Noter senediyle yapılan miras payı devri nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasında zamanaşımı ve sözleşme geçerliliği itirazlarının temyiz değerlendirmesi.
Özet: Bu dava, davacıların murisinin, davalıların murisinden 1964 tarihli noter senediyle miras payı satın almasına rağmen tapu devrinin yapılmadığı iddiasıyla başlattığı, taşınmaz hisselerinin tapu kaydının iptali ve adlarına tescili talebine ilişkin olup; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi söz konusu senedi geçerli kabul ederek tescile hükmetmişken, davalıların davanın zamanaşımına uğradığı, sözleşmenin geçersizliği ve hukuki yarar bulunmadığı yönündeki temyiz itirazları yüksek mahkemece çoğunlukla yerinde görülmeyerek reddedilmiş, ancak kararda bulunması gereken unsurlar ve hüküm sonucunun açıklığı noktasında yasalara uygunluk yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılacağı belirtilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İskenderun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım dâhili davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ..... müteveffa babası ... .....kendisine intikal eden 56... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin tamamını ..... 2. Noterliğinin █████/1964 tarih ve 6958 sayılı senedi ile 10.000,00 TL bedel karşılığında davacılar murisi .... .... devrettiğini, talep edilmesine rağmen ........ tapuda devir yapmadığını, ancak sözleşmeye konu hisselerin muris .............tarafından sözleşme tarihinden ölüm tarihine kadar fiilen kullanıldığını, ölümü ile mirasçıları tarafından kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek dava konusu 56... parsel sayılı taşınmazlarda davalılara ait hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan........... vd. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin geçerli şekli unsurları içermediğinden geçersiz olduğunu, davalıların sözleşmeden haberleri dâhi olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “noterde düzenlenen sözleşmenin geçerli olduğu, mirasçılar arasındaki bu sözleşmenin zamanaşımına uğramadığı, bu nedenle davacıların 56... parsel sayılı taşınmazlarda kök muristen davalılar murisine onlardan da davalılara intikal eden miras payı oranında tescile hak kazandığı, her ne kadar dava dilekçesinde kök muris ... ... kızı,...........ün kızı ... davacı olarak gösterilmiş ise de ...'ün annesi ..........den önce bekar olarak vefat etmiş olması nedeniyle kök murisin mirasçısı olamayacağı” gerekçesiyle, “davanın davacı ... yönünden aktif dava ehliyetine sahip olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davacılar yönünden kabulü ile davalıların iştirak halinde malik olduğu taşınmazda kök murisin ölümü ile davalılar murisine intikal eden paya ilişkin tapu kaydının iptaline, davacılar murisinin veraset ilamında belirtilen oranlarda davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dâhili davalılardan ... vd. vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacıların dava konusu taşınmazları kullandıkları hususunun gerçek dışı olduğunu, söz konusu taşınmazda birden fazla yapı olduğunu, davalıların da bu yapılarda ikâmet ettiğini, öncesinde murisin devamında mirasçı olarak davalıların kullandığını, intikallerin yapıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini,
2. Noter sözleşmesinin geçersiz olduğunu, hisse devri yapan murislerin akıl sağlığına ilişkin hastaneden alınan herhangi bir rapor bulunmadığını, noter sözleşmesinin yapıldığı tarihte miras bırakan yönünden gerekli araştırma yapılmaksızın tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
3. ...’nun muris ......... mirasçısı olmadığını,
4. Bir an için davacıların haklı oldukları kabul edilse bile, müvekkillerinin huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, davaya dâhil edildikleri güne kadar davacılar tarafından herhangi bir bildirim veya ihtarname gönderilmediğini, müvekkilleri aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras payının noter senedi ile devri nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre temyiz eden bir kısım dâhili davalılar ... vd. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Davalı ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Kararda yazılması gereken hüküm sonucu, kararın en önemli kısmıdır. Hükmün sonucunun bu nedenle açık olarak yazılması gerekir. Hüküm sonucu, “hüküm fıkrası” ya da “kısa karar” olarak da ifade edilmektedir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait bir söz tekrar edilmeksizin istem sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir (HMK m. 297/2). Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Bu husus, davada taraflar kadar, kararı gerekirse daha sonra zorla yerine getirecek olan icra memuru için de önemlidir. Bu sebeple kanun koyucu, hüküm fıkrasının açık yazılmasını hem tarif etmiş, hem de açık yazılmasını belirttikten sonra, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılmasını özellikle istemiştir (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet:Medeni Usul Hukuku, 2018, 6. Bası, s. 422).
Somut olayda; davacı taraf murisleri ......., davalılar murisi .....e muris babası ... ...... isabet eden dava konusu iki taşınmazdaki miras paylarını 14.11.1964 tarihli noter senedi ile satın aldığını belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş; Mahkemece davanın .... yönünden aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, diğer davacılar yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki hüküm tesis edilirken ...’ye murisinden intikal eden pay ile ondan da davalı mirasçılarına intikal eden ve iptaline karar verilen pay gösterilmeksizin, infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmiştir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine uygun bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
1. Davalı ... vd. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vd. vekilinin yukarıda V.B.2’de belirtilen nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!