Ticari alacak davası: Cumhurbaşkanlığı kararıyla değişen ÖTV artışı sonrası araç teslimi için yapılan haksız ek ödemenin iadesi.
Özet: Bu ticari alacak davasında, davacı şirket, cumhurbaşkanlığı kararıyla özel tüketim vergisi (ÖTV) oranlarında yapılan ani artış sonrası, aracın tüm ilk ödemelerini ve gümrük işlemlerini artıştan önce tamamlamasına rağmen davalı satıcı tarafından talep edilen 260.998,20 TL ek ÖTV bedelinin iadesini talep ederken; davalı ise bu ek ödemenin, yasal düzenlemenin geçiş süreci olmaksızın derhal yürürlüğe girmesi nedeniyle kontrolü dışındaki bir zorunluluk olduğunu ve satış sözleşmesinde vergisel değişikliklerin alıcıya yansıyacağının belirtildiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin --- tarihinde düzenlenen--- sipariş kapsamında █████/2025 tarihinde ---- şasi numaralı "----" aracın tüm bedelini ödediğini, ---- Gazete'de yayımlanan ---- sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile binek otomobillere ilişkin Özel Tüketim Vergisi matrah ve oranlarında yapılan değişikliğe istinaden müvekkil şirketten █████/2025 tarihinde 260.998.20 TL ek ödeme talep edildiğini, Oysa ki; müvekkili şirketin satın almış olduğu aracın tüm gümrük işlemleri █████/2025'te başladığını, █████/2025'te sonlandığını, Müvekkili şirketinde █████/2025 tarihinde üzerine düşen tüm ödemeleri yaptığını, ancak, aracı teslim almak için ek ödemeyi yapmak mecburiyetinde kalan müvekkili şirket, 260.998,20 TL ÖTV ödemesi adı altında ek ödemeyi yaptığını ve aracı teslim aldığını, Bu ödeme haksız ve yersiz olduğunu, ---. Noterliği'nin █████/2025 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi davalı şirkete e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş olduğunu, herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle arabuluculuk yoluna başvurulmuş buradan da bir sonuç alınamayınca iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, Ticaret Bakanlığı'nın ÖTV Değişikliği Sonrası Ek Ödeme Talepleri hakkında düzenlemiş olduğu yazıda da bu şekilde talep edilen ek ödemelerin Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 12. Maddesinin 1. Fıkrasına aykırılık içerdiği, bu şekilde ek ödeme talep eden yetkili satıcılara idari para cezası uygulanacağı kararlaştırılmışken; ÖTV düzenlemesi öncesi araç bedeli, KDV ve ÖTV'nin tamamını ödeyen müvekkili şirketten alınan dava konusu ödemenin tarafına iadesinin gerektiğini,Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından “SATIŞ BEDELİ”nde herhangi bir değişiklik yapılmadığını, hiçbir şekilde müvekkili şirketin kontrolünde olmayan mevzuat değişikliği nedeniyle ÖTV tutarları artış gösterdiğini, ÖTV tutarları, yasal düzenleme gereği “satış bedeli” içerisine dahil edilmediğinden davacının “satış bedeli”nin artırıldığına yönelik iddiaları tümüyle mesnetsiz olduğunu, 24 Temmuz 2025 tarihli ve ---- sayılı ---- Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, “Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile “4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa Ekli (II) Sayılı Listede Yer Alan Bazı Malların, Özel Tüketim Vergisi Oranları ile Özel Tüketim Vergisi Oranlarına Esas Özel Tüketim Vergisi Matrahlarının Yeniden Tespiti Hakkında ---- Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı” uyarınca binek otomobillerin ÖTV oranlarına esas ÖTV matrahları ile ÖTV oranları yeniden belirlenmiş olduğunu, Söz konusu düzenleme, herhangi bir geçiş süreci öngörülmeksizin, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiğini, Yürürlüğe giren mevzuat, Müvekkili Şirket tarafından da gereği gibi derhal uygulanmaya başlanmış olduğunu, Müvekkili Şirket tarafından satış fiyatında herhangi bir değişiklik yapılmadığını, Tamamen yasal zorunluluk gereği ve hiçbir şekilde Müvekkili Şirketin kontrolünde olmayan mevzuat değişikliği nedeniyle ÖTV tutarları artış gösterdiğini, Müvekkili Şirket ise, aşağıda izah edileceği üzere taraflar arasında akdedilen ---- Araç Satış Sözleşmesinde yer alan açık hüküm ile zaten konu hakkında bilgi sahibi olan davacıyı gecikmeksizin bilgilendirmiş olduğunu ve artış gösteren ÖTV tutarlarının yasa gereği ödenmesi gerektiğini kendisine bildirdiğini, ÖTV’nin mevzuata uygun şekilde ödenmesi üzerine araç teslimi de gereği gibi gerçekleştirildiğini, Müvekkili Şirket, yürürlükte bulunan her yasal düzenlemeye tam uyuma azami ihtimam göstermekte olduğunu, Somut olayda Müvekkili Şirketçe yasal süresi içerisinde faturalama işlemi gerçekleştirildiğini, Müvekkili Şirketin taraf olduğunu ve aynı talep ile ikame edilen davalarda Müvekkil Şirketin haklılığı sübut bulduğunu, ---. Tüketici Mahkemesi, 08.12.2025 tarihli, --- ve -----. sayılı Gerekçeli Kararı ile (“Gerekçeli Karar”) Sözleşme hükmüne de atıf yapmak suretiyle somut uyuşmazlıkta Müvekkil Şirkete atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığına karar verildiğini, Atıf yapılan gerekçeli kararlar, özelgeler ile Bilirkişi Raporları huzurdaki dava bakımından büyük önem taşımakta olduğunu, Zira Yargıtay’ın yerleşik içtihadıyla kabul edildiği üzere, aynı konuya ilişkin farklı taraflar arasında verilen kararlar diğer davalar için güçlü bir delil teşkil etmekte olduğunu, ----- Araç Satış Sözleşmesinde de nihai faturanın aracın fiili teslim tarihinde düzenleneceği belirtilmiş olduğunu ve hüküm ile vergisel değişikliklerin etkisi konusunda davacı da dahil tüm alıcılar açık şekilde bilgilendirilmekte olduğunu, mevzuat uyarınca kendisine yapılan yukarıdaki bilgilendirme kapsamında davacı satış sözleşmesini akdederek teslim tarihine kadar meydana gelebilecek vergileri ödemeyi de açıkça kabul ettiğini, davacı taraf iddialarını tevsik eder herhangi bir belge sunmadığını, davacı ispat yükünü yerine getirmediğini, Hiçbir somut gerekçeye dayanmayan davacının haksız davasının reddini, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, Araç satış sözleşmesi kapsamındaki ek olarak tahsil edilen ÖTV bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, Özel Tüketim Vergisinde yapılan artışın davacıya yansıtılıp yansıtılamayacağı, davacının ödediği bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 8'inci maddesinde "Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir." hükmü mevcuttur. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun "Mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 4'üncü maddesinde Özel Tüketim Vergisinin mükellefi düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre ÖTV'nin mükellefi, dava konusu olay bakımından, maddenin birinci fıkrasının b bendi hükmü uyarınca, "(II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanlar için; motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerdir." Maddenin ikinci fıkrası uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen hallerde vergiyi beyan edip ödemekle, vergi sorumlusu yükümlü tutulabilir. Ekonomik hayatta vergi mükellefi, ödemiş bulunduğu vergiyi, diğer bir anlatımla vergi yükünü, malın fiyatına dâhil ederek üçüncü şahıslara yansıtır. İşte bu yansıtma sonucu vergi yükünü gerçekten üzerine yüklenen ya da taşıyan kişilere vergi yüklenicisi ya da taşıyanı adı verilir. Kanuni vergi taşıyıcısı bazen vergi mükellefi ile aynı kişidir. Bazen de kanun koyucunun iradesine göre farklı biri olabilir. KDV, ÖTV gibi yansıtılabilen dolaylı vergilerde, verginin kanuni yüklenicisi (taşıyıcısı), kanunda mükellef olarak tanımlanan kişi değil, vergi konusu mal ve hizmetleri talep eden, satın alan tüketici ve müşterilerdir. Tüketici veya müşterilerin sayıca çokluğu ve bunun neticesinde ortaya çıkabilecek denetim zorluğu, bu vergilerde, mükellef ile kanuni vergi taşıyıcısını farklılaştırmayı gerekli kılmaktadır. Tüketim vergilerinde vergi yükü, kanun koyucunun iradesine göre nihai tüketici tarafından taşınır. Tüm dolaylı vergilerde olduğu gibi, özel tüketim vergisinde de nihai vergi yüklenicisi, tüketicilerdir. Bu bağlamda, tüketim vergileri, tüketiciler yerine verginin kanuni mükellefi olan işletmelerden tahsil edilir; mükellefler ise ödedikleri bu vergiyi, daha sonra malın veya hizmetin fiyatına ilave ederek tüketicilere devrederler.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki araç satış sözleşmesine istinaden davacıya bir adet ----- markamodel aracın satışı hususunda █████/2025 tarihinde anlaşmanın sağlandığı ve davacının buna istinaden █████/2025 tarihinde ödeme yaptığı, ancak faturanın aynı gün kesilmediği, faturanın araç satışına ilişkin nihai faturanın ise █████/2025 tarihinde düzenlendiği, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra █████/2025 tarihli ve --- sayılı ---- Gazete'de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 7555 sayılı "Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve 635 Sayılı Kanun Hükmündü Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve "4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa Ekli (II) Sayılı Listede Yer Alan Bazı Malların, Özel Tüketim Vergisi Oranları ile Özel Tüketim Vergisi Oranlarına Esas Özel Tüketim Vergisi Matrahlarının Yeniden Tespiti Hakkında Cumhurbaşkanı Kararı" ile davaya konu aracın ÖTV oranının arttığı, bu artış sebebi ile de vergi oranı yükseldiğinden, satın alma bedelinin artışından değil aracın vergi oranının artışı sebebi ile nihai fatura bedeli yükselmiş olup hal böyle olunca somut olayda davalıya yüklenecek herhangi bir kusur olmadığı gibi, kanun koyucu tarafından yapılan yasal değişiklik nedeniyle aracın nihai fatura bedelinin yansıtılan vergi miktarı nedeniyle arttığı, davalı satıcı tarafından faturanın bilerek geciktirildiğinin ve satıcının kusurunun ispatlanamadığı, davacının aracın teslimi tarihine tesadüf eden 7555 sayılı Kanun ve ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararı nedeniyle ilave ödenmesi gereken ÖTV artışından kaynaklanan fiyat farkının davalıya yükletilemeyeceği, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207'nci maddesinde "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. ... Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." şeklindeki düzenleme, aynı Kanunun 208'inci maddesinde, "Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, satılanın yarar ve hasarı taşınır satışlarında zilyetliğin devri anına kadar satıcıya aittir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında davalı tarafından düzenlenen sipariş sözleşmesi, sözleşme hazırlığı kapsamında fiyat teklifi olup, bu belge ile davacının talep ettiği aracın ithali sağlanarak teslim tarihindeki fiyat üzerinden satışının amaçlandığı, dava konusu satışa ilişkin sipariş sözleşmesinde nihai fatura tarihindeki vergi değişikliklerinin otomobilin nihai fatura ücretine yansıtılacağının belirtildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Aynı yönde bkz. Yargıtay ---. Hukuk Dairesi'nin----sayılı kararı)HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 4.457,20 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.725,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.