barter olarak davalının talebi ile █████/2021 tarihinde ........ şirketine devredildiği, 1.293.960,55-TL tutarlı fatura içeriğinde gösterilen 520 adet çelik kapı işinin yapılmadığı, ayrıca davalı tarafından verilen hizmet işinin eksik ve hatalı olduğu ileri sürülerek icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.Davalı tarafından ise davacının █████/2022 tarihli KDV dahil 365.566,36-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 320.960,00-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 565.220,00-TL tutarındaki faturalara istinaden 1.251.746,36-TL ödeme yaptığı, █████/2023 tarihli KDV dahil 1.293.960,55-TL tutarlı faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, faturalara yasal süre içerisinde itiraz edilmediği, sözleşme kapsamında taahhüt edilen işlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak ifa edildiği, ayıp iddiasının süresinde yapılmadığı, sözleşmenin ödeme planında kararlaştırılan dairenin kendilerine devredilmesi gerekirken dava dışı ........ firmasına devredildiği, bu devre ilişkin herhangi bir rıza, onay veya taleplerinin bulunmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.Somut olayda; taraflar arasında █████/2021 tarihli "....... Yapım İşi Mobilya İşlerinin Yapımı Sözleşmesi" düzenlendiği, bu sözleşmeye göre davalı ....... İnşaat şirketinin, davacı ........ şirketinin yüklenicisi olduğu ...... ili, ..... ilçesi, ........ Mah., ........ ada, ....parsel sayılı taşınmazdaki binanın mobilya işlerinin yapımını üstlendiği, davalı tarafından davacı adına █████/2022 tarihli KDV dahil 365.566,36-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 320.960,00-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 565.220,00-TL tutarında, █████/2023 tarihli KDV dahil 1.293.960,55-TL tutarında olmak üzere 4 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafından davalıya toplam 1.251.746,36-TL ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı ve davalının 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip ve dava tarihi itibariyle davalı tarafa 1.977.506,91-TL borçlu olduğu,davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip ve dava tarihi itibariyle davacı taraftan 1.226.960,55-TL alacaklı olduğu,tarafların ticari defterleri arasındaki farkın davacı tarafın ticari defterlerine tek taraflı olarak yaptığı devir kayıt işleminden kaynaklandığı, buna göre davalı tarafından davacı adına düzenlenen 4 adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın 2022 yılı muavin defter kaydında █████/2022 tarihli KDV dahil 365.566,36-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 320.960,00-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 565.220,00-TL tutarındaki 3 adet faturanın yer aldığı ve bu faturalara istinaden 1.251.746,36-TL ödeme yaptığı, 2023 yılına sıfır bakiye ile devrettiği, 2023 yılında davacının █████/2023 tarihli KDV dahil 1.293.960,55-TL tutarındaki bir adet faturayı defterine kaydettiği, █████/2023 vade tarihli, 67.000,00-TL bedelli çek ödemesi düşüldükten sonra bakiye 1.226.960,55-TL borcunun kaldığı, ancak davacının 2023 yılına sıfır bakiye ile devretmesine rağmen 750.546,36-TL bedel ödemeyi dikkate almadan 2023 yılına 750.546,36-TL borç devri göstererek bu bedeli mükerrer kaydettiği, bu nedenle bakiye borcunun 1.226.960,55-TL + 750.546,36-TL olmak üzere 1.977.506,91-TL şeklinde kayıtlı gözüktüğü, bu borcun da 2024 yılı kapanışında davacı tarafça tek taraflı işlem ile kapatıldığı ancak kayda dayanak belgenin ibraz edilmediği, davacının 750.546,36-TL mükkerrer kayıt hariç tutulduğunda 1.226.960,55-TL borçlu olduğu, davalı taraf ticari defterlerinde de 2023 yılında 67.000,00-TL tutarında çek ile yapılan ödemenin kaydedildiği, davacının 1.226.960,55-TL tutarında borçlu olduğu, bu nedenle farkın 750.546,36-TL borcun davacı tarafça mükkerrer kaydından kaynaklandığı, ticari defterlere göre davacının takip tarihi itibariyle 1.226.960,55-TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklının faturaya konu eser sözleşmesindeki işi yaparak teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı yüklenici tarafından kesilen faturaların davalı borçlu tarafından kendi defter ve kayıtlarına işlenmesi halinde faturaya konu işin ifa edilerek iş sahibine teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği bu suretle alacaklı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü davalı - borçluya geçmektedir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ......... Esas, ....... Karar sayılı ilamında "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş emsal kararlarına göre; faturayı alan tarafın söz konusu faturayı ticari defterlere ve muhasebe kayıtlarına işlemesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına ilişkin olarak lehine delil teşkil eder.Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz. Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır. Bu durumda ,takip konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlenmesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına karine teşkil ettiği kabul edilmelidir. Zira, Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla illgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.Bu haliyle davalı tarafın icra takibine konu faturadan kaynaklı borcu olmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.Davacı tarafın sözleşme konusu işin eksik ve hatalı olarak ifa edildiği iddiası yönünden; davacı tarafa █████/2025 tarihli duruşmanın 5 nolu ara kararı uyarınca davacı tarafından davalının yapmış olduğu işlerdeki ayıp ve eksiklerin giderimi için dava dışı firma ile yapıldığı belirtilen sözleşmenin, bu dava dışı şirket ile düzenlenen tüm hakedişlerin, bu dava dışı şirket tarafından kesilen tüm faturaların ve bu dava dışı şirkete ödenen ödemelere ait tüm belgeleri Mahkememize ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde dosyanın mevcut delil ve belge durumuna göre değerlendirileceği hususunun ihtar edildiği, davacı tarafça ara karara istinaden herhangi bir beyanda bulunulmadığı, belge ibraz edilmediği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 4 adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ispat yükü üzerine düşen davacı tarafın, davalı yüklenicinin yaptığı işin ayıplı ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak yapılarak teslim edildiği hususunu ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.Davacı tarafça sözleşmenin ödeme planı kapsamında davalının talimatı ile barter daire verildiği iddia edilmiş ise de; gelen tapu kaydının incelenmesinde ....... ili, ......... ilçesi, ........ Mah., ............ parsel, .... blok, 4.kat, ...... nolu bağımsız bölümün davacı şirket yetkilisi .......... tarafından █████/2021 tarihinde 308.000,00-TL bedel ile satış suretiyle dava dışı .......... şirketine devredildiği, bu taşınmazın barter daire olarak davalının talimatıyla ....... şirketine devredildiği hususunun yazılı olarak ispat edilmesi gerektiği oysa inanç sözleşmesi gereğince işlem yapıldığına dair herhangi bir yazılı belgenin dosyaya sunulmadığı göz önünde bulundurularak cari hesap ilişkisinde dikkate alınmamıştır.Sonuç olarak; davalı tarafından davacı adına █████/2022 tarihli KDV dahil 365.566,36-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 320.960,00-TL tutarında, █████/2022 tarihli KDV dahil 565.220,00-TL tutarında, █████/2023 tarihli KDV dahil 1.293.960,55-TL tutarında olmak üzere 4 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından 2022 yılında 1.251.746,36-TL ve 2023 yılında 67.000,00-TL tutarında olmak üzere toplam 1.318.746,36-TL ödeme yapıldığı, ödemelerin de her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterler arasındaki farkın davacı tarafın defterlerindeki tek taraflı ve dayanağı belge olmayan işleminden kaynaklandığı, davacının takip tarihi itibariyle bakiye borcunun 1.226.960,55-TL kaldığı, icra takibinin ise 1.251.746,36-TL üzerinden başlatıldığı dikkate alınarak; davacının davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ......... Esas sayılı dosyasında icra takibi nedeniyle asıl alacağın 24.785,81-TL'si yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Kötüniyet tazminatı yönünden ise; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şart olmakla; şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyasında icra takibi nedeniyle asıl alacağın 24.785,81-TL'si yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,3-Davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.693,12-TL harçtan, peşin alınan 21.376,70-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 19.683,58-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına ile hesaplanıp takdir olunan 71,28-TL'sinin davalıdan, 3.528,72-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafça yatırılan harçtan mahsup sonrası 1.693,12-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.120,72-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,7-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat, talimat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 23.417,50-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 463,69-TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafça yapılan 1.440,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 1.411,49-TL'sinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 24.785,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 189.774,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,11-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,12-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin ( e duruşma yolu ile) yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ......¸e-imzaHakim ........¸e-imza